Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2018/2544 E. 2023/8906 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2018/2544
- Karar No
- 2023/8906
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Karar tarihinde başka suçtan tutuklu bulunan sanık ...'in yüzüne karşı verilen hükümde, temyiz süresinin yüze karşı açıklanmasından itibaren başlayacağı bildirilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 263 üncü maddesi uyarınca sanığa, tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğine ilişkin bildirimde bulunulmaması nedeniyle yasa yoluyla bildiriminin eksik olduğu ve sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından, Tebliğnamedeki ret görüşüne iştirak edilmemiş, sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2015 tarihli ve 2014/121 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca, üç kez 5 yıl hapis ve 100 gün karşılığı adli para cezası (toplam 6.000,00 TL) ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, 2. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca, iki kez 5 yıl hapis ve 100 gün karşılığı adli para cezası (toplam 4.000,00 TL) ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, 3. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, 4. Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 5. Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 6. Sanıklar Ramazan, Habip, Ferit ve ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, 7. Sanıklar Ceyhun, ... ve Erdal'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, 8. Sanıklar Ahmet, Deniz, Cemal, Ali, Ömer ve Adil'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; 1. Sanık ... müdafiinin yasal süre geçtikten sonra temyiz talebinde bulunması nedeniyle temyiz isteğinin reddi, 2. Sanıklar Ferit ve Ahmet hakkındaki hükümlerin bağlantılı dosya akıbetinin araştırılarak birlikte incelenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması nedeniyle; sanık ... hakkındaki hükmün ise, sanığın zincirleme suç hükümleri uygulanarak bir kez mahkûmiyeti yerine iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle bozulması, 3. Sanık ... hakkındaki hükmün tekerrür ve hak yoksunlukları uygulamaları yönünden düzeltilerek onanması, 4. Diğer sanıklar hakkındaki hükümlerin onanması, Yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanıklar Adil, Abdullah, Enver, Erdal, Habip ve ... müdafileri ile sanıklar Adil ve Enver'in temyiz sebepleri özetle; mahkûmiyete yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ilişkindir. B. Sanıklar Ceyhun, ..., Cemal, Deniz, Ferit, Ömer, Ramazan müdafileri ve sanık ...'nin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle, 1. Mahkûmiyete yetecek kesin delil bulunmadığına, 2. Ele geçen uyuşturucu maddenin kullanmak için bulundurulduğuna, 3. Sanığın bağlantılı dosyasının incelenen dosya ile birleştirilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesi gerektiğine, İlişkindir. D. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın kullanıcı olduğuna ilişkindir. E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle, 1. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 2. Sanığın kullanıcı olduğuna, İlişkindir. F. Sanık ... müdafii temyiz dilekçesinde kararı temyiz ettiklerini belirtmiştir. III. OLAY VE OLGULAR İletişimin tespiti çözüm tutanakları, fiziki takip tutanakları ile kolluk tarafından düzenlenen diğer tutanaklar, tanık beyanları, ekspertiz raporları ve dosya kapsamına göre; Sanık ... yönünden; Sanık ...'in, 06.12.2009 tarihinde, sanık ...'ın kuryeliğini yaparak Abdullah'tan aldığı esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisini hakkında soruşturma aşamasında kolluk tarafından beyanı alınan Ali'ye götürdüğü gerekçesiyle mahkûmiyetine, Sanık ... yönünden; Sanığın evinde 09.12.2009 tarihinde yapılan aramada kağıda sarılı halde ve ayrıca paketçikler halinde esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisi ele geçirildiği; 30.09.2009 tarihinde sanığın kullandığı motorda esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisi ele geçirildiği, iletişimin tespiti çözüm tutanakları içeriğinde, ele geçen uyuşturucu maddenin sanık ... adına satmak amacıyla bulundurulduğuna dair bilgilerin bulunması, ele geçen maddelerin satışa yönelik eylem hazırlığı içerisinde motor üzerinde yakalanması, evde ele geçen uyuşturucu maddelerin paketçik halinde bulunması nazara alınarak sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine, Sanık ... yönünden; Sanık ...'in 17.09.2009 tarihinde, soruşturma aşamasında kolluk tarafından beyanı alınan Feyyaz'a, 26.11.2009 tarihinde ise Hadi'ye esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisi sattığı; 05.12.2009 tarihinde, hakkında ayrıca kovuşturma yürütülen Murat'ın evinde paketçikler halinde ele geçen esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisinin sanık