Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2018/3449 E. 2023/9054 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2018/3449
Karar No
2023/9054
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Muş Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2014 tarihli ve 2014/89 Esas, 2014/81 Karar sayılı kararı ile Muş Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/322 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Muş Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/322 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. Muş Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2014 tarihli ve 2013/322 Esas, 2014/375 Karar sayılı kararı ile Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/73 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.2014 tarihli ve 2014/74 Esas, 2014/70 Karar sayılı kararı ile Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/73 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/73 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. B. Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2014/73 Esas, 2015/443 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanıklar Ercan ve Kazım'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 35.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Sanık ...'nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis ve 10.000.00 TL para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Sanıklar Cüneyt, Suat ve Yavuz'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 4. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 5. Sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 39 uncu maddesi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 6. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 7. Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 6.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 8. Sanık ...'un 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... hakkında hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 5. Eksik inceleme yapıldığına, 6. Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. C. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. D. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın temyiz edildiğine, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. E. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanık hakkında dava konusu eylem nedeniyle daha önceden Cumhuriyet savcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği için yargılama yapılamayacağına, 2. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 3. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, 4. Sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, 5. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 6. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir. F. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. G. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Eksik inceleme yapıldığına, 3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. H. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3.Sanık lehine kanuni ve takdiri indirim nedenlerinin yeteri kadar uygulanmadığına ilişkindir. I. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Kararın temyiz edildiğine, ilişkindir. İ. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. J. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 1. Sanık ... hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Tayfun'un hesap numarasını kullanması için sanık ...'a vermesinin uyuşturucu madde ticaretinden bilgi sahibi olduğunu gösterdiğinden sanık ... ile beraber hareket eden sanık ...'un mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1) 11.08.2013 tarihinde bir aracın ışıkları yanık vaziyette beklediğinin görülmesi üzerine kolluk görevlilerince aracın bulunduğu yere gidildiğinde araçtan iki kişinin inerek boş araziye kaçtığı ve yakalanamadığı, şahısların terkettiği aracın içerisinde sanık ...’ye ait nüfus cüzdanı, Samsung marka cep telefonu, araca ait ve hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen Mehmet Salih Hafif adına düzenlenmiş araç ruhsatı ve beyaz renkli naylon çuval içerisinde 7200 gram ağırlığında esrarın ele geçirildiği olayda; Mehmet Salih Hafif'in alınan ifadesinde ruhsat sahibi olduğu aracı 2,5 yıl önce sanık ...’ye sattığını, geçen zaman içerisinde aracın devrini alması için sanık ...’yi 0533 660 91 58 numaralı telefonu aracılığıyla aradığını, ancak bir sonuç alamadığını beyan ettiği, esrar ele geçirilen araçta bırakılan 0507 114 17 31 numaralı telefonun rehberinde 0533 660 91 58 numaralı telefon hattının "Mehdin" olarak kayıtlı olduğu, bu durumun Mehmet Salih Hafif'in ifadesiyle örtüştüğü, araçta yapılan parmak izi çalışmalarında aracın içerisinde bulunan parfüm şişesi ile sağ kapı kenarı iç kısmında elde edilen parmak izlerinin sanık ...’e ait olduğunun tespit edildiği, sanık ...’in ifadesinde sanık ...’nin komşusu olduğunu, arabasına bir çok kez bindiğini, parmak izinin bu nedenle çıkmış olabileceğini beyan ederek olayı tevil yollu ikrar ettiği, olaya ilişkin 2 ve 4 nolu tapelerden ise Sıracettin Atala, Şahabettin Demirbilak ve Raşat Atala arasında geçen telefon görüşmelerinde sanıklar ... ve ...'ın Kars iline girişleri sırasında sorun yaşadıkları hakkında konuşmalar yaptıkları, bu suretle olay yerinden kaçan sanıkların Mehdi ve Cüneyt olduğu sonucuna varılarak sanıklar Mehdi ve Cüneyt'in uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. 