Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/11976 E. 2025/4700 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/11976
- Karar No
- 2025/4700
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1525 E., 2018/27 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. 10.01.2018 tarihli karar ile; hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (sanık ... hakkında) 2. 07.03.2018 tarihli ek karar ile; hükümler kaldırılarak yeniden mahkûmiyet (sanıklar ... ve ... hakkında), 3. 07.03.2018 tarihli ek karar ile; hüküm kaldırılarak beraat (sanık ... hakkında) TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Temyiz isteminin reddi (sanık ... için) 2. İncelenmesine yer olmadığına (sanık ... için) 3. Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması (sanık ... için) 4. Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması (sanık ... için) Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen 10.01.2018 tarihli kararı ile; 1. Sanık ... hakkında; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurusunun eleştirilerek esastan reddine, 2. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen 07.03.2018 tarihli ek kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularına ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin kaldırılması ile; uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'ın beraatine, sanıklar ... ve ...'in ise mahkûmiyetlerine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Sanık ...’ın temyiz sebepleri özetle; Suçsuz olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılıp kurulan beraat kararını temyizde, sanık müdafiinin hukuki bir yararı olmadığı gibi, hükmün gerekçesine yönelik bir temyiz de bulunmadığından, ayrıca sanık müdafiinin 25.07.2018 tarihli dilekçesi ile temyiz isteğinden vazgeçtiğinden bu konudaki temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Sanık ... hakkında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.02.2022 tarih, 2019/16-573 Esas ve 2022/119 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; sanığın ve müdafiinin yokluğunda verilen hükmün müdafiiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerektiğinden, 10.01.2018 tarihli istinaf başvurusunun eleştirili düzeltilerek esastan reddine dair hükmün yalnızca sanık müdafiine tebliğ edilmiş olması sebebi ile, Mahkemenin daha sonra yapmış olduğu işlemlerin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı ve "yok" hükmünde olduğu anlaşıldığından, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 08.11.2019 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı kaldırılarak ve sanığın 28.10.2019 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla, tebliğnamenin incelenmesine yer olmadığına dair düşünceye iştirak edilmemiştir. Her ne kadar sanık ... yönünden de hükme esas alınan 03.09.2015 tarihli eylem hakkında gerekçenin (D) bendi uyarınca bozma kararı verilmişse de; sanık ...'ın sabit olan 22.08.2015 ve 14.10.2015 tarihli eylemlerine istinaden, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca alt hadden 1/4 oranında artırım yapılmış olduğundan ve aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesi kararında, suç tarihinin sanıklar yönünden ayrı ayrı suç tarihleri belirlenerek sanık ... yönünden "22.08.2015, 03.09.2015, 14.10.2015" yerine sanık ayrımı yapılmasızın "03.09.2015" olarak yazılması, mahkemesince düzeltilmesi mümkün maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararında, suç tarihinin sanıklar yönünden ayrı ayrı suç tarihleri belirlenerek sanık ... yönünden "14.10.2015" yerine sanık ayrımı yapılmasızın "03.09.2015" olarak yazılması, 2. Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün D-6 nolu bendinde sanık hakkında aleyhe istinaf talebi olmadığından kazanılmış hakkın saklı tutularak netice ceza belirlendiği sırada "100,00 TL adli para cezası" yerine "5 gün adli para cezası" yazılması, 3. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Değerlendirilmiş; her üç hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararında, suç tarihinin sanıklar yönünden ayrı ayrı suç tarihleri belirlenerek sanık ... yönünden "03.09.2015" yerine sanık ayrımı yapılmasızın "03.09.2015" olarak yazılması, 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.12.2018 tarih, 2016/10-114 Esas, 2018/664 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; tüm dosya kapsamına göre hakkında mahkûmiyet hükmü kesinleşen ...'in İstanbul ilinden Kırşehir iline uyuşturucu madde getireceği bilgileri üzerine, temyiz dışı sanık ... ve sanık ...'in yan yana koltuklarda yolcu olarak bulundukları otobüsün durdurulduğu, sanık ...'in şişlik görülen sweetshirtünün sağ cebindeki poşette bulunan uyuşturucu maddeleri, temyiz dışı sanık ...'in ise cebindeki sigara paketi içinde bulunan uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim ettikleri olayda; usulüne uygun verilmiş bir önleme araması kararı, Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri ya da adli arama kararı bulunup bulunmadığı araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Bahse konu arama kararlarının bulunmaması halinde; kolluk görevlilerince durdurulan otobüsten indirildiği sırada düzenlenmiş önleme araması kararı, Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri ya da adli arama kararı bulunmayan ve bu nedenle üzerinde arama yapılıp delil elde edilemeyecek olan sanığın, üzerindeki uyuşturucu maddeleri görevlilere teslim etmek suretiyle suçun konusu ve delilini hukuka uygun hâle getirerek kendi suçunu ortaya çıkardığı anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmaması gerektiğinin kararda tartışılmaması, 4. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.01.2018 ve 07.03.2018 tarihli kararlarında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün, 1. D-6 nolu bendinden "5 gün adli para cezası" ibaresi çıkarılarak yerine "100,00 TL adli para cezası" ibaresinin eklenmesi, 2. Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında “suç tarihi” kısmından "03.09.2015" ibaresinin çıkartılıp yerine "14.10.2015" ibaresinin eklenmesi, 3. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması, Suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.