Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4980 E. 2026/341 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4980
- Karar No
- 2026/341
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/267 E., 2025/190 K.
Dava, sahtecilik ve hile hukuki nedenlerine dayalı bedel istemine ilişkindir.
Davacı; davalı oğluna ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki dava konusu 12268, 12270, 12271, 122 72... parsellerdeki paylarını bağışlamak isterken, davalı oğlunun hilesi sonucunda satış işlemi yapıldığını, bedel ödenmediğini, davalının bedeli ödediğine dair sahte banka dekontu tanzim ettirdiğini ileri sürerek dava konusu payların dava tarihindeki değeri olarak şimdilik 100.000 TL bedelin faiziyle birlikte tahsilini istemiş, 122 70... parseller yönünden davasını atiye bıraktığını bildirmiş ancak davalı taraf buna muvafakat etmemiş, aşamada davacının ölümü üzerine tereke temsilcisi davayı takip etmiş, tereke temsilcisi vekilince dava konusu taşınmazlardaki payların tamamının keşfen tespit edilen değeri üzerinden nispi peşin harç ikmal edilmiştir.
Davalı; davacının bizzat imzaladığı satış senedine istinaden bedelin davacıya ödendiğini, bedelde muvazaa iddiaların yazılı delil ile ispatı gerektiğini, taşınmazı hem hibe etmek isteyip hem de bedel isteminde bulunmanın çelişkili olduğunu, aynı taşınmazlar hakkında aynı işlemle ilgili açılan iptal - tescil davasının reddine dair kararın onararak kesinleştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
... 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.05.2013 tarihli kararıyla; davacının aynı sebep ve konuda açtığı ve reddedilerek kesinleşen tapu iptali ve tescil davasının kesin delil olduğu, hata, hile, gabin ve sahtecilik iddialarının kanıtlanamadığı, kesinleşen davanın eldeki dava için kesin delil teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine Dairenin 24.02.2015 tarihli ve 2013/16710 Esas, 2015/2772 Karar sayılı kararıyla; ödemeye ilişkin banka kayıtlarındaki davacının imzaları hakkında imza araştırması yapılmadığı gerekçesiyle kararını bozulmasına karar verilmiştir.
... 10. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30.06.2020 tarihli karar ile; ödemenin yapıldığı ortak hesabın davalının imzasıyla açıldığı, banka dekontu imha edildiğinden asılları üzerinde inceleme yapılmadığı, fotokopi üzerinden yapılan incelemenin de hükme esas alınamayacağı, resmi senede göre bedelin ödendiği, bedelin bankadan ödendiği savunmasının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın tereke temsilcisi ve mirasçı vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairenin 13.01.2022 tarihli 2020/3549 Esas, 2022/223 Karar sayılı kararıyla; önceki bozmada belirtilen şekilde inceleme yapılarak sahtecilik iddiası yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu, ancak iptal ve tescil davasında hile hukuki sebebine dayanılmadığı dikkate alınarak eldeki davada hile sebebine ilişkin olarak davalı tarafın tanıklarını bildirmesi için süre verilmesi, taraf tanıklarının dinlenmesi, dosyanın tüm delillerle değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Devir sonrası ... 48. Asliye Hukuk Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tanıkların devre ilişkin doğrudan bilgileri olmadığı, davalı ile husumetli tanığın beyanlarına itibar edilmediği, diğer tanıkların beyanlarına göre davacı ile davalının devirle ilgili toplantı yaptıkları, davacının taşınmazları davalıya satacağını söylediği, "Hayırlı olsun" dediği, bedelin davacıya davalı tarafından ödendiğini beyan ettikleri, hilenin bulunmadığı, davacının hisselerini kendi iradesiyle devrettiği, resmi senede göre bedelin tamamının nakden ve peşin olarak davacı tarafından alındığının sabit olduğu, senetteki imzanın davacıya ait olduğunun kesinleşen Mahkeme kararıyla sabit olduğu, davalının bedeli bankadan ödediğine dair savunmasının olmadığı, bedelin ödenmediğine ve hilenin varlığına dair iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, 915.653,33 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı tereke temsilcisi vekili ile davacı mirasçılarından ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, tereke temsilcisinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacının dava sırasında ölümü üzerine eldeki davada davacının terekesini temsil etmek üzere ...'ün atanması ile 4721 sayılı Kanun'un 640. maddesi uyarınca davacının mirasçılarının terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalktığından, mirasçı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Peşin yatırılan 615,40 TL temyiz harcının ise istek hâlinde mirasçı ... 'ya iadesine,
Tereke temsilcisi vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıdaki yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden tereke temsilcisinden alınmasına, Dosyanın ... 48. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.