Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5010 E. 2025/5698 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5010
Karar No
2025/5698
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/186 E., 2025/18 K.

Mahkemece verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı ...; vergi kaydı, miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli 1 80... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır.

Asli müdahiller ... ve arkadaşları, taşınmazın köy yolu ve köy boşluğu niteliğinde olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır.

II. CEVAP Davalılar; irsen intikal eden zilyetliğe ve tapu kaydına tutunarak davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece; davacının muristen intikal eden zilyetliğe dayandığı, TMK'nın 702. maddesi gereğince tüm mirasçıların birlikte dava açması gerektiği, davacının tek başına taşınmazın tümünün adına kaydını talep etmesi nedeni ile HMK'nın 114/1-d gereğince aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, asli müdahiller yönünden ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.10.2020 tarih, 2017/2866 Esas, 2020/3955 Karar sayılı kararıyla: ''Davacının, aralarında miras ilişkisi olmayan davalıya karşı, taşınmazın öncesinin kendisinin mirasbırakanına ait olduğunu ileri sürerek dava açtığı; yargılama sırasında ise önceki zilyet babasının sağlığında taşınmazı kendisine vererek teslim ettiğini belirtmek suretiyle davasını açıkladığı, şu halde iddianın ileri sürülüş biçimine göre çekişmeli taşınmazın terekeye dahil bir taşınmaz niteliğinde olmadığı anlaşılmakla davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından söz edilmeyeceğine göre tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi'' gereğine değinilmek suretiyle kararın bozulmasına hükmedilmiştir.

C. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu; ispat yükü kendisinde olan davacının çekişmeli taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının lehine oluştuğu iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiş, bilahare 12.03.2025 tarihli ek karar ile uyuşmazlık yönünden verilen kararın miktarı itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle davacı tarafın temyiz dilekçesinin reddine hükmedilmiştir.

D. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

E. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, eldeki uyuşmazlık yönünden daha evvel Yargıtay tarafından temyiz incelemesi yapıldığı, öncesinde temyiz incelemesine tabi tutulmuş bir dosya yönünden bozma kararından sonra temyiz isteğinin reddine hükmedilmesinin usul yönünden mümkün olmadığını; öte yandan, toplanan delillere ve yerel bilirkişi ile tanık anlatımlarına göre dava konusu taşınmaz yönünden davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu hususunun ispat edildiğini, dayanak vergi kaydının taşınmaza aidiyetinin yöntemince belirlendiğini, buna rağmen delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğünü belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

F. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Kadastro sonucu, Bingöl ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 80... parsel sayılı 1.691,55 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/4’er paylarla ... ve müşterekleri adına tarla vasfıyla tespit ve tescil edilmiştir.

2. Mahkemece yazılı şekilde davacı tarafın temyiz dilekçesinin miktar yönüyle reddine hükmedilmiş ise de; eldeki davanın kadastro öncesi nedene dayalı olarak genel mahkeme huzurunda açılan tapu iptali ve tescili davası hüviyetinde olduğu, 28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53. maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile "Kadastro Mahkemesinin veya askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir." hükmü getirildiği gibi, dava dosyasının daha evvel temyiz isteğiyle Yargıtay denetiminden de geçtiği anlaşılmakla Mahkemenin 12.03.2025 tarihli ek kararı kaldırılarak temyiz incelemesi yapılmıştır.

3. Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,

Harç peşin alındığından harç tahsiline yer olmadığına,

Dosyanın Karlıova Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5010, K. 2025/5698, T. 04.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5010-e-2025-5698-k-66377d6ad49b