2) 13.10.2013 tarihinde kolluk görevlililerince durdurulan otobüste ...'nın üzerinde yapılan aramada 8 gram ağırlığında esrarın ve kendisine ait beyaz çuval içerisinde 2900 gram ağırlığında esrarın ele geçirildiği olayda; ele geçirilen uyuşturucu maddeye ilişkin olarak Sedrettin hakkında açılan kamu davasında Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2013 tarihli ve 2013/310 Esas, 2013/365 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Yargıtay aşamasında olduğu, olay 9-12-14-15-17-18 nolu tapeler ile birlikte değerlendirildiğinde Sedrettin’den ele geçirilen esrar maddesini ... ve sanık ...'ın ortak bir şekilde sanık ...'un evinde muhafaza ettikleri ve bu evden uyuşturucu maddeyi çıkartarak Sedrettin aracılığı ile Kars ilinde ikamet emekte olan sanık ...’a gönderdikleri, Sedrettin'in de otobüsle uyuşturucu maddeyi Kars'a getirdiği sırada yakalandığı sonucuna varılarak, sanık ...'ın uyuşturucu maddeyi temin etme ve satma, sanık ...’un uyuşturucu maddeyi ticari amaçla bulundurma, sanık ...'ın ise uyuşturucu maddeyi satın alma eylemini gerçekleştirdiği kanaatine varılarak sanıklar Suat, Barış ve Yavuz'un uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. 3) 19.11.2013 tarihinde Muş’a Diyarbakır’dan uyuşturucu madde sevkiyatı yapılacağı yönünde yapılan isimsiz ihbarlar üzerine kolluk görevlilerince yol güzergahında yapılan kontroller sırasında; sanıklar Suat ve Cüneyt’in saat 20:50 sıralarında yol ayrımında tarla içinde beklediklerinin görüldüğü, daha sonra yanlarında diğer sanık ...’un sevk ve idaresinde bulunan aracın durduğu, araçta sanık ...’ın da bulunduğu, kolluk görevlilerinin yanlarına gidecekleri sırada araç dışında bulunan sanıkların hızla araca binmeye çalıştıklarının görüldüğü, çevrede yapılan kontrollerde sanıkların beklemekte olduğu tarla içinde poşet içinde daralı ağırlığı 6.500,00 gram olan esrar ve çuval içinde de daralı ağırlığı toplamda 7.765,00 gram olan esrarın ele geçirildiği, sanıkların gözaltına alındıkları sırada yapılan isimsiz ihbar telefonuyla evlerinde de esrar bulunduğunun belirtilmesi üzerine yapılan aramada Yavuz'un evinde daralı ağırlığı 2.130,00 gram olan kubar esrarın ele geçirildiği olayda; sanıklar Suat, Cüneyt, Yavuz ve Ercan'ın akraba oldukları, Kazım'ın ise köylüleri olduğu, Yavuz ve Ercan’ın Muş ilinde ikamet ettiği, sanık ...'ın köylüsü olan ve aynı zamanda nakliye işi ile uğraşan sanık ...’a 25 nolu tape kaydında şifreli konuşarak hayvanları (uyuşturucu) getireceğini söyleyerek yolda arama olup olmadığını sorduğu, Kazım'ın ise gece hariç sürekli aramanın yapıldığını söylediği, 26 nolu tape kaydından da anlaşılacağı üzere sanık ...'ın Yavuz ile telefonda şifreli konuştuğu, hurdayı (uyuşturucu) ikamet ettiği Muş'taki köye getirebileceğini, yakalanmamak için köy yollarını kullanabileceğini, telefonda açıkça konuşamadığını söylediği, 27 ve 28 nolu tape kayıtlarından da anlaşılacağı üzere sanık ...'ın sanık ... ile uyuşturucu madde nakli hususunda şifreli olarak konuştuğu, 19.11.2013 günü saat 12.56'da Suat'ın ... ile 29 nolu tape kaydından da anlaşılacağı üzere görüşme yaparak uyuşturucu maddeyi kendisinin getireceğini, hazır olmalarını istediği, aynı gün 31 ve 47 nolu tape kayıtlarından da anlaşılacağı üzere sanık ...'ın sanık ... ile şifreli konuşarak uyuşturucu maddeyi köyden çıkartmasını istediği, sanık ...’in sanık ... ile birlikte köyde bulunan uyuşturucu maddeyi köyden çıkararak Kulp ilçe merkezine getirdikleri ve burada sanık ... ile buluştukları (35 nolu tape kaydı), sanık ...'ın Kulp ilçesinde kaldığı, sanıklar Cüneyt ile Suat'ın ise Muş'a gitmek üzere yola çıktıkları, saat 19.47'de Suat'ın Muş Bingöl yolu üzerinde Yavuz'u arayarak Kızılağaç beldesine gelmesini istediği, 40 nolu tape kaydından da anlaşılacağı üzere Kulp'ta bulunan Kazım'ın Suat'ı arayarak teslimatının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda konuştuğu (tape 40), Kızılağaç beldesi mevkiinde uyuşturucu madde teslimatının gerçekleşeceğini haber alan kolluk kuvvetlerinin yol boyu tertibat aldıkları, saat 20.50 sıralarında sanıklar Suat ve Cüneyt'in köy yolu ayrımında bekledikleri, sanıklar Ercan ile ...'in de 13 DA 109 plaka sayılı araç ile Suat ve Cüneyt'in yanına geldikleri, bu sırada şahısların yakalandıkları, bulundukları yerde arazi içerisinde siyah poşet ve beyaz renkli çuval içerisinde daralı ağırlığı 14.265 gram THC etken maddesini içerir kenevir bitkisinin ele geçirildiği, sanık ...’un evinde yapılan aramada evinde esrar olduğunu söylemesi üzerine yapılan aramada daralı ağırlığı 2.130 gram olan esrar maddesinin ele geçirildiği, böylece sanıkların müsnet suçu işledikleri, sanıklar Suat, Yavuz, Ercan ve Cüneyt hakkında Muş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2013/5244 sayılı dosyasında soruşturma yürütüldüğü, sanık ... hakkında 13.12.2013 tarihinde ek takipizlik kararı verildiği, sanık ... müdafiince bu olayla ilgili sanık ... hakkında ek takipsizlik verilmesi nedeniyle, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de; sanık ... hakkında aynı olay nedeniyle Kars Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütüldüğü ve Suat hakkında iletişimin tespiti kararı alındığı, 25, ......... 47 nolu tape kayıtlarının 5271 sayılı Kanun'un 172 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği yeni delil niteliğinde olup ek takipsizlik kararında tapelerin tartışılmadığı nazara alınarak, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine ilişkin talebe itibar edilmeyeceği kanaatine varılarak sanıklar Suat, Cüneyt, Kazım, Ercan ve Yavuz'un uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. 