Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6510 E. 2026/1458 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6510
- Karar No
- 2026/1458
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2194 E., 2025/1726 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ulus Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/17 E., 2025/117 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu Bartın ili, Ulus ilçesi, ... köyünün 1 07... , 1 08... , 1 08... , 1 10... , 1 10... , 1 10... ve 1 20... parsel sayılı taşınmazların irsen muris ...'den intikal, mirasçıları arasında hisse satışı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 10/24 payının davalı ..., 2/24'er payının ise davacılar ..., ... ile dava dışı diğer mirasçılar ... , ..., ..., ... ve ... adına senetsizden tespit edildiği, askı ilan süresi içerisinde tespite itiraz edilmemesi nedeniyle kadastronun 15.06.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekili; Bartın ili, Ulus ilçesi, ... köyü 1 07... parselde, 1 08... parselde, 1 08... parselde, 1 10... parselde, 1 10... parselde, 1 10... parselde, 1 20... parselde ...'in hisse oranının 10/24 olarak kayıtlı olduğunu, bu parsellerin tapu kayıtlarında "edinme sebebi" olarak; 6/24 hisse sahibi ... ile 2/24 hisse sahibi ...'in hisselerinin ... tarafından 09.02.2009 tarihli 50.000,00 TL ve 100.000,00 TL'lik senetlerle satın alındığı açıklaması bulunduğunu, Bartın Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2014 tarihli ve 2010/499 Esas, 2014/242 Karar sayılı kararı ile ... ile ...'in hisselerinin satışına ait 09.02.2009 tarihli 50.000,00 TL ve 100.000,00 TL'lik iki senetteki imzaların ...'e ait olmadığının tespit edildiğini ve davalı ...'in üzerine atılı özel belgede sahtecilik eyleminin sabit olması nedeniyle 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, kararın 09.07.2014 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek 1 07... parselde, 1 08... parselde, 1 08... parselde, 1 10... parselde, 1 10... parselde, 1 10... parselde, 1 20... parselde kayıtlı olan ...'in hisse oranının 2/24 olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davacılar vekili 12.05.2025 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında HMK'nın 31. maddesi gereğince yaptırılan açıklamada, dava konusu taşınmazlarda iptal edilecek 6/24 hissesinin ... adına, 2/24 hissesinin ise ... adına kayıt ve tescilini talep etmiştir. Davalı vekili; müvekkili aleyhinde dava açan tarafın dava açmakta herhangi bir hukuki yararı bulunmadığını, hukuki yararın bulunmasının dava şartlarından olduğunu, müvekkilinin davacının iştirak hissesini üzerine devralmadığını, müvekkil ...'in söz konusu taşınmazlarla ilgili olarak ... ile ...'in hisselerini devraldığını, davacının arabulucuya başvurmadan dava açtığını ileri sürerek dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların dava konusu taşınmazlarda davalının payının yolsuz tescil neticesinde fazla şekilde tescil edildiğini ve dava konusu taşınmazlarda iptal edilecek 6/24 hissesinin ... adına, 2/24 hissesinin ise ... adına kayıt ve tescilini talep etmişlerse de, davacıların kardeşleri adına tapu iptali ve tescil davası açmaya aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların miras payı olan 2/24'er payın adlarına tespit ve tescil edildiği, davalı ... üzerine yazılan mirasçılar ... ve ... adına tapu iptali ve tescil davası açmaya aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gibi davacıların kadastro tespitinden önceki nedene dayanarak dava açtıkları, kadastro tutanaklarının kesinleştiği 15.06.2010 tarihinden dava tarihi olan 06.02.2025 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin de geçtiği, Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve duruşma istemi değerden reddedilip, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.