tarafından verildiği, Murat'ın, sanığın kuryeliğini yaptığı; sanığın farklı tarihlerde, farklı kişilere karşı, hukuki ve fiili bağlantı kesilerek eylemlerini gerçekleştirdiği gerekçesiyle üç kez mahkûmiyetine, Sanıklar ..., Enver, Abdullah, Habip ve Mehmet yönünden; 24.08.2009 tarihinde haklarında ayrıca soruşturma yürütülen ... ve Derviş'in içinde bulunduğu araçta ele geçen esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisinin sanıklar ... ve Enver'e ait olduğu, ... ile Derviş'in sanıklar ... ve Enver'in kuryeliğini yaptıkları, 08.12.2009 tarihinde sanıklar Habip ve Mehmet'in bulunduğu minibüsün takip edilerek durdurulması üzerine sanık ...'e ait montun içerisinde gizlenmiş halde esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisi ele geçirildiği; sanıklar Abdullah, ..., Habip ve Mehmet'in birlikte suç işleme kastı ile hareket ederek Hatay'dan temin ettikleri uyuşturucu maddeyi Ceyhan'a aktarmak üzereyken yakalandıkları, Sanık ...'ın 06.12.2009 tarihinde, kardeşi olan sanık ...'i kurye olarak kullanmak suretiyle tanık Ali'ye esrar gönderdiği, sanığın ikametinde yapılan aramada da paketçikler halinde ve ayrıca kağıda sarılı olarak esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisinin ele geçirildiği, Gerekçesiyle, Sanık ...'ın iki kez, sanıklar Enver, Habip ve Mehmet'in birer kez, sanık ...'ın ise zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle bir kez mahkûmiyetine, Sanık ...'in duruşma aşamasındaki ikrarı, emir aldığı kişileri, uyuşturucu maddenin nasıl temin edildiğini ve suça iştirak eden şahısları samimi şekilde bildirdiği ve suçun aydınlatılmasına katkı sağladığı gerekçesiyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasına, Sanıklar Ramazan ve Ferit yönünden; 09.12.2009 tarihinde sanık ...'ın evinde yapılan aramada ele geçen esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisinin, uyuşturucu madde ticareti yapma amacıyla sanık ...'ın bilgisi dahilinde sanık ... tarafından getirildiği, sanık ...'ın bu uyuşturucu maddeyi evinde bulundurduğu, sanıkların birlikte suç işleme kastı ile hareket ettikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine, Sanık ... yönünden; 04.09.2009 tarihinde hakkında ayrıca kovuşturma yürütülen Osman'ın kolluk görevlilerinden kaçarken yere attığı poşet içinde esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisinin ele geçirildiği, ele geçen uyuşturucu maddenin sanık ... tarafından satıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine, Sanık ... yönünden; 04.08.2009 tarihinde hakkında ayrıca kovuşturma yürütülen Eyüp'te paketçikler halinde esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisinin ele geçirildiği, suça konu uyuşturucu maddelerin sanık ...'a ait olduğu ve Eyüp'ün, sanık ... adına uyuşturucu sattığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine, Sanık ... yönünden; Sanığın, 19.10.2009 tarihinde araçla yanına gelen, hakkında ayrıca kovuşturma yürütülen Mehmet'e esrar sattığı, Sanıklar Deniz, Ömer, Ali, Cemal ve Erdal yönünden; Sanıklar Deniz, Ömer, Ali ve Cemal'in, haklarında ayrıca kovuşturma yürütülen İsmail ve ... ile birlikte Hatay'a gidip sanık ... ile irtibata geçtikleri, sanık ...'dan aldıkları uyuşturucu maddeyi Belen' e getirdikleri, sanıklar Deniz ve Ömer'in uygulama noktasından minibüsle geçtikleri, sanıklar Ali ve Cemal'in, uygulama noktasını aşmak için sanıklar Ömer ve Deniz'in talimatlarına göre hareket ettikleri, sanıkların suça konu esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisini ... ve İsmail'e taşıtarak uygulama noktasından geçirmek istedikleri, ... ve İsmail'in suça konu uyuşturucu madde ile birlikte 18.10.2009 tarihinde yakalandıkları gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine, IV. GEREKÇE A. Sanıklar Abdullah, Adil, Ali, Cemal, Ceyhun, Deniz, Habip, ..., Ömer ve Ramazan Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Ali dışındaki sanıklar müdafileri ile sanıklar Adil ve Ali'nin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2016 tarihli ve 2014/122 Esas, 2016/175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, yargılamaya konu eylemin farklı olduğu anlaşıldığından, bahsi geçen dosyanın incelenen dosya ile birleştirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulması yönündeki Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında belirlenen "150 gün adli para cezası" üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/4 oranında indirim yapıldıktan sonra cezanın "112 gün adli para cezası" yerine "100 gün adli para cezası" olarak eksik belirlenmesi ve devam eden uygulamaların bu miktar üzerinden yapılarak neticeten eksik para cezası tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri ve aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 10.10.1985 doğumlu olan sanığın, adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/26 