Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4006 E. 2025/4064 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4006
Karar No
2025/4064
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/411 E., 2024/442 K. Mahkeme kararı davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı; .. ili, ... ilçesi, .. köyünde bulunan batısı yol, kuzeyi 21 parsel ve yol, güneyi yol ile çevrili, dava dilekçesine ekli krokide gösterilen yaklaşık 6 00... 'lik dava konusu taşınmazın en az 40-45 yılı aşkın zamandır malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunu, ancak taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığını ileri sürerek adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.09.2014 tarihli ve 2013/320 Esas, 2014/350 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 18.08.2014 havale tarihli harita mühendisi ......'a ait raporda, (A) ve (D) harfi ile gösterilen toplam 609, 57... 'lik kısma ait taşınmazın davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.11.2017 tarihli ve 2015/13594 Esas, 2017/8144 Karar sayılı kararıyla; “...Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile çekişmeli taşınmazı sınırları içinde bulunduran ilgili ilçe belediyesini davaya dahil etmesi için davacı tarafa süre ve imkan tanınmalı, husumet bu şekilde yaygınlaştırılıp taraf teşkili sağlandıktan sonra iddia ve savunma çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılarak sonuca göre bir karar verilmelidir...” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemenin 25.01.2019 tarihli ve 2018/299 Esas, 2019/30 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, 18.08.2014 havale tarihli fen bilirkişi raporunda, (A) ve (D) harfleriyle gösterilen toplam 609, 57... yüz ölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

Davalı Hazine vekilinin ve davalı ... Belediyesi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.04.2021 tarihli ve 2019/2924 Esas, 2021/4046 Karar sayılı kararıyla; "...Mahkemece, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) ve (D) harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümleri yönünden davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve yasaya uygun olmadığı gibi, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz bölümü ...-Fethiye karayolu sınırında bulunduğu halde Karayolları Genel Müdürlüğü ilgili kamu tüzel kişisi olarak davada taraf konumuna getirilmemiş; çekişmeli taşınmaz bölümlerinin tescil harici bırakılma tarihi ve nedeni ile imar planı kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmamış, taşınmaz bölümleri üzerinde sürdürüldüğü iddia olunan zilyetliğin tespiti bakımından hava fotoğrafı incelemesi yapılmamış, komşu taşınmazlara ait tutanaklar getirtilip uygulanmamış ve dava konusu taşınmaz bölümlerinin karayolu kamulaştırma sahasında kalıp kalmadığı açıklığa kavuşturulmaksızın hüküm verilmesi cihetine gidilmiştir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamına göre, taşınmazın emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra zilyetlik süresinin (20 yıl) geçmesinin zorunlu olduğu dikkate alındığında, bilirkişi raporunda (D) harfi ile gösterilen kısmın dolgu yapılarak yol haline getirildiği, (A) harfi ile gösterilen taşınmazın (C) ile gösterilen 81, 26... 'lik kısmının kamulaştırma sınırı içerisinde kaldığı, (B) ile gösterilen 295, 89... 'lik kısmının ise kamulaştırma sınırı dışında tescil harici alanda kaldığı, keşif sırasında taşınmaz üzerinde 2-3 yaşlarında nar ağaçlarının bulunduğu, bundan başka yabancı ot olan ayrık bitkisi dışında herhangi bir tarımsal faaliyet bulunmadığı, toprak yapısı itibarıyla imar-ihya tamamlanarak tarım arazisi haline getirilme işleminin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece imar-ihyanın gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de ilk keşifte dinlenen tanık ve mahalli bilirkişilerin taşınmazı ulamalı zilyetlikte birlikte 1940-1950' li yıllardan bu yana yaklaşık dava tarihine kadar 70 senedir davacının dedesi ... ve davacı tarafından zilyet edildiğine dair beyanda bulunduklarını, yapılan son keşifte de yine dinlenen mahalli bilirkişilerin taşınmazın davacının dedesi tarafından kullanıldığını, 1950'li yıllarda buğday ve mısır ekildiğini beyan ettiklerini, taşınmazdan yol geçmeden önce bir bütün olarak kullanıldığını, bilirkişilerin hukuki nitelendirme yapma haklarının bulunmadığını, taşınmazda kuru tarım yapıldığının tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarıyla ortaya çıktığını, keşif sırasında taşınmazda yabancı ayrıksı ot bulunmasının sonuca etkili olmadığını, dava tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğunu, eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Davalı Hazine vekili; TMK'nın 713/6. maddesi uyarınca tescil talepleri bulunduğunu, davacının davasının reddine karar verildiğini, bu nedenle taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, ayrıca lehlerine 5.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını, 30.000,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili; davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu ancak davalılar lehine 5.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

... ili, ... ilçesi, ... köyünde 1954 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz bölümleri "özel mülkiyete konu edilmediği" gerekçesiyle tescil harici bırakılmıştır.

Hemen belirtilmelidir ki, hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılıp davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

Somut olayda; davalı Hazine vekili yargılama sırasında dava konusu taşınmaz bölümlerinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/6. maddesi uyarınca Hazine adına tescilini talep etmiş olup Hazine harçtan muaf olduğundan bu talep davaya müdahale niteliğindedir. Öte yandan, 3402 sayılı Yasa'nın 18. maddesi uyarınca tescile tabi nitelikte taşınmaz malların ekonomik yarar sağlanması mümkün olan hallerde Hazine adına tespit edileceği hüküm altına alınmıştır.

Hal böyle olunca, Mahkemece davacı tarafın davası reddedildiğine göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin tescile tabi ekonomik istifadesi mümkün yerlerden olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle davalı Hazine'nin tescil talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulüyle, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, Hazinenin öteki ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı Belediyeye iadesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

30.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4006, K. 2025/4064, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-4006-e-2025-4064-k-26a04ca61842