Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4787 E. 2025/4433 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4787
Karar No
2025/4433
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/718 E., 2024/733 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/394 E., 2023/283 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı; maliki olduğu 30 parsel sayılı taşınmazdaki 5 nolu bağımsız bölümü hile ile dava dışı ...e satış suretiyle devrettiğini, ...in de taşınmazı muvazaalı olarak davalı ...’ya devrettiğini, Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/ 390 Esas sayılı dosyası ile ... ve .........aleyhine tapu iptali ve tescil davası açtığını, Mahkemece davanın reddine karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun kabul edilerek hükmün kaldırıldığını ve yeniden hüküm kurularak tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verildiğini, kararın derecattan geçerek kesinleştiğini, ancak davalı ...’nın taşınmazı muvazaalı olarak davalı ...’a satış suretiyle devrettiğini, davalı ...’in kötü niyetli olup taşınmaz üzerindeki “davalıdır “ şerhine rağmen taşınmazı devraldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin taşınmazın devir tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ...; taşınmazı bedeli karşılığı davalı ...’dan satın aldığını, iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ...; taşınmazı emlakçı vasıtası ile davalı ...’a sattığını, taşınmaz üzerindeki “davalıdır” şerhinin satışa engel bir durum teşkil etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/390 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verildiği, yargılama sırasında dava konusu taşınmaza ihtiyati tedbir konulmadığı ancak Mahkemece 25.08.2015 tarihinde dava konusu taşınmazın üzerine davalıdır şerhi konulduğu, bu şerhin taşınmazın mülkiyetinin el değiştirmesini engellemediği, ancak bilgilendirici mahiyette olduğu, yargılama sırasında dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından 26.07.2018 tarihinde davalı ...'a satıldığı, bu halde davalının satın alma tarihi itibariyle taşınmazın mülkiyetinin ihtilaflı olduğunu bildiğinin kabulü gerektiği, zira çekişmeli hakların tapuya şerhi ile üçüncü kişilerin iyiniyet iddiasında bulunamayacağı, bu nedenle davalı ...’in iyiniyetli olmadığı ve TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı, davalı ...’nın kayıt maliki olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...’nun önceki kayıt maliki olup eldeki tapu iptali ve tescil davasında pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, son kayıt maliki olan davalı ...’ın ise davaya konu taşınmazı tapu kaydında "davalıdır" şerhi ve İİK m.28 şerhi bulunmasına rağmen satın aldığı, bu nedenle iktisabında iyiniyetli olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, dolayısıyla TMK’nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin 465.000,00 TL olup hükmedilmesi gereken karar ve ilam harcının ise 31.764,15 TL olduğu, Mahkemece eksik karar ve ilam harcına hükmedildiği gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 11.07.2023 tarihli karar celsesine mazeret dilekçesi verilmesine ve mazeretin belgelendirilmesine rağmen Mahkemece haksız olarak bu mazeretin kabul edilmediğini ve hüküm verildiğini, sözlü yargılama günü tayin edilmediğini, davacı tarafın ihtiyati tedbir kararını yerine getirmediğini, bu durumun olumsuz sonuçlarının davalıya yükletilemeyeceğini, taşınmaz üzerinde bulunan “ davalıdır” şerhinin satıma engel bir kısıtlama olmadığını, davalı ...’in iyiniyetli olduğunu, emlakçı vasıtası ile dava konusu taşınmazın satışının yapıldığını, davacının ıslah dilekçesi ile talebini bedele dönüştürdüğünü, bu nedenle tapu iptali ve tescil hükmü verilmesi imkanının ortadan kalktığını, davacının davasını ispat edemediğini, davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının maliki olduğu 30 parsel sayılı taşınmazdaki 5 nolu bağımsız bölümü 24.07.2015 tarihinde dava dışı ...’e satış suretiyle devrettiği, ...in de taşınmazı 04.08.2015 tarihinde davalı ...’ya, onun da 26.07.2018 tarihinde davalı ...’a devrettiği anlaşılmaktadır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Ne var ki, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince önceki kayıt maliki davalı ... için, her ne kadar kayıt maliki olmadığı gerekçesiyle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de hile hususu, niteliği itibariyle haksız fiil olup davanın kabul edilmiş olması halinde son kayıt maliki davalı ... ve taşınmazın önceki maliki davalı ...’nın da yargılama giderlerinden birlikte sorumlu tutulacağı tartışmasızdır. Somut olayda hilenin sabit olduğu ve son kayıt maliki ...in TMK’nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanamayacağı kabul edilerek davanın kabulüne karar verildiğine göre davalı ... ile taşınmazın önceki maliki davalı ...’nın yargılama giderlerinden birlikte sorumlu olacakları tartışmasız olup davalı ... yönünden, kayıt maliki olmaması nedeniyle davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru değildir. Ancak bu husus temyiz konusu yapılmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’dan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4787, K. 2025/4433, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-4787-e-2025-4433-k-fdbaddd9e4ea