Esas, 2005/46 Karar sayılı ilamına konu suçu işlediği tarih olan 17.02.2003 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin beşinci fıkrasına aykırı olarak tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/122 Esas, 2016/175 Karar sayılı kararı ile suç tarihi 17.09.2009, 18.09.2009, 22.09.2009 olup iddianame tarihi tespit edilemeyen uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu, istinaf başvurusu üzerine mahkûmiyet hükmünün Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2017/1 Esas, 2017/1013 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği, temyize konu dosyada ise sanık hakkında 09.12.2009 tarihli eylemi nedeniyle 31.05.2010 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı anlaşılmakla, Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin bahsi geçen dosyanın akıbetinin araştırılarak, bozmadan sonra hüküm verilip verilmediğinin, verilmişse kesinleşip kesinleşmediğinin, eylemler arasında hukuki kesinti gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi; eylemler arasında hukuki kesintinin gerçekleşmediğinin ve hükmün kesinleşmediğinin tespit edilmesi halinde incelenen dosya ile birleştirilip bütün deliller birlikte değerlendirilerek 17.09.2009, 18.09.2009, 22.09.2009 tarihli eylemler ile 09.12.2009 tarihli eylemlerin zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, eylemlerin zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle kurulan hükümde “kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek ek cezanın infazına karar verilmesi", aksi halde “ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği hususunun gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir. E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığın 17.09.2009, 26.11.2009 ve 05.12.2009 tarihli, aralarında hukuki ve fiili kesinti bulunmayan eylemleri bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirildiği, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın üç kez cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir. F. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 08.12.2009 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığın 08.12.2009 tarihli eylemi sabit ise de, 24.08.2009 tarihinde, haklarında ayrıca kovuşturma yürütülen ... ve Derviş'te ele geçen uyuşturucu madde ile ilgisi olduğuna, adı geçenlerin eylemine iştirak ettiğine dair, savunmasının aksine, mahkûmiyetine yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan iki kez cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir. G. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık ...'in, 24.08.2009 tarihinde, haklarında ayrıca kovuşturma yürütülen ... ve Derviş'te ele geçen uyuşturucu madde ile ilgisi olduğuna, adı geçenlerin eylemine iştirak ettiğine dair, savunmasının aksine, mahkûmiyetine yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir. H. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 18.10.2019 tarihinde, haklarında ayrıca kovuşturma yürütülen İsmail ve ...'ta ele geçirilip sanıklar Deniz, Ömer, Ali ve Cemal'e ait olan uyuşturucu maddenin sanık ... tarafından temin edildiğine dair, savunmasının aksine, mahkûmiyetine yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir. I. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 19.10.2009 tarihinde, haklarında ayrıca kovuşturma yürütülen Mehmet, Davut ve Yusuf'ta ele geçen uyuşturucu maddenin sanık ... tarafından satıldığına dair savunmasının aksine, mahkûmiyetine yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir. V. KARAR A. Sanıklar Abdullah, Adil, Ahmet, Ali, Cemal, Ceyhun, Deniz, Habip, ..., Ömer ve Ramazan Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2015 tarihli ve 2014/121 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararında Ali dışındaki sanıklar müdafileri ile sanıklar Adil ve Ali taraflarından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, sanık ... yönünden Tebliğname'ye aykırı olarak, diğer sanıklar yönünden Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (C) bendinde açıklanan nedenle Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2015 tarihli ve 2014/121 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün; sanık ... hakkında tekerrür uygulanmasına ilişkin bölümünün çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C. Sanıklar Ferit, Salih, ..., Enver, Erdal ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (D), (E), (F), (G), (H) ve (I) bentlerinde açıklanan nedenlerle Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2015 tarihli ve 2014/121 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafileri ile sanıklar Enver ve ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, sanıklar Ferit ve ... yönünden Tebliğname’ye uygun olarak, sanıklar Enver, Erdal, ... ve Salih yönünden Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.