Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/556 E. 2025/5973 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/556
Karar No
2025/5973
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/96 E., 2024/177 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ahlat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/107 E., 2022/183 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; 1772 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına kayıtlı iken 07.04.2010 tarihinde davalı ... Belediyesine satış sureti ile devredildiğini ancak satış bedelinin ödenmediğini, davalı İdarenin yetkililerinin bugüne kadar davacıyı oyaladıklarını, dava konusu taşınmazın temlik edildiği dönemde davacının akrabası olan ...’in belediye başkanı olduğunu, satış işlemi yapıldıktan kısa bir süre sonra belediye başkanının öldüğünü, davacının da taşınmazın bedelini alamadığını, kayıtlar incelendiğinde taşınmazın bedelinin ödenmediğinin açıkça görüleceğini, davacının iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın devir işleminin iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın bedeli olan 1.500.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; 06.06.2000 tarihinde dava konusu taşınmaz için belediyenin kamulaştırma kararı aldığını, 20.07.2000 tarihinde Ahlat Kaymakamlığınca uygun bulunarak kamulaştırma yoluyla taşınmazın satın alındığını, davacıya satış bedelinin ödendiğini, kamulaştırma bedelinin davacının babası ve amcasına ait olan şirkete 14.08.2000 tarihinde gönderildiğini, taşınmaz bedelinin ödenmediği iddiasının doğru olmadığını, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; resmi senette bedelin ödendiğinin belirtildiği, davalı ... kayıtlarına göre ödemenin davacının talebi doğrultusunda üçüncü kişiye yapıldığı, aksi iddianın yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, davacı iradesinin hile ile fesada uğradığı iddia olunmuş ise de dinlenen tanık beyanlarından davalının kasten hatalı bir kanı uyandırmak amacı ile hareket ettiğini ispatlamadığı, işlemlerin hile ile yapıldığını gösterir herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine ve 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilinin talebi üzerine 12.10.2022 tarihli tavzih kararı ile davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 168.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ve 18.11.2022 tarihli tavzih kararı ile davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 168.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararının davacı vekili tarafından istinaf edilemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacının satış sonrası satış bedelinin çeşitli nedenlerle tahsil edilemediğini ileri sürdüğü, resmi akitte ise bedelin satıcı tarafından tahsil edildiğinin belirtildiği, resmi belgenin aksinin ise davacı tarafından usulünce ispatlanamadığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteğinin HMK’nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın, satış sözleşmesi gereği davalı tarafın edimini yerine getirmediğinden açıldığını, davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığını, savunmasına itibar edilemeyeceğini, gönderilen paranın satış bedeli olduğu kabul edilse dahi ödemenin doğru kişiye yapılmadığını, davalının satış bedelini ödediğini ispatlaması gerektiğini, hukuki nitelendirmenin hatalı yapıldığını, davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle eldeki davanın açıldığını, davalının satış bedelini 14.08.2000 tarihinde ödediğini savunduğunu ancak temlikin 07.04.2010 tarihinde yapıldığını, davalının satış işlemi sırasında davacıya taşınmazın bedelini ödediklerine ilişkin bir iddialarının bulunmadığını, davalının belirttiği üzere 14.08.2000 tarihinde ... Tavukçuluk Şirketine ödenen ücretin 10 yıl sonraki işlemin satış bedeli olarak kabul edilebilir olup olmadığı hususunda bir karar verilmesi gerektiğini, satış senedindeki ödemenin yapılmadığının davalı tarafından da kabul edildiğini, tavzih kararının da hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.

Dosya içeriğinden; davacının maliki olduğu 1772 parsel sayılı taşınmazın 06.09.2000 tarihinde dava dışı vekil ... tarafından 7.000,00 TL bedelle davalı Belediyeye satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmıştır.

Hemen belirtmek gerekir ki, hükmün tavzihini düzenleyen HMK’nın 305. maddesinde hükmün açıklanması veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesi; HMK’ya 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen 305/A maddesinde ise, hükümde eksik bırakılan hususların hükme eklenmesi amaçlanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince 06.09.2022 tarihli karar ile 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, 12.10.2022 tarihli tavzih kararı ile davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 168.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ve 18.11.2022 tarihli tavzih kararı ile davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 168.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş ise de maktu takdir edilen vekalet ücretinin nispi olarak değiştirilmesine 6100 sayılı HMK'nın 305/A maddesi kapsamında imkan bulunmadığı; 06.09.2022 tarihli kararda “Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan 03.09.2022 tarihli 31942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde hüküm tesis edilmiş ise de dava reddedildiğine göre vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesi gerektiği açık olup anılan bu hususun maddi hata olduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesinin 12.10.20 22... .11.2022 tarihli ek kararlarının ortadan kaldırılması gerekmiştir.

Davacı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazına gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından işin esasına yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 12.10.20 22... .11.2022 tarihli ek kararlarının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 15.10.2024 tarihli kararına yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/556, K. 2025/5973, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-556-e-2025-5973-k-920aae9a60eb