Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/5873 E. 2026/6234 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5873
- Karar No
- 2026/6234
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/504 E., 2025/579 K.
Asıl ve birleştirilen dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Asıl davada davacı; mirasbırakanı ...’ın davalı oğlu ... vekil tayin ettiğini, vekilin anılan vekaletname ile mirasbırakana ait 429 12... parsel sayılı taşınmazın müteahhite verilmesi sonucunda alınan bağımsız bölümleri çocukları ve diğer mirasçılar adlarına tescil ettirdiğini, temliklerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek anılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescili isteminde bulunmuştur. Davalı ..., davanın reddini savunmuştur. Birleştirilen davada davacılar; mirasbırakanları ...’ın oğlu ... ve davalı yeğeni .... vekil tayin ettiğini, vekillerin anılan vekaletname ile mirasbırakana ait 429 12... parsel sayılı taşınmazın müteahhite verilmesi sonucunda alınan bağımsız bölümleri de davalılar adına tescil ettirdiklerini, vekaletnamenin mirasbırakanın sağlık sorunlarının olduğu bir dönemde bu halinden faydalanılarak temin edildiğini ileri sürerek davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescil istemişlerdir. Birleştirilen davada davalı ... davanın reddini savunmuş, ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Birleştirilen davada davalılar..... vd; vekalet görevinin kötüye kullanıldığı ve murisin mal kaçırma kastının olduğu iddiasının doğru olmadığını, mirasbırakanın, sağlığında davacıların babasına da maddi yardımlarda bulunduğunu, bu nedenle dava konusu taşınmazların temlik edilmiş olabileceğini belirterek haksız açılan davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davalılar ...., ... ve .... yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar adına kayıtlı taşınmaz olmadığı gerekçesiyle haklarında açılan davaların reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili ve davalı ... tarafından temyizi üzerine Dairece; “ Bilindiği üzere; davalar birleştirilse bile müstakil dava olma özelliklerini koruduğundan her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurularak harç ve yargılama giderlerinin de ayrı ayrı hüküm altına alınması gerektiği kuşkusuzdur. Öte yandan; tapu iptali ve tescil davaları kayıt maliklerine karşı açılır. Asıl davada davalı ...’in kayıt maliki olmadığı anlaşıldığından davada taraf sıfatı bulunduğundan söz edilemez. Birleştirilen davada dava konusu edilen 16, 34, 18, 32... numaralı bağımsız bölümlerin dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu, 39... numaralı bağımsız bölümlerin ise davalı olarak gösterilmeyen .... ve .....adlarına kayıtlı oldukları anlaşılmaktadır. Ayrıca, kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Yasa maddesinin bu açık hükmüne göre Mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır. Somut olayda, hükmün bu nitelikte olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Hâl böyle olunca; yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde HMK’nın 297. maddesi doğrultusunda bir karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır.” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Daire bozma ilamından sonra, davacılar ... ve ... tarafından aynı iddialar ile vekil ... tarafından murisin torunu ... adına tescil edilen 39 nolu bağımsız bölüm ve torun ... adına tescil edilen 45 nolu bağımsız bölümler için de tapu iptali ve tescil davası açılmış, Mahkemenin 2020/385 Esas sayılı dosyası ile görülen bu dava eldeki dava ile birleştirilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, muris ...’ın yaşlandığı için oğlu ... ile birlikte yaşadığı, dava konusu taşınmaz için kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek tadil sözleşmesi yapılması için ...ı vekil tayin ettiği,...’ın da vekaletnameye istinaden dava konusu taşınmazdaki A Blok 15, 16, 17, 18, 31, 32, 33, 34, 39... nolu bağımsız bölümlerin muristen önce ölen murisin oğlu ....'ın çocukları olan davacılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalılara devir ettiği, taşınmazlardan 15, 17, 31... nolu bağımsız bölümler dışında kalan bağımsız bölümlerin dava dışı 3. kişilere satıldığı, asıl dava ile birleştirilen Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/2 Esas sayılı davasında davacıların talebinin tapu iptali ve tescil olduğu, asıl davada davalı ... ...'ın kayıt maliki olmadığı, bu nedenle taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın davalının taraf sıfatı bulunmadığından reddine, birleştirilen 2013/2 Esas sayılı davada davalı ... adına kayıtlı A Blok 17... , davalı ... adına kayıtlı 15 nolu bağımsız bölümler yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar kayıt maliki olmadıklarından haklarında taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine, birleştirilen 2020/384 Esas sayılı davada davalı ... adına kayıtlı 45 nolu bağımsız bölüm yönünden tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne, dava konusu 39 nolu bağımsız bölüm davalı ... tarafından üçüncü kişiye satıldığından bu taşınmaz yönünden bedele hükmedilmiştir.
