Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4095 E. 2025/4076 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4095
- Karar No
- 2025/4076
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/160 E., 2025/21 K. DAHİLİ DAVALILAR : ... vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ...
İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... vekili, dahili davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili İskenderun ilçesi .. köyü ... mevkii sınırlarında bulunan taşınmazın malik sıfatıyla zilyedi olduğunu, 1929 yılında Fransızlar tarafından tapulama yapıldığını ancak ormanlık alan ve civarının tapulama dışı kaldığını, bu esnada söz konusu yerin ... ... tarafından kullanıldığını, davacının taşınmazı 1981 yılında ... ...'ten satın aldığını ve 1981 yılından itibaren nizasız ve fasılasız kullandığını ileri sürerek taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, davacının bu yere zilyet olmadığını, Türk Medeni Kanunu’nun 713/6. maddesi gereğince taşınmazın Hazine adına tescili gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Dahili davalı ... ve ... vekilleri cevap dilekçelerinde; davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.12.2015 tarihli ve 2013/391 Esas, 2015/829 Karar sayılı kararıyla; davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.324, 76... taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, eksik araştırma ve inceleme yapıldığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 14.09.2023 tarihli ve 2021/242 Esas, 2023/61 Karar sayılı kararıyla, eksik harcın verilen kesin sürede ikmal edilmediği gerekçesiyle davacının davasının reddine, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairece, Mahkemenin eksik harç miktarını hatalı ihtar etmesi nedeniyle kesin sürenin usule uygun olmadığı belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.324, 76... taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taşınmazı imar ve ihya etmediğini, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluşmadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; imar planında yol ve park olarak görünen kısımların Belediye adına terkini gerekirken davacı adına tescilinin hatalı olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırmayla karar verildiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Davacı ...; ... ili İskenderun ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 19 26... yılları arasında yapılan Fransız Kadastro çalışmaları sırasında tampon bölge olduğu gerekçesiyle tespit harici bırakılan taşınmaz bölümü hakkında satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; davacı ...'ın 1970 doğumlu olduğu, dava konusu taşınmazı 1981 yılında satın aldığını belirtmişse de davacının yaşı itibariyle 1981 yılında taşınmazın ne zilyetliğini ne de mülkiyetini elde edebilecek yaşta olmadığı; diğer yandan 05.06.2014 tarihli keşifte dinlenilen davacı tanıkları .... .. ve .. .... dava konusu taşınmazı 1981 yılında davacının babasının dava dışı ... ...'ten satın aldığını ifade ettiği, bu tanıkların 15.04.2022 tarihli keşifte mahalli bilirkişi olarak dinlendiği ve dava konusu taşınmazı davacının satın aldığını beyan ederek çelişkili beyanlarda bulunduğu, hem bu çelişkinin giderilmediği hem de çekişmeli taşınmazın davacıya ne şekilde (bağış, satış, taksim vs.) intikal ettiği, bir başka ifadeyle davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan karar verildiği anlaşılmıştır.
Aktif dava ehliyeti dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir. Davacının aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığı belirlenmeden işin esasına girilemez.
Hâl böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle, davacının murisinin verasete esas nüfus kayıt örneği ya da mirasçılık belgesi dosya arasına konularak murisin davacı dışında başka mirasçısının bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, davacı dışında başka mirasçıların bulunması halinde davacıya çekişmeli taşınmazın kendisine ne şekilde (bağış, satış, taksim vs.) intikal ettiğini açıklamak ve delillerini bildirmek üzere süre ve imkan tanınmalıdır.
Mahkemece mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından yeniden seçilecek mahalli bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, keşif sırasında dinlenilecek mahalli bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, zilyetliğin ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, öncesi itibariyle davacının murisine ait olması halinde davacıya ne şekilde (bağış, satış, taksim vs.) intikal ettiği açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkiler giderilmeli; fen bilirkişisine keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir rapor ve kroki düzenlettirilmelidir.
Kabule göre de, davacı ... murisi adına aynı çalışma alanında belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı hususu Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak varsa bu şekilde tespit edilen taşınmazların kesinleşme durumlarını da gösterir biçimde tespit tutanaklarının onaylı örnekleri, kesinleşmiş olanların kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları, hükmen kesinleşenler bulunmakta ise tescil kararları getirtilerek dosya içine konulmalı, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekili, dahili davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı ... 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden dahili davalı Belediyelere iadesine,
Dosyanın İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
30.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.