Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/1562 E. 2026/3949 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1562
- Karar No
- 2026/3949
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/486 E., 2024/689 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davalı ... yönünden ... Mahallesi 1 73... parsel, 2 19... parsel, 1 54... parsel, 1 73... parsel, 1 73... parsel, 2 12... parsel, 2 18... parsel, 2 18... parsel, 2 48... parsel, 2 18... parsel, ... Mahallesi 1 60... parsel, birleştirilen davada davalı ... ... mirasçıları yönünden 1 24... parsel ve 2 93... parsel, asıl davada davalı ... yönünden 2 19... parsel, asıl davada davalı ... yönünden 1 67... parsel ve 1 42... parsel hakkında asıl ve birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R - Asıl ve birleştirilen davalar; muris muvazaası hukuki sebebine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemlerine ilişkindir. Davacı; muris dedesi ...'ın maliki olduğu taşınmazları davalı oğulları ... ..., ... ..., ... ve oğlu ...'in eşi olan gelini davalı ...'a satış ve ölünceye kadar bakma sözleşmeleri ile mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak devrettiğini, davalıların taşınmazları alacak maddi güçleri olmadığını, murisin bakıma ihtiyacı bulunmadığını ve murise davalı ... tarafından da bakılmadığını belirterek Kocaeli ilçesi, ... ilçesi, ..., ..., ... ve ... Mahallesindeki taşınmazların davalılar adına tapu kayıtlarının miras payı oranında iptali ile adına tescilini, olmazsa tenkisini talep etmiş; asıl davada davalı ...'in 28.09.2022 tarihinde ölümü üzerine mirasçıları ..., ..., ..., ..., ... ve ... davaya dahil edilmiştir.
Davacı, birleştirilen davada; asıl dava tarihinde davalı ... ölü olduğundan, aynı sebeplere dayanarak ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ... haklarında aynı taşınmazlar bakımından tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis ve davanın asıl dava ile birleştirilmesini istemiş, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.12.2012 tarihli ve 2012/266 Esas, 2012/932 Karar sayılı kararıyla dosyanın asıl dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Davacı asıl ve vekilinin dosyaya sunduğu 24.08.2015 havale tarihli feragat dilekçesi ile asıl davada davalılar ... ve ... yönünden davadan feragat edilmesi nedeniyle bozma kararı sonrası 27.04.2022 tarihli 5. celsede feragat nedeniyle asıl davada davalılar ... ve ... yönünden tefrik ara kararı vererek ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/305 Esas sayısına kaydolunan dosyada 21.06.2022 tarihli ve 2022/343 Karar sayılı karar ile davalılar ... ve ... hakkında davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Asıl davada davalı ... ve birleştirilen davada davalı ... mirasçıları vekili; ... ve ...'in murisin oğlu ve gelini olduklarını, dava konusu 1 07... parselin davalı ...'ye öz babasından intikâl ettiğini, davalı ... adına kayıtlı 1 55... ve 158 parsellerin de murisle ilgisi olmayıp 3. kişilerden alındığını, ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle murisin davalı gelini ...'ye temlik ettiği dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak muris ve eşine davalı ..., ... ve çocuklarının baktığını, davalı ...'nin 2000 yılından eşinin öldüğü 2007 yılına kadar murisin köydeki evinde, 2007 yılından sonra ise kendi evine alarak baktığını, temizlik, yiyecek, sağlık gibi tüm ihtiyaçlarını ve evin tüm giderlerini karşıladıklarını, murisin ise sadece emekli olduğunu, başka geliri bulunmadığını, temliklerin muvazaalı olmayıp murisin istek ve iradesine uygun olduğunu, murisin başka taşınmazları da bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Davalılar ... ve ...; murise baktıklarını, taşınmazların muris tarafından kendilerine bağışlandığını, davacıya hakkını vereceklerini belirtmiş olup bozma sonrası davacının kendileri yönünden davadan feragati üzerine verdikleri beyanlarında, davanın feragat nedeniyle reddini istemişlerdir.
