Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3918 E. 2025/4007 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3918
- Karar No
- 2025/4007
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1571 E., 2024/888 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Palu Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/40 E., 2022/147 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 3 19... , 3 23... , 3 25... ve 67 sayılı taşınmazların hatalı olarak ... adına tespit ve tescil edildiğini ancak taşınmazların irsen intikal ve taksim suretiyle kendisine atalarından kaldığını, kadastro tespiti sırasında taşınmazlara uygulanan vergi kaydının taşınmazları kapsamadığını, davalı Vakfın hayrat vakıf niteliğinde olmayıp taşınmazlarda 1967 yılına kadar zilyetlikle iktisap koşullarının lehine oluştuğunu, davalı Vakfın ise zilyetliğinin bulunmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... mütevellisi ........ cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların bulunduğu ...... ilçesinin tamamının vakıf malı olduğunu, 1958 yılında bölgede yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda 1505 dönüm yerin vakıf adına tespit edildiğini, taşınmazlara kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazları kapsadığını, davacıların taşınmazlardaki zilyetliğinin 20 yıla ulaşmadığını, ayrıca vakıf mallarının zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların vakfiye kapsamında kaldığını, bu nedenle zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazlara uyduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Palu Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen 14.12.2020 tarihli ve 2019/432 Esas, 2020/273 Karar sayılı kararın davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2022 tarihli ve 2021/1872 Esas, 2022/120 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece davacı tarafa, taraf teşkili sağlamak üzere süre ve imkan tanınması, taraf teşkilinin sağlanması halinde dava konusu taşınmazların başka dosyalarda dava konusu olup olmadığının araştırılması, davacı tarafın dayandığı taksim olgusu ve davacı yan yararına belgesiz zilyetlikten kazanılan taşınmaz miktarının araştırılması gerektiğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ..... Vakfının mülhak bir vakıf olup doğrudan ve tamamen hayrat niteliği göstermediği, dosya arasında bulunan vakfiyede hudutları belirtilmeksizin bir takım köy isimlerinin belirtildiği, vakfiyenin ilk olarak 1179 H. (1765 M.) tarihinde düzenlendiği, vakfiyede atıf yapılan vergi kayıtlarının sabit sınırlı olmaması nedeniyle vakfiye kapsamını tayin etme olanağının bulunmadığı, yapılan keşifte vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymadığının anlaşıldığı, taşınmazların davacıya murisinin vefatı sonrası yapılan rıza-i taksimle kaldığı ve davacının taşınmazlarda vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk yasal düzenleme olan 903 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 24.07.1967 tarihinden geriye doğru en az 20 yıl nizasız fasılasız ve aralıksız malik sıfatıyla zilyet olduğunu ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar ... Bey Oğlu ..... Bey Vakfının niteliğine dair Mahkeme tarafından ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmamış ve vakfiye kapsamı tayin edilmemiş ise de gerek dosya içerisindeki Vakıflar Genel Müdürlüğünün yazı cevabına, gerekse aynı Vakıf ile ilgili olarak Yargıtay denetiminden geçmiş pek çok emsal dosya bulunmasına, bu itibarla adı geçen Vakfın doğrudan doğruya hayrat vakıflardan olmayıp İcare-i Vahideli akarından istifade olunan mülhak, sahih ve zürri bir vakıf olduğunun hükmen kabul edilmiş olmasına ve vakfedilmiş malları doğrudan hayrat mal olmadığından zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek nitelikte bulunmasına göre vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Kanun'un yürürlüğünden önce 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki şartların davacı taraf yararına oluştuğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalı ... Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece kabul kararı verilen taşınmazların Temlikname ve Vakfiye kapsamında olduğunu, 1967 yılında kanuna eklenen zilyetlik ile vakıf mallarının kazanılamayacağı hükmünden ötürü davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hava fotoğraflarında söz konusu taşınmazların kullanılıyor olmasının davacı tarafın malik sıfatıyla zilyetliğine karine olmadığını, davacı tarafından mı yoksa başkası tarafından mı kullandığının anlaşılamadığını, Vakfın çekişmeli taşınmazları ekip biçmek üzere 1800'lerden beri kiraya verdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 23... parsel, 3 25... ve 67 parsel, ... Mahallesi 3 19... parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı nedeniyle ... adına tespit ve tapuya tescil edilmiş, dava konusu 3 23... parsel ve 3 25... parselin ... oğlu ...'in, 3 25... parselin .... evlatları ..., ..., ... ve ...'in kullanımında olduğu, ... Mahallesi 3 19... parsel üzerindeki evin ... oğlu ...'e ait olduğu tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden davalı ... Müdürlüğü harçtan muaf bulunduğundan, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.