4) 03.01.2014 tarihinde kolluk görevlilerince durdurulan otobüste narkotik dedektör köpeğinin tepki vermesi üzerine sanık ...’a ait bavul içerisinde şeffaf streç rulo naylonlarına sarılmış vaziyette toplam 2.120 gram ağırlığında esrar maddesinin ele geçirildiği olayda, sanık ...’ın beyanında suça konu esrarı Diyarbakır'dan 500,00 TL karşılığında içmek amacıyla aldığını belirtmişse de, 48-58-59-60-63-64- 65-67-68-70-71-73-74-75-76-77-78 numaralı tapeler bir arada değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ...’ın esrar satın almak üzere 600,00 TL parayı sanık ...'ın isteği doğrultusunda sanık ...'un hesabına yatırdığı, parayı alan sanık ...’ın esrarı Diyarbakır ilinde ikamet eden sanık ...’un aracılığı ile açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir şahıstan satın aldığı, almış olduğu esrarı sanıklar ... ve Dağıstan’a teslim edemeden 03.01.2014 tarihinde yakalandığı, olayın oluş şekli ve ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı da nazara alındığında şahsi kullanım sınırlarının üzerinde olduğu, sanıkların uyuşturucu maddeyi ticari amaçla bulundurulduğu kanaatine varılarak sanıklar Barış, ..., Dağistan ve Mahsun'un uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. Sanık ... hakkında müsnet suçtan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; 63 nolu tape kaydından da anlaşılacağı üzere Barış’ın sanık ...'dan hesap numarasını istediği, sanığın da hesap numarasını Barış’a telefonda bildirdiği, telefon konuşma içeriğinde sanık ...’un uyuşturucu madde ticaretinden bilgi sahibi olduğuna, sanık ... ile birlikte hareket ettiğine dair cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde olunamadığından beraatine karar verilmiştir. Sanıklar hakkında yapılan hukuki nitelendirmede; Sanık ...’in bir suç işleme kararının icrası kapsamında 11.08.2013 tarihli olay ile 19.11.2013 tarihinde meydana gelen olaylarda uyuşturucu madde ticareti suçunu; Sanık ...'ın bir suç işleme kararının icrası kapsamında 13.10.2013 tarihli olay ile 19.11.2013 tarihinde meydana gelen olaylarda uyuşturucu madde ticareti suçunu; Sanık ...'un bir suç işleme kararının icrası kapsamında 13.10.2013 tarihli olay ile 19.11.2013 tarihinde meydana gelen olaylarda uyuşturucu madde ticareti suçunu; Sanık ...'ın bir suç işleme kararının icrası kapsamında 13.10.2013 tarihli olay ile 03.01.2014 tarihinde meydana gelen olaylarda uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri anlaşıldığından cezaları 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırılması yoluna gidilmiştir. 19.11.2013 tarihli olayda; her ne kadar sanık ...’un evinde yaklaşık 2 kilogram esrar olduğunu söylediği ve akabinde sanığın evinde yapılan aramada daralı ağırlığı 2.130 gram olan esrar ele geçirilmiş ise de; sanığın 14.265 gram esrar maddesi ile yakalandığı, sonraki aşamada evinde de uyuşturucu madde olduğunu söylemesinin etkin pişmanlıktan yararlanmasına yeterli olmadığı, çünkü 14.265 gram esrar ile yakalanması ile suçun tamamlandığı kanaatine varılarak etkin pişmanlığa ilişkin hükümler sanık lehine uygulanmamıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanık hakkında hükmedilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi sırasında 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak uygulanan kanun maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesinin hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. (C) Sanıklar Kazım, Mehdi ve Ercan Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden İletişim tespit tutanaklarının içeriğine göre suç konusu uyuşturucu madde ile bağlantısı belirlenen sanık ... hakkındaki mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmememiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, 2. Sanıklar hakkında hükmedilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi sırasında 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak uygulanan kanun maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesinin hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; ancak her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanık durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, 2. Sanık hakkında hükmedilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi sırasında 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak uygulanan kanun maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesinin hukuka aykırı olduğu, 3. Sanığın tekerrüre esas alınan, Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/293 Esas, 2013/364 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hırsızlık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığı ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ortamında yapılan araştırmada sanık hakkında mahkemesince 22.03.2019 tarihinde uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiği ve başkaca da tekerrüre esas sabıkası bulunmadığı anlaşılmakla; tekerrür uygulamasının hüküm fıkrasından çıkarılmasında zorunluluk bulunduğu, Değerlendirilmiş; ancak her üç hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, 2. Sanık hakkında hükmedilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi sırasında 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak uygulanan kanun maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesinin hukuka aykırı olduğu, 3. Sanık hakkında yardım etmeye ilişkin hüküm uygulanırken 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak uygulanan kanun maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesinin hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; ancak her üç hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. F. Sanık ..., Yavuz ve Barış Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecinde işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 19.11.2013 tarihli eylemin sanıklar Suat ve Yavuz tarafından; 03.01.2014 tarihli eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, belirtilen eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiileri ile sanık ...'