Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2018/783 E. 2022/9536 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2018/783
- Karar No
- 2022/9536
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma Hükümler : 1-Beraat Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde: Yapılan yargılamaya, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, B) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde: Yapılan yargılamaya, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5271 sayılı CMK’nın 141/1-e ve 232/6 maddelerine aykırı olarak, sanıklar hakkında mahsup kararı verildiğinden bahisle “tazminat isteme haklarının bulunmadığına” karar verilmesi, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olup, CMUK’un 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA; bozmanın haklarındaki beraat hükümleri temyiz edilmeyen sanıklar ... ve ...’a SİRAYETİNE, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca giderilmesi mümkün bulunduğundan; 1- Hüküm fıkrasının ‘A’ bendinin 4 numaralı paragrafının çıkarılmasına, 2- Aynı bendin 3 numaralı paragrafında yer alan ‘...’in’ ibaresinden sonra gelmek üzere ‘ ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve SSÇ ...'ün’ ibaresinin eklenmesi, Suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde: Sanıklar hakkında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre ve 7242 sayılı Kanun ile değişik, TCK'nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanması hususu infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafileri ile sanık ...’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, D) Sanık ... hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde: Uyuşturucu madde miktarı, ele geçiriliş biçimi, dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre; sanığın evinin dışında yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgisi olduğuna ve üzerinde yapılan aramada ele geçirilen kullanma sınırında bulunan uyuşturucu maddeleri kullanma amacı dışında bulundurduğuna dair sanığın savunmasının aksine kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sabit olan fiilinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu, ancak; suç tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve 67. maddenin 4. fıkrası nazara alındığında 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; hükmün BOZULMASINA; bozma sebebine göre 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrası ve 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, E) Sanık ... hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde: Uyuşturucu madde miktarı, ele geçiriliş biçimi, dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre; sanığın evinde yapılan aramada ele geçirilen kullanma sınırında bulunan uyuşturucu maddeyi kullanma amacı dışında bulundurduğuna dair sanığın savunmasının aksine kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sabit olan fiilinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu, ancak; suç tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve 67. maddenin 4. fıkrası nazara alındığında 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; hükmün BOZULMASINA; bozma sebebine göre 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrası ve 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, F) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde: Hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneklerinde; sanık ...’ın 27/08/2020, sanık ...’un 13/12/2017, sanık ...’nun 26/03/2016 tarihinde ölmüş olduklarının belirtilmesi karşısında, bu hususun mahkemece araştırılarak, ölmüş olduklarının tespiti halinde haklarındaki kamu davalarının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA, G) Sanık ... hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde: Hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde; sanığın 29/07/2022 tarihinde öldüğünün belirtilmesi karşısında, bu hususun mahkemece araştırılarak, ölmüş olduğunun tespiti halinde hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, H) Sanık ... hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde: 1- Sanığın hükme esas alınan telefon konuşmaların kendisine ait olmadığını söylemesi karşısında, ses örnekleri alınarak telefon konuşmalarının sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması; 2- Sanığın kullandığı iddia olunan 0535...... numaralı hat sahibinin kimliğinin tespiti ile duruşmada tanık olarak dinlenilmesi; Sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik araştırma ile hüküm kurulması, 3- Kabule göre de; hükümden önce 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, I) Sanık ... hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde; İletişim tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak; kendisinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçmeyen sanığın savunmalarının aksine, annesine ait evde yapılan aramada ele geçirilen net 0,04 gr esrar ile ilgisi bulunduğuna ve diğer sanık ...’in suçlarına iştirak ettiğine dair soyut ve değişik anlamlara gelebilecek iletişimin tespiti tutanakları dışında, kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 26/09/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.