Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/956 E. 2025/5223 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/956
- Karar No
- 2025/5223
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1721 E., 2024/1973 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/708 E., 2019/16 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından adli yardım istekli olarak temyiz edilmekle, adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Kars ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında gerçekte tarla olup davacıya ait bulunan taşınmazın davalı Hazine adına ham toprak vasfı ile tespit edilen taşınmaz içerisinde kalacak şekilde tescil edildiğini ileri sürerek 1 85... parsel sayılı taşınmazın içinde davacıya ait olarak gösterilecek yerin ifraz suretiyle tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup tescile konu edilemeyeceğini, kadastro sırasında herhangi bir mülkiyet iddiasının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın üzerinde halihazırda ve kadastro çalışması öncesindeki 20 yıllık dönemde herhangi bir tarımsal faaliyette bulunulmadığı, davacı lehine ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, 22.05.2019 tarihli ek kararla miktar itibarıyla istinaf yasa yolunun kapalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 3402 sayılı Kanun'a eklenen ek 6. maddeye göre askı ilan süresinden sonra kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlara karşı miktar ve değere bakılmaksızın istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabileceği, Yargıtay içtihatları ile kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davalarında sözü edilen Kanun'un yürürlük tarihinin geriye yürütüldüğü, bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin ek kararının usul ve yasaya uygun olmadığı, davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf başvurusu yönünden ise dosya kapsamına, yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile teknik bilirkişi raporlarına, raporlara ekili fotoğraflara göre zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı taraf yararına gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, 22.05.2019 tarihli ek kararın kaldırılmasına; davacı vekilinin 18.01.2019 tarihli hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan ziraat bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, taşınmaz bedelinin de farklı şekillerde hesaplandığını, hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporunun dinlenen tanık ve yerel bilirkişi beyanlarıyla da çeliştiğini, fen bilirkişi raporunda taşınmazın komşu parsellerden farklı ve ifrazı istenen taşınmazla bütünlük arz ettiği rapor edilmişse de hava fotoğraflarının tek başına delil teşkil etmediğini, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilmesi gerektiğini, beyanlarda davacının köyden ayrılması nedeniyle taşınmazın bir süre kullanılmadığının bildirildiğini, taşınmazın ham toprak veya dere yatağı olmadığını, yörede tarım arazisi olarak tespit edilen taşınmazların önemli bir kısmının coğrafi ve toprak özelliğinden dolayı taşlık yapıda olduğunu, düzenlenen ilk rapor ve fotoğraflara bakıldığında taşınmazın tarla vasfında olduğunun anlaşıldığını, taşınmazın keşif sırasında nadas formunda olduğunu belirterek gelinen aşama itibarıyla kendi imkanlarıyla davayı takip etme olanağı bulunmayan davacının temyiz harç ve giderlerinden muaf tutulmak üzere başvurusunun adli yardımlı incelenmesini ve kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu 1 85... parsel sayılı taşınmazın 11.04.2007 tarihinde ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 05.06.2007 tarihinde kesinleştiği, davanın 16.12.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz incelemesi, adli yardımlı görüldüğünden başlangıçta alınmayan aşağıda yazılı 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 615,40 TL onama harcı olmak üzere toplam 3.649,10 TL harcın davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.