Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3785 E. 2025/4904 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3785
Karar No
2025/4904
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/859 E., 2025/85 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/104 E., 2023/236 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; Antalya ili, ... ilçesi, ... köyünde 1 38... parsel, 1 03... parsel, 1 59... parsel, 1 57... parsel, 1 57... parsel sayılı taşınmazların tapuda kök muris ... ... adına kayıtlı olması gerekirken memur hatası gereği yolsuz tescille davalıların babası olan ... adına kaydedildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile kök muris ... ...'un mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreye uğramış olduğu, dava konusu taşınmazların 22.12.1992 yılında kadastro çalışması kapsamında müteveffa ... adına tapuya tescil edildiği, davacı tarafın iş bu davayı açmasındaki esas amacının ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/502 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasını sürüncemede bırakmak olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... 04.07.2022 tarihli ve davalı ... 05.07.2022 tarihli dilekçeleri ile; dava konusu taşınmazların dedesi ... ...'a ait olduğunu, memur hatası gereği babası ... üzerine kayıtlı olduğunu, davacıların davasında haklı olduklarını, davayı ve davacıların taleplerini kabul ettiklerini, kabul yönünde karar verilmesini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. Davanın açıldığı Kumluca Kadastro Mahkemesi 11.06.2021 tarihli 2021/283 Esas, 2021/220 Karar sayılı kararıyla; "Mahkemenin görevsizliğine, yetkili ve görevli mahkemenin Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine" karar vermiş; kararın kesinleşmesinden sonra davacı vekili tarafından yazılı olarak talep edilmesi üzerine dosya görevli Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro tespitinin kesinleştiği 22.12.1992 tarihinden itibaren 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle çoktan geçtiği, tapu maliki ...'un dava tarihinden önce 16.07.2020 tarihinde öldüğü ve terekesinin iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmediği, iştirak halindeki mülkiyette mirasçıların birlikte hareket etmesi gerektiğinden mirasçıların bir kısmının davayı açıkça kabulünün geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların tapuda kök muris ... ... adına kayıtlı olması gerekirken memur hatası gereği yolsuz tescille davalıların babası olan ... adına kayıtlandığı, üç davalıdan iki davalının da tescilin yolsuz olduğunu bildiklerinden davayı tereddütsüz kabul ettikleri, İlk Derece Mahkemesi tarafından tanık ve mahalli bilirkişi dinlenilmeden hüküm tesis edildiği, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre yolsuz tescilde hak düşürücü sürenin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin nitelediğinin aksine davanın kadastro tespitinden önceki sebeplere dayalı tapu iptali ve tescil davası değil, yolsuz tescile dayalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Kadastro sonucunda Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde 1 38... , 204, 1 57... , 3 ve 1 59... parsel sayılı sırasıyla 3.499 m², 2.137 m², 28.729 m², 26.090 m² ve 2.763 m² yüz ölçümlü tarla vasıflı taşınmazlar "ceddinden intikalen ve veresesinden taksimen gelme malı olduğu" belirtilerek senetsizden ... oğlu ... adına 19.11.1992 ilâ 21.12.1992 tarihleri arasında ilan edilerek itirazsız 22.12.1992 tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki davanın miras yoluyla gelen hakka dayanılarak 15.06.2022 tarihinde açıldığı, tapuda ölü tespit malikinin kayıt maliki olarak göründüğü ve ... mirasçılarından ... ve ...'un davayı kabul ettiği, bu kişiler dışında da mirasçısının bulunduğu anlaşılmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 22.12.1992 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 15.06.2022 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3785, K. 2025/4904, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-3785-e-2025-4904-k-e95f139f3710