Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/3529 E. 2026/4617 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3529
Karar No
2026/4617
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/98 E., 2021/791 K.

Mahkemece verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.

Dava konusu bölüm, Kandıra ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro sonucu "yol" olarak tespit harici bırakılmıştır.

Davacı vekili, kadastro mahkemesine verdiği dilekçe ile; davacının kullanımında bir bütün olan taşınmazın 2012 yılında yapılan kullanım kadastrosu sonucu 1 21... ve 1 21... parsel olarak ikiye bölündüğünü, arada kalan kısmın yol olarak bırakıldığını ileri sürerek irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak bu kısmın davacının kullandığı 1 21... ve 65 parsel sayılı taşınmazlara eklenerek davacı adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.

Yargılama sırasında davacının kadastro çalışmaları sonucu paftasında yol olarak bırakılan kısım hakkındaki talebi yönünden görevsizlik kararı verilmiştir.

Davalılar Hazine vekili, ... ve ... vekili ayrı ayrı sundukları cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu edilen alanın 20 yılı aşkın zamandan beri davacı tarafından tarlalarına geçmek amacıyla yol olarak kullanıldığı, davacıdan başka kimsenin kullanmadığı, zaten köylünün dava konusu taşınmazın civarında tarlaları olmadığı, yolun da davacının tarlasında bittiği, evvelinde iki taşınmazın bir bütün halinde ekip biçmek suretiyle kullanıldığı, davacı tarafından gelip geçmek amacıyla kullanılan bu tescil harici kısmın zamanla yol görünümünü kazandığı, kadastro tespiti sırasında hatalı şekilde yol olarak tescil harici bırakıldığı, kullanımın davasız aralıksız ve malik sıfatıyla olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 99,23 m²'lik kısmının davacı ...'a ait 1 21... parsel sayılı taşınmaza eklenerek tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

Mahkemece, yazılı şekilde davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun düşmemektedir.

Bilindiği üzere; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesinde, kamunun ortak kullanılmasına veya bir kamu hizmetinin görülmesine ayrılan yerlerle Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlerden olan yol, meydan, köprü gibi orta mallarının haritasında gösterilmekle yetinileceği belirtilmiştir. Yine aynı Kanun'un 18. maddesinde, orta malları, hizmet malları, ormanlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup da bir kamu hizmetine tahsis edilen yerler ile kanunları uyarınca Devlete kalan taşınmaz mallar, tapuda kayıtlı olsun olmasın kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği belirtilmiştir.

Somut olayda; 19 80... yılı hava fotoğraflarında taşınmazın yol olarak göründüğü, davacının kardeşlerinin açılan davaya dava konusu taşınmazın yol olduğu iddiası ile itiraz ettikleri, davanın ileri sürülüş biçimine, mahallinde taşınmaz başında alınan görüntülere ve beyanlara göre çekişmeli taşınmaz bölümünün yol olarak kullanıldığı, önceki ve şimdiki vasfının da yol olduğu, bu durum mahkemeninde kabulünde bulunduğu anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca; kadim yol olan dava konusu taşınmaz bölümü hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece, özel yol olduğu kabul edilerek yazılı şekilde davanın kabul edilmesi doğru görülmemiştir.

Davalı Hazine vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Kandıra 1.Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'nun 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/3529, K. 2026/4617, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-3529-e-2026-4617-k-8191408df434