ın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Sanıklar Suat ve Yavuz'un 19.11.2013 tarihli eylemleri, sanık ...'ın 03.01.2014 tarihli eylemi sabit ise de; 13.10.2013 tarihinde ...'nın üzerinde ve kendisine ait çuvalda ele geçirilen esrarı ... ve sanık ...'ın ortak bir şekilde sanık ...'un evinde muhafaza ettikleri ve bu evden uyuşturucu maddeyi çıkartarak Sedrettin aracılığı ile Kars ilinde ikamet emekte olan sanık ...’a gönderdikleri, Sedrettin'in de otobüsle uyuşturucu maddeyi Kars'a getirdiği sırada yakalandığı iddiası karşısında UYAP'tan yapılan incelemede; Sedrettin hakkında açılan kamu davasında Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2013 tarihli ve 2013/310 Esas, 2013/365 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 4 yıl 2 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, mahkûmiyet hükmünün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 25.02.2016 tarihli ve 2015/16769 Esas, 2016/2019 Karar sayılı kararı ile hükmün düzeltilerek onamasına karar verildiği anlaşıldığından, olaya ilişkin delil olabilecek tüm belgelerin getirtilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 3. Sanıklar hakkında hükmedilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi sırasında 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak uygulanan kanun maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi, Hukuka aykırı görülmüştür. G. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın, UYAP'tan temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 19.07.2018 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2014/73 Esas, 2015/443 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2014/73 Esas, 2015/443 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün; Adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümünde yer alan "52. maddesi" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “52 nci maddesinin ikinci fıkrası" ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C. Sanıklar Kazım, Mehdi ve Ercan Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2014/73 Esas, 2015/443 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322'nci maddesi gereği hükümlerin; 1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerinin çıkarılması ve yerlerine; "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 ncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına", ibaresinin eklenmesi, 2. Adli para cezalarının belirlenmesine ilişkin bölümlerinde yer alan " 52. maddesi" ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerlerine “52 nci maddesinin ikinci fıkrası" ibarelerinin eklenmesi, Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenlerle Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2014/73 Esas, 2015/443 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322'nci maddesi gereği hükmün; 1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün çıkarılması ve yerine; "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 ncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına", ibaresinin eklenmesi, 2. Adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümünde yer alan " 52. maddesi" ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “52 nci maddesinin ikinci fıkrası" ibaresinin eklenmesi, 3. Tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümünün çıkartılması, Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (E) bendinde açıklanan nedenlerle Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2014/73 Esas, 2015/443 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322'nci maddesi gereği hükmün; 1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün çıkarılması ve yerine; "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı kanunla yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 ncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına", ibaresinin eklenmesi, 2. Adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümünde yer alan "52. maddesi" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “52 nci maddesinin ikinci fıkrası" ibaresinin eklenmesi, 3. Yardım etmeye ilişkin bölümünde yer alan "39 maddesi" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi" ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, F. Sanık ..., Yavuz ve Barış Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (F) bendinde açıklanan nedenlerle Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2014/73 Esas, 2015/443 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, G. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (G) bendinde açıklanan nedenlerle Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2014/73 Esas, 2015/443 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2018/3449, K. 2023/9054, T. 24.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2018-3449-e-2023-9054-k-79d971384299