Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2018/2559 E. 2023/8835 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2018/2559
Karar No
2023/8835
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden bozma Diğer sanıklar hakkındaki hükümler yönünden onama Tebliğnamede ismi sanık olarak belirtilen ... hakkındaki düşme hükmüne yönelik temyiz talebi bulunmadığından bu sanık hakkında kurulan hüküm temyiz incelemesi dışında bırakılmıştır. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2014 tarihli, 2010/253 Esas ve 2014/374 Karar sayılı kararı ile sanıklar...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatlerine, Sanıklar ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında ayrıca 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında ayrıca 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Tebliğnamesiyle özetle; sanık ... hakkındaki hükmün bozulmasını, diğer sanıklar hakkındaki hükümlerin onanmasını talep etmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Esas hakkında mütaalaada anlatıldığı üzere sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapmak eylemleri sübut bulduğundan sanıklar hakkında delil takdirinde hataya düşülmek suretiyle beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik gerekçe ile hüküm kurulduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, tanık beyanlarının lehe olduğuna ilişkindir. D. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle, Sanığın mahkûmiyetine ilişkin yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Hükmü temyiz ettiğine ilişkindir. F. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Suç vasfının hatalı belirlendiğine ilişkindir. H. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Hükmü temyiz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Fiziki takip tutanağının içeriğine ve hakkındaki evrak tefrik edilen Erdem Aydın'ın beyanlarına göre göre 16.02.2010 tarihinde ... ...'ın bulunduğu aracın durdurulması üzerine Erdem'de ele geçirilen esrarın sanık ... tarafından satıldığı kabul edilmiştir. İletişimin tespitine dair tutanaklar, fiziki takip tutanakları, hakkındaki evrak tefrik edilen ... ...'in beyanları karşısında 18.02.2010 tarihinde ...'ta ele geçirilen esrarın sanık ... tarafından satıldığı kabul edilmiştir. İletişimin tespitine dair tutanaklar, arama tutanakları, sanıklar Ümit ve Çağla'nın beyanları karşısında 11.03.2010 tarihinde sanık ...'in üstünde ve ev aramasında ele geçirilen amfetamin ihtiva eden tabletlerin, sanık ... vasıtası ile İstanbul ilinden temin edildiği ve sanık ... tarafından Balıkesir iline getirildiği kabul edilerek sanıklar ... ve ...'nin uyuşturucu ticareti eylemlerinin sabit olduğu kabul edilmiştir. İletişimin tespitine dair tutanaklar ile arama tutanakları karşısında 18.05.2010 tarihinde sanık ...'nın üstünde 97 paket halinde, evinde de tek parça halinde esrar bulunması nedeniyle sanığın uyuşturucu ticareti eyleminin sabit olduğu kabul edilmiştir. İletişimin tespitine dair tutanaklar, fiziki takip tutanakları, hakkındaki evrak tefrik edilen ...'in beyanı karşısında 25.05.2010 tarihinde Erol' da ele geçirilen esrarın sanık ... tarafından satıldığı sabit görülmüştür. İletişimin tespitine dair tutanaklar ile sanıklar ... ve ...'nın beyanları karşısında, 28.05.2010 tarihinde sanık ... tarafından kolluk görevlilerinden kaçmakta olduğu sırada çöpe atılan toz esrarın, sanık ...'ın yönlendirmesi üzerine İstanbul iline giden ...'nın burada bulunan sanık ...'den satın aldığı ve Balıkesir iline getirdiği kabul edilip, her üç sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma eylemlerini gerçekleştirdikleri kabul edilmiştir. Turgay, Kamil Batun, ..., ..., ... ve Bilal hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmuş, sanıklar ... ile ... hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı anlaşılmıştır. Sanıklar Şahin, Oray, ..., Ali, Esen Güliz, Çiğdem, İsmail, ... ve Serdar hakkında ise telefon görüşmesi içeriklerinde bu sanıkların uyuşturucu ticareti yaptıkları yönünde herhangi bir beyan bulunmaması, sanıkların uyuşturucu ticareti yaparken yakalanmamaları, bir kısım telefon görüşmeleri akabinde fiziki takip sonrasında yakalanan bir kısım uyuşturucu madde kullanıcısı sanıklar bu sanıklardan uyuşturucu madde aldıklarına dair herhangi bir beyanda bulunmamaları, bir kısım sanıkların üzerinde yakalanan uyuşturucu maddeler kullanım sınırları içerisinde olup, uyuşturucu maddeleri kullanmak için bulundurduklarını beyan etmeleri karşısında sanıkların savunmalarının aksine bu uyuşturucu maddeleri ticaret amacıyla üzerlerinde bulundurduklarına ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmadığı ve uyuşturucu ticareti yaptıklarına dair cezalandırılmalarına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanıklar Oray, Çiğdem, İsmail, Esen Güliz, ... ve Serdar hakkındaki beraat hükümlerinin incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre sanıklara atfedilen eylemlerinin sabit olmadığı yönüdeki Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanıklar ..., ... ve Bilal hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde; Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin uygulanmasının infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafileri ile sanık ...'nin temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. C. Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin suçun sübutuna ve vasfına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. a. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, b. Sanığın tekerrüre esas alınan Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2005 tarihli ve 2005/469 Esas, 2005/498 Karar sayılı ilamının incelemesinde; suç tarihinin 11.10.2000 olduğu, fiili işlediği sırada sanığın onsekiz yaşından küçük olduğu; 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki "Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz. " hüküm uyarınca, mahkemece tekerrüre esas alınan ilamın bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağı, adli sicil kayıtlarında yapılan incelemede ise sanığın Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2008 tarihli ve 2006/1183 Esas, 2008/420 Karar sayılı silahla tehdit suçundan hükmolunup 15.09.2008 tarihinde kesinleşen 2 yıl hapis cezasının tekerrüre esas olduğu değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. D. Sanıklar Şahin ve Ali hakkındaki beraat hükümlerinin incelenmesinde; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneklerine göre sanık ...'in, 19.02.2016, sanık ...'nin 08.05.2017 tarihinde öldüklerinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. E. Sanık ... hakkındaki beraat hükmünün incelenmesinde; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, sanık hakkında iddianamede belirtilen 25.02.2010 tarihinde hakkındaki evrak tefrik edilen Erol Özdemir'de, 10.03.2010 tarihinde diğer sanık ...'de uyuşturucu madde ele geçirilmesi olaylarına ilişkin olarak kanıtlar değerlendirilip tartışılmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüş, Cumhuriyet savcısının temyizi bu sebeplerle yerinde görülmüştür. F. Sanıklar Turgay, Kamil Batun ve Çağla hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde; Sanıklar Turgay ve Kamil Batun hakkında iddianamede belirtilen 10.03.2010 tarihinde diğer sanık ...'de uyuşturucu madde ele geçirilmesi olayına ilişkin dava açılmış olduğu, ancak bu suç açısından herhangi bir hükmün kurulmadığı ve gerekçeli kararda da bu suç açısından bir değerlendirmenin yapılmadığı anlaşılmakla atılı suç açısından zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. 5271 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi gereğince iddianamede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirmesi okunmadan, okunmuş ise de denetime olanak sağlayacak biçimde tutanağa geçirilmeden, duruşmaya ilişkin hakları hatırlatılmadan, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesine aykırı olacak biçimde hükme esas alınan belgeler okunmadan sanıkların savunmalarının alınması ve bu şekilde sanıkların mahkûmiyetine hükmedilmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Sanıklar ....hakkındaki beraat hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2014 tarihli ve 2010/253 Esas, 2014/374 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar ..., ... ve Bilal hakkındaki mahkûmiyet hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2014 tarihli ve 2010/253 Esas, 2014/374 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafileri ile sanık ...'nin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmü yönünden; Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2014 tarihli ve 2010/253 Esas, 2014/374 Karar sayılı kararı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322'nci maddesi gereği sanık ... hakkındaki hükmün; a. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün çıkarılması ve yerine; "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına", ibaresinin eklenmesi, b. Tekerrürle ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine '' Sanık ... hakkında hükmolunan cezanın, Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2008 tarihli ve 2006/1183 Esas, 2008/420 Karar sayılı silahla tehdit suçundan hükmolunup 15.09.2008 tarihinde kesinleşen 2 yıl hapis cezası nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin 6 ve 7 nci fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesine Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, D. Sanıklar ...hakkındaki beraat hükümleri yönünden Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2014 tarihli ve 2010/253 Esas, 2014/374 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, E. Sanık ... hakkındaki beraat hükmü yönünden; Gerekçe bölümünün (E) bendinde açıklanan nedenle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2014 tarihli ve 2010/253 Esas, 2014/374 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, F. Sanıklar ... hakkındaki mahkûmiyet hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünün (F) bendinde açıklanan nedenle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2014 tarihli ve 2010/253 Esas, 2014/374 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafileri ile sanık ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, diğer yönleri incelenmeksizin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2018/2559, K. 2023/8835, T. 18.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2018-2559-e-2023-8835-k-804b1ae54ddc