Kararın, birleştirilen 2013/2 Esas sayılı davada davalılar ..., ..., ..., ... vekili, birleştirilen 2020/385 Esas sayılı davada davalılar vekili, asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmesi üzerine 30.04.2024 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalılar ... v.d. vekili Avukat ..., davacı ... v.d. vekili Avukat ... ve davalılar ... v.d. vekili Avukat ...ile temyiz edilen davalı ... mirasçıları dahili davalılar ... v.d. vekili Avukat ... gelmiş, Dairenin 30.04.2024 tarihli 2023/1319 Esas, 2024/3056 Karar sayılı kararı ile; birleştirilen 2020/385 Esas sayılı dosya yönünden de temyiz talebinde bulunulduğu, ancak dosyanın istinaf kanun yoluna tabi olduğu, davaların birleştirilmesiyle bağımsız dava olma özelliğini kaybetmedikleri gözetilerek ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılan birleştirilen dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi, sonucunda verilen kararın temyiz edilmesi halinde dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi, ancak birleştirilen 2020/385 Esas sayılı dosya temyiz edilmese dahi temyize tabi olan asıl ve birleştirilen 2013/2 Esas sayılı dosyasının ise temyiz incelemesi yapılması için Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yerel Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dairenin geri çevirme kararı sonrası, Mahkemece birleştirilen 2020/385 Esas sayılı dava dosyası tefrik edilmiş ve Mahkemenin 23.12.2025 tarihli 2024/504 Esas sayılı kararı ile; muris ... ...'ın yaşlandığı için oğlu ... ... ile birlikte yaşadığı, dava konusu taşınmaza kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek tadil sözleşmesi yapılması için ...'ı vekil tayin ettiği, ...’ın da vekaleten dava konusu A Blok 15, 16, 17, 18, 31, 32, 33, 34, 39... nolu bağımsız bölümleri muristen önce ölen murisin oğlu ....'ın çocukları olan davacılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak murisin çocukları olan ...'a iki daire ( 16... numaralı bağımsız bölümler), ...'e iki daire ( 17... numaralı bağımsız bölümler), ...'a iki daire ( 18... numaralı bağımsız bölümler), ...'a iki daire ( 15... numaralı bağımsız bölümler), ...'ın çocukları olan .....'a 45 numaralı bağımsız bölüm, ... ...'a 39 numaralı bağımsız bölümler olmak üzere devrettiği, murisin taşınmazdan her bir çocuğuna ikişer daire verdiği halde sadece kendisinden önce ölen ....'ın çocukları davacılardan mal kaçırmak amacıyla davacılara herhangi bir devir yapmadığı, asıl dava ile birleştirilen Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/2 Esas sayılı dosyada davacıların talebinin tapu iptali ve tescil olduğu, asıl davada davalı ... ....'ın kayıt maliki olmadığı, bu nedenle taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın davalının taraf sıfatı bulunmadığından reddine, birleştirilen 2013/2 Esas sayılı davada davalı ... adına kayıtlı A Blok 17... , davalı ... adına kayıtlı 15 nolu bağımsız bölümler yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar kayıt maliki olmadıklarından haklarında taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili ile birleştirilen davada davalılar... ve .. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 2.264,90 TL fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 4.169,47 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’den, 810,90 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’tan alınmasına, 21.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden/edilen davacılar vekili için 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine, 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davacılardan alınarak temyiz edilen davalılara verilmesine, Dosyanın Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 21.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.