Mahkemenin 31.03.2015 tarihli kararıyla; asıl davada davalı ...'a kendi babasından intikâl eden 1 07... parseli sayılı taşınmaz yönünden davacı davayı takip etmeyeceğini bildirdiğinden bu parsel yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... yönünden 1 55... ve 158 parsel; asıl davada davalı ... yönünden 2 12... parsel sayılı taşınmazların muris ile ilgisi bulunmadığından bu parseller yönünden davanın reddine; asıl davada davalı ... yönünden ölünceye kadar bakma sözleşmeleriyle muristen temlik aldığı diğer parseller yönünden murisin sözleşmeleri eşinin ölümünden sonra yapmaya başladığı, sözleşme anında 90 yaşında olduğu, eşinin vefat etmiş olduğu, tanıkların davalı ...'nin murise baktığını hatta diğer oğulları ... ve ...'in yanında anlaşamaması nedeniyle tekrar ...'nin yanına döndüğünü, gayet iyi bakıldığını doğruladığı, böylece temlikin makul sınırlar içinde kaldığı, murisin amacının diğer mirasçılardan mal kaçırmak olmadığı davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle ... yönünden diğer parseller bakımından davanın reddine, davalı ...'e devredilen diğer 1 24... ve 2 93... parsel; davalı ... yönünden 2 19... parsel; davalı ... yönünden 1 67... ve 1 42... parsel sayılı taşınmazlar bakımından devirlerin üzerinden murisin vefatına kadar yaklaşık 19 ilâ 24 yıl geçmesi, bu sürede murisin satış bedelini almadığına dair bir iddiada bulunmadığı, muvazaayı ispatlayacak herhangi bir delil sunulmadığı, davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı ... yönünden diğer 16 adet taşınmaz hakkında devrin murisin ölümünden çok kısa bir süre önce yapılması, devir bedelleri ile rayiç bedeller arasında açık oransızlık bulunması, devir için makul bir sebep olmaması nedeniyle işlemin mal kaçırma amaçlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ... adına tapu kayıtlarının davacının miras payı olan 1/5 oranında iptali ile davacı adına tesciline, bakiye payın davalı ... üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairenin 08.10.2018 tarihli ve 2015/12309 Esas, 2018/13212 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece 2 12... , 1 55... ve 158 parsel sayılı taşınmazların muris ile ilgisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından bu parseller yönünden davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, asıl davada davalılar ...'e temlik edilen 2 19... , ...'e temlik edilen 1 42... ve 1 67... , ...'e temlik edilen 1 24... , 2 93... parseller yönünden yazılı şekilde karar verilmiş ise de muris muvazaası iddiası ile açılan tapu iptali ve tescil veya tazminat davalarının hak düşürücü süreye tabi olmadığı, her zaman açılabileceğinden bu parseller yönünden gerekli araştırmanın yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği; ölünceye kadar bakma akdiyle davalı ...'ye devredilen ve reddedilen 2 19... , 1 73... , 35, 15, 14, 17, 19, 44, 41, 2 48... , 1 73... ve 30 parseller bakımından ise murisin bunlar haricinde başka taşınmazları da bulunduğu, bu taşınmazların murisin tüm malvarlığı içindeki oranı, temlikin makul sınırlar içinde kalıp kalmadığı, muris tarafından diğer mirasçılara kazandırma yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi ve murisin gerçek amaç ve iradesinin açıklığa kavuşturulması gerektiği, kabule göre de asıl ve birleştirilen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği hâlde yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle değinilen yönden hükmün bozulmasına karar verilmiş, asıl davada davalı ... ve birleştirilen davada davalı ... mirasçıları vekilinin karar düzeltme isteminin, Dairenin 11.12.2019 tarihli 2019/3585 Esas, 2019/6429 Karar sayılı kararıyla reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'a kendi babasından intikâl eden 1 07... parseli sayılı taşınmaz yönünden davacı davayı takip etmeyeceğini bildirdiğinden davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... yönünden 1 55... ve 158 parsel; davalı ... yönünden 2 12... parsel sayılı taşınmazların muris ile ilgisi bulunmadığından bu parseller yönünden davanın reddine; davalı ... yönünden ölünceye kadar bakma sözleşmeleriyle muristen temlik aldığı diğer parseller yönünden murisin sözleşmeleri eşinin ölümünden sonra yapmaya başladığı, sözleşme anında 90 yaşında olduğu, eşinin vefat etmiş olduğu, tanıkların davalı ...'nin murise baktığını, hatta diğer oğulları ... ve ...'in yanında anlaşamaması nedeniyle tekrar ...'nin yanına döndüğünü, gayet iyi bakıldığını doğruladığı, bozma doğrultusunda murisin temlik ettiği taşınmazların tüm mamelekine oranı ve bunun makul sınırda kalıp kalmadığı hususunda yapılan incelemelerde ...'ye yapılan temliklerin murisin tüm malvarlığına oranının makul sınırlar içinde kaldığı, murisin diğer mirasçılara kazandırma yaptığı, murisin amacının diğer mirasçılardan mal kaçırmak olmadığı, davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle ... yönünden diğer parseller bakımından davanın reddine, davalı ...'e devredilen diğer 1 24... ve 2 93... parsel; davalı ... yönünden 2 19... parsel; davalı ... yönünden 1 67... ve 1 42... parsel sayılı taşınmazlar bakımından devirlerin üzerinden murisin vefatına kadar yaklaşık 19 ilâ 24 yıl geçmesi, bu sürede murisin satış bedelini almadığına dair bir iddiada bulunmadığı, muvazaayı ispatlayacak herhangi bir delil sunulmadığı, davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı ... yönünden birleştirilen davanın kabulüne ve diğer 16 adet taşınmaz yönünden devrin murisin ölümünden çok kısa bir süre önce yapılması, devir bedelleri ile rayiç bedeller arasında açık oransızlık bulunması, devir için makul bir sebep olmaması nedeniyle işlemin mal kaçırma amaçlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ... adına tapu kayıtlarının davacının miras payı olan 1/5 oranında iptali ile davacı adına tesciline, bakiye payın davalı ... üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
Muris muvazaasında 01.04.19 74... /2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun 237. ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, diğer bir söyleyişle murisin asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, murisin sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile muris arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
Somut olayda; 06.03.1917 doğumlu muris ...'ın 15.07.2011 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak kendisinden önce 1973 yılında ölen kızı ...'den olma torunu davacı ..., dava dışı kızı ..., asıl davada davalı ... ve ..., muristen önce 2000 yılında ölen oğlu ...'in eşi asıl davada davalı ...'yi, ... ve ...'nin çocukları olan torunları ve birleştirilen davada davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'yi bıraktığı, murisin Kocaeli ili, ... ilçesi; -... Mahallesi 1 73... parel (eski 767 parsel), 2 19... parsel (eski 979 parsel), 1 54... parsel, 1 73... parsel, 1 73... parsel, 2 12... parsel, 2 18... parsel, 2 18... parsel, 2 48... parsel, 2 18... parsel ve ... Mahallesi 1 60... parsel sayılı taşınmazlarını 06.04.2001, 29.06.20 04... .10.2007 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmeleriyle kendisinden önce ölen oğlu ...'in eşi olan gelini ve asıl davada davalı ...'ye devrettiği, dava konusu edilen ... köyü 1 07... parselin ise davalı ...'ye muristen değil dava dışı öz babası ....'dan intikâlen ve