Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6421 E. 2026/116 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6421
Karar No
2026/116
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1970 E., 2024/732 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dava konusu taşınmazın 1963 yılında yapılan toprak tevzii çalışmaları sonucunda 53 numaralı Toprak Tevzii Komisyonunca 11 parsel sayılı taşınmazın ifrazıyla 53, 54, 55... sayılı parsellerin oluştuğu, 55 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tespit ve tescil edildiği, dava konusu 49 parselin ise 55 sayılı parselden revizyon gördüğü anlaşılmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonucunda ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 19... parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına tescil edildiğini ancak taşınmazın davacı ve ailesi tarafından 100 yılı aşkın süredir kullanıldığını ileri sürerek taşınmazın davalı Hazine adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1963 yılında yapılan toprak tevzii çalışmaları sonucunda 53 nolu Toprak Tevzii Komisyonunca mera olarak tespit edildiğini, kadimden beri mera vasfında olduğunu, dava konusu yerin Toprak Tevzi Komsiyonunun 55 numaralı parselinden revizyon gördüğünü, 1967 tarihli Toprak Tevzi Komisyonunca düzenlenen tablendigatif tutanağında, çekişmeli taşınmazların köyün orta malı mera olduğunun bildirildiğini, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın Devletin hüküm tassarrufu altındaki yerlerden olmadığı, yapılan hava fotoğrafları incelemesinde taşınmazın kadastro çalışmaları öncesinde çayır ve biçenek olarak kullanıldığının ispat edildiği gerekçeleriyle davanın kabulüne dair verilen karar üzerine Bölge Adliye Mahkemesice; Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14... /1. maddelerinde açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, kadastro tespit tarihi esas alınarak kazanım şartlarının değerlendirilmiş olmasının yasaya uygun olmadığı, ancak sonucu itibari ile doğru olduğu belirtilip kararın gerekçesinin düzeltilmesine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalı Hazine vekilinin temyiz başvurusu üzerine Dairece; mahallinde yeniden keşif yapılarak davacının dava konusu taşınmazdaki zilyetliğinin açıklattırılması ve senetsizden davacı ve babası adına kazanımların araştırılması gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14... /1. maddelerinde açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, kadastro tespit tarihi esas alınarak kazanım şartlarının değerlendirilmiş olmasının yasaya uygun olmadığı, ancak sonucu itibari ile doğru olan kararın gerekçesinin düzeltilmesine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak; Bölge Adliye Mahkemesince 12.04.2021 tarihli kararla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kabulüne karar verildikten ve Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildikten sonra Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararı üzerine daha önce kaldırdığı İlk Derece Mahkemesi kararının yeniden kaldırılmasına karar verilmek suretiyle hüküm tesis edilmesi doğru değildir.

Ne var ki anılan hususun giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasından "A-Davalı Hazinenin istinaf başvrusunun kabulü ile; ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.07.2020 tarih, 2018/276 Esas ve 2020/224 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, B-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası (b) bendinin 2. maddesi uyarınca düzelterek yeniden karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;" cümlelerinin çıkartılması suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/6421, K. 2026/116, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-6421-e-2026-116-k-f6d5c7d29455