Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/3319 E. 2026/4640 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3319
Karar No
2026/4640
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/698 E., 2026/11 K.

Asıl ve birleştirilen 2021/603 Esas sayılı dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil; birleştirilen 2021/681 Esas sayılı dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Davacılar ..., ..., ... vekili asıl davada (2011/647 Esas); dava konusu Fatsa ilçesi, ... Mahallesi 73... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından açılan dava sonucunda davanın kabulü ile davaya konu taşınmazın davalı ... ve dava dışı kişiler adına olan tapu kaydının .../... payının iptali ile .../... payın tüm davacılar adına muris ... ... ... ve ...'in veraset ilamlarındaki payları oranında tapuya tesciline, 3021480/... payın da davacılardan ..., ..., ... ve ... adına eşit olarak tapuya tesciline, geriye kalan payın tapu kaydında davalı ... ve dava dışı kişiler üzerinde bırakılmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davalı ...'nin kararın kesinleşmesinden sonra taşınmazdaki ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep ettiği ve Mahkemece ihtiyati tedbir kararının kaldırılması üzerine davalı ...'nin dava konusu taşınmazdaki payını davalı ...'a satış suretiyle devrettiğini, yapılan bu tescilin yolsuz tescil olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiş; birleştirilen 2021/603 Esas sayılı davada davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili; daha önce açılan 2011/647 Esas sayılı dosyada davacılar yönünden dosyanın işlemden kaldırıldığını belirtip eldeki dava ile 2011/647 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesini ve yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali ve tescil talep etmiş; birleştirilen 2022/681 Esas sayılı davada davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ... vekili; önceki dava dilekçelerindeki beyanları tekrar ederek davalı ... mirasçılarından yolsuz tescil nedeniyle tazminat talep etmiştir.

Asıl ve birleştirilen davalarda davalı ...; taraflarla arasındaki önceki davayı temyiz etmediğini, kendisi yönünden davanın kesinleştiğini belirterek davanın reddini savunmuş; davalının ölümü ile mirasçıları ..., ..., ... ve ... davaya dahil edilmiştir. Dahili davalı ...; 73... parsel sayılı taşınmaza ilişkin daha önce görülen yargılama sonucunda ret kararı verilmesi üzerine muris annesinin ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep ettiği ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasından sonra annesinin taşınmazını sattığını belirterek davanın reddini savunmuş, dahili davalının ölümüyle mirasçıları ..., ... ve ... davaya dahil edilmiştir. Dahili davalılar ..., ... ve ... yargılama sırasında; hem muris ...'nin hem de diğer davalı ...'un iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Asıl ve birleştirilen 2021/603 Esas sayılı davada davalı ... vekili; davalı ...'nin 03.12.2010 tarihinde dava konusu taşınmaz üzerinde ihtiyati tedbirin kaldırılması talebi üzerine aynı gün tedbirin kaldırıldığını, davalının da tapu kaydına güvenerek 07.12.2010 tarihinde taşınmazı satın aldığını, daha sonra tekrar ihtiyati tedbir kararı alındığını, davalının iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş; kısmen ıslah dilekçesiyle, davalı ...'in dava konusu 73... parsel sayılı taşınmaz ile bitişik 73... parsel sayılı taşınmazı da satın aldığını, maliklerle kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, bu hususun da davalının iyi niyetini gösterdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Dahili davalılar ..., ... ve ..., sonradan açılan ve eldeki davayla birleştirilen tazminat davasına ilişkin cevap dilekçesinde; davacı tarafın tazminat talebinin zamanaşımı nedeniyle reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesince; davalıların murisi ...'ın çekişme konusu taşınmazdaki payının Fatsa Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/165 Esas, 2006/424 Karar sayılı kararı ile 39353680/435600 olarak iptaline, ilgili payın muris ... ... Yücel ve ...'in veraset ilamındaki payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verildiği, kararın 16.03.2010 tarihinde kesinleştiği, davalı ...'ın 03.12.2010 tarihli dilekçesi ile Mahkemenin 1994/352 Esas, 2001/50 Karar sayılı 73... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki tedbirin kaldırılmasını talep ettiği, bunun üzerine 03.12.2010 sayılı karar ile tedbirin kaldırıldığı, 07.12.2010 tarihinde ise ... tarafından taşınmazın tam pay olarak ...'a satıldığı, ... adına iptaline karar verilen payın tedbir kararının kaldırılması ile ...'a satılıp tescil edilmesinin yolsuz olduğu, ...'un dahili davalıların murisi ile birlikte hareket ederek kötü niyetli olduğunun ispat olunamadığı ancak ...'ın yolsuz tescili bilen ve bilmesi gereken kişi konumunda bulunduğu, tedbirin kaldırılmasını bozmaya konu ve lehine sonuçlanan 1994/352 Esas, 2001/50 Karar sayılı dosya üzerinden talep etmiş olması ve TMK’nın 1023. maddesi uyarınca iyi niyetli kazanan olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davacıların tapu iptali ve tescil taleplerine yönelik asıl ve birleştirilen 2021/603 Esas sayılı dava yönünden davanın reddine, bedel isteğine yönelik birleştirilen 2022/681 Esas sayılı davanın davacıların paylarına isabet eden miktarlar gözetilerek kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde dahili davalı ... ve ... vekili ve asıl davada davacılar ..., ..., ... ve ... vekili ve birleştirilen 2021/603 Esas sayılı dosyada davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen 2021/603 Esas sayılı davada davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

Dairemizin 22.09.2025 tarihli ve 2025/4034 Esas, 2025/3897 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davacıların tapu iptali ve tescil talepleri yönünden davanın reddine, tazminat talepleri yönünden davanın kabulüne karar verildiği, kararın yalnızca davacılar vekili tarafından tapu iptali ve tescil talepleri yönünden temyiz edildiği, eldeki davada, davacılar adına tescile karar verilen Fatsa Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/165 Esas, 2006/424 Karar sayılı kararında "davaya konu taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının .../... payının iptali ile .../... payın tüm davacılar adına muris ... ... ... ve ...'in veraset ilamlarındaki payları oranında tapuya tesciline," karar verildiği, diğer bir ifadeyle davalı ... aleyhine kesinleşen hükmün ... ... ... ve ... mirasçıları adına yani tereke adına olduğu, buna rağmen asıl davanın açıldığı 23.08.2011 tarihinde mirasçılardan 03.12.1997 tarihinde ölen ... adına da dava açıldığı ancak ...'nun mirasçılarının davacı sıfatı kazanmamış olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 115/2. maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararındaki gerekçe benimsenmek suretiyle asıl ve birleştirilen 2021/603 Esas sayılı davanın HMK'nın 115/2. maddesi gereği usulden reddine karar verilmiş, birleştirilen 2022/681 Esas sayılı davada bozmadan önce verilen kararın temyiz edilmeden kesinleştiği gerekçesiyle yeniden yargılama yapılmaksızın kesinleşen karar korunarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 183.513,23 TL bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/3319, K. 2026/4640, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-3319-e-2026-4640-k-2d3fb27c8006