Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/3565 E. 2026/4492 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3565
Karar No
2026/4492
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1832 E., 2025/1736 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/327 E., 2023/510 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacılar vekili; davacılardan ...'ın diğer davacı ...'ın amcası olduğunu, dava konusu taşınmazda murislerinden intikal eden hak ve paylarının bulunduğunu, diğer paydaşlara ait payların bedellerinin ödenmesi suretiyle taşınmazın yaklaşık 50 yıldır davacılar tarafından malik sıfatıyla kullanıldığını, ... tarafından Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1 46... parsel sayılı taşınmaz üzerinde elma bahçesi oluşturulduğu, ... tarafından ise taşınmazda örtü altı tarım faaliyeti yürütüldüğü, taşınmazın kadastro işlemleri sırasında hatalı şekilde mezarlık vasfıyla tespit edilerek Hazine adına tescil edildiğini, sonrasında ... Belediyesine devredildiğini, gerçekte ise tarla niteliğinde olduğunu ileri sürerek 1 46... parsel sayılı, tapuda kargir mezarlık vasfıyla kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile vasfının "tarla" olarak düzeltilmesine ve davacılar adına müştereken tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Belediyesi vekili; dava konusu 1 46... parsel sayılı, 1.739,52 m² yüz ölçümlü ve kargir mezarlık vasıflı taşınmazın mülkiyetinin davalı belediyeye ait olduğunu, davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen on yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ayrıca taşınmazın kamu hizmetine tahsis edilmiş yerlerden olması nedeniyle özel mülkiyete konu edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın (eski 418 parsel) tesis kadastrosunun 1981 yılında yapıldığı, kadastro tespitinin kesinleşerek tapuya tescil edildiği, davanın ise kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın geldisi olan 418 parsel sayılı taşınmazın senetsizden 1.600,00 m² yüz ölçümü ve mezarlık niteliğiyle 30.09.1981 tarihinde ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edildiği, yapılan askı ilanı süreci sonunda tespitin kesinleşerek 15.05.1982 tarihinde tapuya tescil edildiği, daha sonra 29.02.2016 tarihinde tashihen devir yoluyla ... Belediyesi adına tescil edildiği, halen 1.739,52 m² yüz ölçümü ve kargir mezarlık vasfıyla davalı adına kayıtlı bulunduğu, eldeki davanın kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/3565, K. 2026/4492, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-3565-e-2026-4492-k-2f1aaf8dcbfa