Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4246 E. 2025/4428 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4246
Karar No
2025/4428
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/56 E., 2024/167 K.

Mahkeme kararı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

II. CEVAP Davalılar; davacının iki daire karşılığında dava konusu taşınmazlardaki paylarını devrettiğini, anlaşma gereği iki dairenin davacıya verildiğini, davacının, mirasbırakanın erkek çocuklarının telkinleriyle eldeki davayı açtığını belirterek davanın reddini istemişlerdir..

III. MAHKEME KARARI Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.02.2016 tarih, 2014/709 Esas, 2016/30 Karar sayılı kararıyla; iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine Dairenin 14.03.2019 tarih, 2016/6631 Esas, 2019/1911 Karar sayılı kararıyla: eldeki davada aşırı yararlanma (gabin), aldatma (hile) nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğinde bulunulduğu, Mahkemece ön incelemede uyuşmazlığın alacak davası olarak nitelendirildiği, gabin ve hile iddialarının ispatlanamadığı belirtilerek dava konusu taşınmazların temliklerine ilişkin resmi senetler getirtilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemenin 11.02.2021 tarih, 2019/247 Esas, 2021/81 Karar sayılı kararıyla; çekişme konusu 31, 441, 472, 601, 46, 6, 4, 9,16, 18, 2 21... ve 4 36... parsel sayılı taşınmazlar halen davacı adına kayıtlı olduğundan bu parseller yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, diğer parseller yönünden edimler arası aşırı fark olduğu ve gabin iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekillerinin temyiz başvurusunda bulunmaları üzerine Dairenin 03.11.2021 tarih, 2021/1746 Esas, 2021/6400 Karar sayılı kararıyla: davacının 18 parsel sayılı taşınmazdaki payını ve ..............Mahallesi 31, 441, 472, 601, 46, 2, 6,4, 9 parsel, Yalı Mahallesi 6 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını devretmediğinin kayden sabit olduğu, edimler arası açık oransızlığın (objektif unsur) varlığı belirlenerek sonuca gidilmiş ise de "zarar görenin zor durumda kalması veya düşüncesizliği ya da deneyimsizliği” hallerinden birinin bulunup bulunmadığı ve davalıların bu durumdan yararlanmak ve sömürmek kastını taşıyıp taşımadıkları (subjektif unsur) belirlenmeksizin sonuca gidildiği, ayrıca dava konusu edilmeyen Beşirli Mahallesi 18 parselde (kamulaştırma işlemi ile ifrazen 22 parsel oldu.) bulunan 15 nolu bağımsız bölümün tapu kaydı iptal edilerek davalı ... adına tescil edilmesinin de hatalı olduğu, dava konusu ............. Mahallesi 1 parsel hakkında da olumlu-olumsuz hüküm kurulmamasının ve .............Mahallesi 6 parsel sayılı taşınmazın dava konusu edilmesine rağmen 16 parsel sayılı taşınmaz dava konusu edilmiş gibi hüküm kurulmasının, ıslah ile dava konusu edilmeyen taşınmazların davaya dahil edilmesinin mümkün olmadığı ve ................. Mahallesi 4 36... parsel ile ................ 1 07... parsel sayılı taşınmazların kabul kapsamına alınmasının da isabetsiz olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemenin 21.06.2022 tarih, 2022/136 E., 2022/207 K. sayılı kararıyla; çekişme konusu 2 28... , 441, 472, 601, 2 16... , 2 21... , 2 38... , 4, 9, 34... , 17 95... , ve 14 64... parsel sayılı taşınmazlar halen davacı adına kayıtlı olduğundan bu parseller yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine; 14 91... , 18 00... , 17 94... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin tapu iptali ve tescil isteği ile 17 94... parsel sayılı taşınmaza ilişkin tazminat isteği yönünden gabin iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 12.09.2023 tarih, 2022/8205 Esas, 2023/4275 Karar sayılı kararıyla:.........Mahallesi 4 36... parsel ile ............. Mahallesi 1 07... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak ıslah ile dava konusu edilmeyen taşınmazların davaya dahil edilmeyeceği, bu taşınmazlara ilişkin usulünce açılmış dava bulunmadığı gerekçesiyle taşınmazlar hakkında hüküm tesis edilmemesinin bozmaya uygun olduğu, ancak doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü olup davaya konu 14 61... parsel sayılı taşınmazın 29.07.2013 tarihli imar uygulaması ile 17 94... parsel olduğu, onun da 02.01.2018 tarihli ifraz işlemi ile 17 94... ve 9 parsel sayılı taşınmazlar olduğu anlaşılmakla, bozma ilamında maddi hata ile ...............Mahallesi 1 sayılı parsel hakkında olumlu-olumsuz hüküm kurulmamasına işaret edilmiş ise de, kapanan kayıt üzerinden hüküm kurulmasının doğru olmadığı, 14 61... parsel hakkında davanın reddine karar verildiği halde gittiği parseller olan 17 94... ve 9 parseller yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin de çelişki oluşturduğu, ayrıca tapu iptali ve tescil isteği kabul edilen taşınmazlara ilişkin hüküm tesis edilirken davacının payı oranında iptali ile kalan payların davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, davalılar adına da tescil hükmü kurulmasının doğru olmadığı; diğer taraftan, dava konusu 14 91... , 18 00... , 17 94... parsel sayılı taşınmazlar yönünden keşfen saptanan ve 17 94... sayılı taşınmaza ilişkin kabul edilen 833.761,84 TL tazminat miktarı üzerinden yargılama sırasında harç ikmali yapıldığı da gözetilerek davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken noksan vekalet ücretine hükmedilmesinin de isabetsiz olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararıyla; ıslahla davaya dahil edilen ve usulünce dava açılmayan dava konusu...Mahallesi, 4 36... ve ............. Mahallesi 1 07... parsel sayılı taşınmazlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu 2 38... , 3 44... parsel (eski 441 parsel), 3 44... parsel (eski 472 parsel), 3 43... parsel (eski 601 parsel), 2 16... , 2 21... , 2 38... , 2 38... , 34... ve 17 95... parsel (ifraz öncesi 18 parsel) sayılı taşınmazların halen davacı adına kayıtlı olduğu anlaşıldığından anılan taşınmazlar yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine; dava konusu 17 94... , 18 00... , 14 91... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iddianın kanıtlandığı, taraflar arasında yapılan satış sözleşmesinde edimler arasında fahiş fark bulunduğu, davacının tecrübesizliğinden yararlanılarak satışın yapıldığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne, 17 94... parsel sayılı taşınmaz yönünden de aynı gerekçe ile bedel isteğinin kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 4 36... ve 1 07... parsel sayılı taşınmazlar yönünden verilen kararın hatalı olduğunu, Mahkemenin ikinci kararı yönünden davalıların temyizden feragat ettiklerini ancak bu dilekçenin dikkate alınmadığını, feragatin hüküm kesinleşinceye kadar yapılabileceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; gabin iddiasının kanıtlanamadığını, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, taraflar arasında dava konusu edilen tüm devir işlemlerini birlikte içeren bir sözleşmenin varlığının dahi sübuta ermediğini, murisin ölümünden sonra karşılıklı yapılmış devirlerin bir sözleşmenin edimleri gibi kabul edilerek gabin iddiasında bulunulmasının da hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; gabin iddiasına yönelik sübjektif unsurun değerlendirilmediğini, davacının kendisinde olduğunun ileri sürdüğü bir takım rahatsızlıkların kişinin algılama yeteneğini tamamen veya kısmen ortadan kaldıracak, kişinin yanlış karar vermesine, istismar edilmesine yol açacak bir nevrotik bozukluk olmadığını, bu yöne ilişkin sağlık raporu alınması yönündeki taleplerinin ise dikkate alınmadığını, davacının ekonomik durumunun araştırılmadığını, devir işlemlerinin yapıldığı sırada davacının gerçekten yoksulluk / acil ihtiyaç içinde olup-olmadığının tespit edilmediğini, tanık beyanlarından işlemin murisin iradesi doğrultusunda yapıldığının anlaşıldığını, gabin iddiası yönünden objektif unsurun da gerçekleşmediğini, 17 94... parsel sayılı taşınmaz yönünden Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/525 Esas sayılı acele kamulaştırma dosyasında kamulaştırma bedelinin 856.700,00 TL olarak belirlendiğini, bu bedelin payları oranında hak sahiplerine ödendiğini daha sonra açılan davada ise kamulaştırma bedelinin 1.038.097,59 TL olarak tespit edildiğini ve acele kamulaştırma dosyasında ödenen bedel mahsup edildikten sonra bakiye 181.397,59 TL'nin hak sahiplerine ödenmesine karar verildiğini ancak ödenecek olan bu ilave bedelin ilgili dosyada konulan tedbir nedeniyle davalılara ödenmediğini, bu husus dikkate alınmadan davalıların kendilerine ödenmeyen bedelden de sorumlu tutulduklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, aldatma (hile) ve aşırı yararlanma (gabin) hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Hemen belirtmek gerekir ki, Mahkemenin 21.06.2022 tarih, 2022/136 E., 2022/207 K. sayılı kararıyla iddianın kanıtlandığı gerekçesi ile 14 91... , 18 00... , 17 94... parsel ve 17 94... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verildiği ve bu kararın davalılar tarafından temyiz edilmediği gözetildiğinde anılan taşınmazlar yönünden verilen davanın kabulüne ilişkin kararın davacı lehine kazanılmış hak oluşturduğu açıktır. Davalılar vekillerinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.

Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; Davacı vekili 28.10.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile...Mahallesi 4 36... parsel ile ...............Mahallesi 1 07... parsel sayılı taşınmazları da dava konusu ettiklerini bildirmiş olup Dairenin 12.09.2023 tarih, 2022/8205 Esas, 2023/4275 Karar sayılı kararında belirtildiği şekilde ıslah ile dava konusu edilmeyen taşınmazların davaya dahil edilmeyeceği, bu taşınmazlara ilişkin usulünce açılmış dava bulunmadığı gözetilerek anılan taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik yoktur. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.

Davacı ve davalılar vekillerinin öteki temyiz itirazına gelince; Bilindiği üzere; HMK’nın 297/2. maddesinde “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Yasa maddesinin bu açık hükmüne göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.

Somut olayda, Mahkemenin 21.06.2022 tarih, 2022/136 E., 2022/207 K. sayılı kararıyla çekişme konusu 2 38... parsel sayılı taşınmaz halen davacı adına kayıtlı olduğundan bu parsel yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği halde anılan kararın bozulması üzerine verilen 06.06.2024 tarihli temyize konu kararda dava konusu 2 38... parsel sayılı taşınmaz yönünden olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamıştır.

Ne var ki; anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalılar vekillerinin değinilen yönden temyiz itirazlarının kabulü ile, 06.06.2024 tarihli hükmün 2. bendinde geçen “Meces Mevki 2 38... parsel” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “.............2 38... parsel ve 2 38... parsel” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine,

Dosyanın Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4246, K. 2025/4428, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-4246-e-2025-4428-k-62edbc7a5d57