taksimen tescil edildiği, muristen asıl davada davalı gelini ...'ye geçen 11 parça taşınmazın değerinin 389.554,93 TL olarak tespit edildiği; -1 24... parsel ve 2 93... parsel sayılı taşınmazlarını 28.02.1992 tarihli satış işlemiyle asıl davada davalı olan gelini ...'nin eşi ve aynı zamanda birleştirilen davada dahili davalıların babası olan oğlu ... ...'a sattığı, dava konusu edilen ... Mahallesi 1 55... (yeni 8 20... parsel) ile 1 55... parsel (yeni 8 20... parsel) sayılı taşınmazların ise ...'e muristen değil dava dışı 3. kişilerden geldiği, muristen gelini ...'nin eşi olan oğlu ...'e geçen 2 parça taşınmazın değerinin 118.079,50 TL olarak tespit edildiği; -2 19... parsel (eski 1253 parsel) sayılı taşınmazını 28.02.1992 tarihinde asıl davada davalı oğlu ...'a sattığı, muristen davalı oğlu ...'e geçen 1 parça taşınmazın değerinin 144.699,55 TL olarak tespit edildiği; -1 67... parsel (eski 607 parsel), 1 42... parsel (eski 92 parsel), 1 42... parsel, 1 54... parsel, 1 54... parsel, 1 59... parsel, 1 59... parsel, 1 67... ve 125 parseller, 1 71... parsel, 1 73... parsel, 2 13... parsel, 2 18... ve 7 parseller, 2 23... parsel, 2 49... parsel, 2 61... parsel ve 2 66... parsel sayılı taşınmazlarını 25.11.1987, 28.02.19 92... .04.2011 tarihinde asıl davada davalı oğlu ...'a sattığı, muristen davalı oğlu ...'e geçen 18 parça taşınmazın değerinin 339.491,54 TL olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; murisin temlik ve dava dışı olan 9 parça taşınmazdaki hisselerinin değerinin 151.465,81 TL olarak tespit edildiği, muristen asıl davada davalı ..., ... ve ... ile birleştirilen davada dahili davalılar murisi ...'e geçen taşınmazların değerinin, murisin tüm mamelekine oranının (1.056.468,67/1.207.934,48=)%87 olduğu, tespit edilen değerler, murisin temlik dışı malvarlığı değerinin azlığı, davalı ... tarafından 26.03.2015 tarihli celsede muris tarafından kendisine "Benim öyle bir torunum yok." şeklinde sözler söylediğini beyan etmesi, murisin sağlığında davacıya veya annesine herhangi bir taşınmaz devretmemiş olması ve dosya kapsamı itibariyle murisin kız çocuğundan olma torunu davacıyı mirasından mahrum bırakmak amacıyla malvarlığının büyük kısmını kızı ...'den olma torunu ... haricindeki oğulları ve gelinine devrettiği anlaşıldığından davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Öte yandan; bozma ilâmı öncesinde davacı asıl ve vekilinin dosyaya sunduğu 24.08.2015 havale tarihli feragat dilekçesi ile asıl davada davalılar ... ve ... yönünden davadan feragat edilmesi nedeniyle bozma kararı sonrası 27.04.2022 tarihli 5. celsede feragat nedeniyle asıl davada davalılar ... ve ... yönünden tefrik ara kararı verilerek bu kişiler hakkındaki dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/305 Esas sayısına kaydedildiği ve UYAP ortamında yapılan sorguda tefrik edilen davada 21.06.2022 tarihli ve 2022/343 Karar sayılı karar ile davalılar ... ve ... hakkında davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği hâlde bu hususun gözden kaçırılarak eldeki davada davalı sıfatları kalmayan ... ve ... haklarında hüküm kurulması da isabetsizdir. Kabule göre de; birleştirilen davadaki davalıların murisin oğlu ... ...'ın mirasçıları olduğu halde Mahkemece, birleştirilen davanın ... yönünden kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Asıl ve birleştirilen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönlerden kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Bozma sebeplerine göre davacı vekilinin hükmün fer'ilerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacıya iadesine, Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.