Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/4553 E. 2026/6037 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4553
- Karar No
- 2026/6037
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/837 E., 2026/953 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/8 E., 2025/80 K.
Dava, yolsuz tescil (sahte vekaletnameye ilişkin) hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkilinin 1998 yılından bu yana ... kentinde ikamet ettiğini, ...'da mülteci olarak bulunduğu için Türkiye'ye bir kez dahi gelmediğini, 2004 yılında ise pasaportunu kaybettiğini, kayıp ilanını ilgili Alman kamu otoritelerine bildirdiğini, müvekkilinin ...'da ikamet ettiğini ve uzun süre boyunca Türkiye'ye gelmediğini bilen ... isimli kişinin müvekkilinin adını, kimlik bilgileri ile fotoğrafını kullanarak gerçeğe aykırı düzmece şekilde noter kanalıyla taşınmaz satış vekaleti tanzim ettiğini, bu vekalette kullanılan imzanın müvekkiline ait olmadığı gibi vekaletteki fotoğrafın müvekkilinin kaybolan pasaportunun fotoğrafı olduğunu, müvekkilinin imzasını da taklit eden ...'ın, davacı adına kayıtlı 14 23... parsel sayılı taşınmazı sahte vekalet belgesiyle akrabası ve muhtemelen kardeşi olanı davalı ... isimli kişiye sattığını, müvekkilinin, taşınmazının satıldığını tamamen tesadüfen öğrendiğini ileri sürerek davalı adına tapuda kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiş, aşamada taşınmazın ... adına kayıtlı olduğunun anlaşılması üzerine adı geçen şahıs ve vekil sıfatıyla hareket eden ... davaya dahil edilmişlerdir.
Davalı ... vekili, davacının davasını somut olarak ispat etmek yerine tamamen soyut ve gerçek dışı iddialarla yetindiğini, dava konusu taşınmazın tamamen hukuka uygun düzenlenen vekaletname ile vekili ... tarafından müvekkiline tapuda devredildiğini, sahte evrakın söz konusu olmadığını, davacının borç karşılığı taşınmazı müvekkiline devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ... vekili; müvekkilinin sahibi olduğu taşınmazların 14 23... ve 17 parsel sayılı taşınmazlar olduğunu, bu taşınmazları 21.07.2016 tarihinde babası ... ...ın kendisine satışı ile edindiğini, müvekkilinin tapu kayıtlarına iyi niyetle güvenerek taşınmazı edinen kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı itibariyle dava konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı iken 29.05.2009 tarihli işlemle davalı ... adına tescil edildiği, daha sonra ise imar uygulamasına tabi tutulduğu ve 14 23... parsel numarasını aldığı, 17.02.2012 tarih ve 2330 yevmiye numaralı işlemle ... tarafından davalı ...'ın babası olan dava dışı ... ...a satıldığı, ... ...ın ayrıca 06.05.2011 tarihinde aynı taşınmazdaki ... hissesini satın aldığı, anılan işlemler neticesinde ... ...ın taşınmazın 1/1 paylı maliki olduğu ve sonra 21.07.2016 tarihinde taşınmazı davalı ...'a devrettiği, anılan süreç göz önüne alındığında dava tarihi itibariyle husumetin ... ...a yöneltilmesi gerektiği, ancak bu kişiye husumet yöneltilmeksizin dava açılmış olduğu anlaşılmış ise de yargılama sırasında son malik davaya dahil edildiğinden bu yöndeki eksikliğin giderildiği, taşınmazın Mirseydin adına devrinden sonra ... ...a ve ondan ...'a yapılan devirlerin muvazaalı olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın tapu iptali ve tescil istemine dayalı olarak taşınmazı 17.02.2012 tarihinde devreden ...'a karşı 29.06.2016 tarihinde açıldığı, dava tarihinden sonra taşınmazın mevcut tapu kaydında bir değişiklik olmadığı, davanın açıldığı tarih ve tapu sicilinin herkese açık olması dikkate alındığında mevcut tapu malikine husumet yöneltilmemesinin kabul edilebilir bir yanılgı olmadığı, kaldı ki davacı tarafça HMK madde 124 uyarınca Mahkemeden taraf değişikliğine dair bir talepte bulunulmadığı, yeni kayıt malikinin Mahkemenin ara kararı doğrultusunda davaya dahil edildiği, taşınmazın dava tarihinden sonra devredilmediği dikkate alındığında güncel kayıt malikinin davaya dahil edilmesinin hatalı olduğu, tapu iptali ve tescil davasının kayıt malikine karşı açılması gerekirken bu şekilde açılan bir dava olmadığından ...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esas hakkında karar verilmesinin hatalı olduğu, ayrıca zorunlu dava arkadaşlığı dışında dahili davalı şeklinde bir usul söz konusu olmadığından ve dahili davalılar ... ve ... hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bu kişiler hakkında da karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi için kamu düzeni nedeniyle kararın kaldırılması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi suretiyle davalı ...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, dahili davalılar ... ve ... hakkında usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından bu kişiler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davacıdan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.