Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6541 E. 2026/4432 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6541
- Karar No
- 2026/4432
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2161 E., 2025/2787 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erbaa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/546 E., 2024/532 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Asıl dava; bağıştan rücu hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen dava; hata, hile ve muvazaa hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı; maliki olduğu 1 89... ve 96 parsel sayılı taşınmazları kendisine bakılması şartıyla intifa hakkını üzerinde bırakarak çocukları davalılara eşit payla bağış suretiyle devrettiğini, devirden sonra davalıların kendisine bakmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiş, birleştirilen davada davacı; davacının maliki olduğu 1 89... ve 96 parsel sayılı taşınmazları çocukları davalılara bağışladığını zannettiğini ancak taşınmazın satış suretiyle devredildiğini öğrendiğini, davacının kendine bakılacağı inancıyla taşınmazlarını devretmesine rağmen davalıların davacıya bakmaması nedeniyle davacının aldatıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Asıl davada davalı ..., davalı ... ve davalı ..., davacının dava konusu taşınmazları koşulsuz olarak kendilerine devrettiğini davacının ikinci evliliğinden sonra tavrının değiştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Asıl davada davalı ..., dava konusu taşınmazları davacının kendilerine vermeyi uygun bulduğunu, taşınmazların şartsız devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen davada davalılar vekili, dava konusu taşınmazların vekaletname ile devredilmesi nedeniyle irade sakatlığını ileri sürmenin mümkün olmadığını, diğer yandan hak düşürücü sürenin de geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davanın bağıştan rücu hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, dava konusu temlikin satış yoluyla yapıldığı, TBK'nın 295. maddesinde düzenlenen bağıştan rücu nedenlerinin uygulama alanının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine; birleştirilen davanın hata, hile ve muvazaa nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, tanık beyanlarından davanın süresinde açıldığının anlaşıldığı, davalıların cevap ve cevaba cevap dilekçelerinde, devir işleminin gerçekte bağış olarak yapıldığını, bu devir karşılığında hiçbir bedel ödemediklerini ikrar ettikleri, davacının iradesinin satış işlemi olmadığı, aslında bağış olduğu, bu hali ile de davacının iradesinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davacı ve davalılar vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; İlk Derece Mahkemesince asıl dava yönünden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi ve davalılar vekille temsil edildiğinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE.
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; birleştirilen dava yönünden yapılan incelemede, dava konusu 1 89... ve 96 parsel sayılı taşınmazların davacı adına vekili tarafından intifa hakkı saklı tutularak davalılara satış suretiyle devredildiği, devre ilişkin vekaletname kapsamının 1 89... ve 96 parsel sayılı taşınmazlarla sınırlı olduğu ve davalılara satışına yönelik düzenlendiği, devrin davacının ikinci kez evlenmesinden 1 gün önce gerçekleştiği, davacı tanıklarının beyanlarından davacının iradesinin sakatlandığının tespit edilemediği anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca; davacının davasını ispatlayamadığı gözetilerek birleştirilen davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Davalılar vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.