Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5242 E. 2025/4912 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5242
Karar No
2025/4912
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2238 E., 2024/2371 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/679 E., 2024/361 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ordu ili, ... ilçesi, ... Mah. 1 39... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına, Ordu ili, ... ilçesi, ... Mah. 7 84... parselde kain taşınmazın yarı yarıya davalılar adına kayıtlı olduğunu, söz konusu taşınmazların davacıların murisi ... adına kayıtlıyken murisin kız çocuklarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı bir şekilde davalılara devir yaptığını, muris ...'ın 15.09.2021 tarihinde vefat ettiğini, 3 erkek 2 kız çocuğunun bulunduğunu, davalılar murisin gelinleri olup davalı ... murisin oğlu ...'ın eşi, diğer davalı ... de murisin oğlu ...'in eşi olduğunu, muris, erkek çocuklarının mirasından daha çok faydalanması ve müvekkil kız çocuklarının miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla taşınmazları erkek çocuklarına bağışlamak kastıyla muvazaalı olarak gelinlerine satış yaptığını, murisin taşımazları satış olarak devrettiği tarihlerde ekonomik durumu gayet iyi olup adına kayıtlı arsa ve fındık bahçelerin mevcut olduğunu, o dönemde davaya konu taşınmazları davalı gelinlerine satması için ekonomik bir zaruriyeti olmadığı gibi, davalılar da taşınmazları satın alabilecek herhangi bir gelirleri de bulunmadığını ileri sürerek Ordu ili, ... ilçesi, ... Mah. 1 39... parsel davalı ... adına, Ordu İli ... İlçesi ... Mah. 7 84... Parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacıların miras oranları doğrultusunda tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından açılan davayı kabul etmediklerini, davalı ...'ın, mirasçı ... ...'ın eşi; diğer davalı ...'ın da mirasçı ...'ın eşi olduğunu, davacıların murisi ve davalıların kayınpederi olan ...'ın vefatına kadar bakımını ve gözetimini yapan, uzun yıllar boyunca kendisi ile ilgilenenin, davalılar ve onların eşleri olduğunu, miras bırakan ...'ın, vefatına kadar yaklaşık 8 yıl boyunca üç erkek çocuğu ve onların eşleri tarafından dörder ay arayla bakılıp gözetildiğini, bu süreçte murisi hastaneye götüren, onun ameliyat masraflarını karşılayan, evlerinde her türlü ilgi ve alakayı gösteren, ...'ta 58 gün boyunca felçli olarak yattığında yanında refakatçi olarak kalanın davalılar ve onların eşleri olduğunu, hatta 2013-2014 yıllarında muris, ... ... Hastanesinde 3 ay boyunca fizik tedavi için yattığını, burada murisin tüm bakımıyla davalıların ilgilendiğini ve tüm bu masrafların davalıların ve eşleri tarafından karşılandığını, murisin kızlarından ... Kocaeli ili ... ilçesinde ikamet ettiğini, diğer kızı ...'in ise ...'da ikamet ettiğini, davalıların murisin bakım ve gözetimini hiç bir karşılık olmadan yaptığını, davacıların murisin bakım ve gözetimi ile ilgilenmediklerini, murisin, kendisine bakan gelinleri hakkında minnet duygusu içerisinde olduğunu, murisin sağlığında hacca gitmek isteğini, hac parasının davalılar tarafından karşıladıklarını, murisin düzenli bir geliri bulunmadığını, zaman zaman taşınmazlarını üçüncü kişilere satarak ihtiyaçlarını karşıladığını, dava konusu taşınmazların devir tarihinde ve murisin vefatından sonra da murisin pek çok taşınmazının bulunduğunu, yapmış olduğu temliklerin mal kaçırmak amacıyla yapılmadığını savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.04.2024 tarih ve 2022/679 Esas, 2024/361 Karar sayılı kararıyla; muris ...'ın eşi ile birlikte yaşadığı, çocukları ile arasında husumet olmadığı, vefatından önce felç olduğu ve sonrasında 3 oğlu tarafından dönüşümlü olarak bakıldığı, murisin düğün vs. ihtiyaçları olduğunda yerlerini satarak paraya çevirdiği, hacca gitmek istediğinde dava konusu ... Mah. 7 84... parseli satmak istediği, oğullarının da yabancıya satmasını istemediğinden hac masraflarını karşıladıkları ve buna karşılık arsayı aldıkları, arsanın oğulları ... ve ...'in eşleri olan davalılar adına devir edildiği, tüm tanık beyanlarının bu konuda örtüştüğü, devrin bedelsiz olmadığı ve bununla birlikte mal kaçırma kastının bulunmadığının sabit olduğu, diğer ... Mah. 1 39... parsel sayılı taşınmazın da oğlu ...'in çocuğunun rahatsızlığı nedeniyle sosyal sigortadan faydalanmaları amacıyla çiftçilik kaydı yapılması için ...'in eşi ... adına devredildiği, murisin vefat tarihi itibariyle dava konusu taşınmazlar haricinde 17 tane taşınmazının daha bulunduğu, 05.05.2023 tarihli fen bilirkişi raporu uyarınca ... tüm mirasçılarının iştirak halinde malik oldukları, dava konusu taşınmazlar dahil olmak üzere taşınmazların toplam 4.738.157,07 TL değerinde olduğu, dava konusu taşınmazların vefat tarihi itibariyle değerinin 689.613,66 TL olduğu, yapılan kazandırmanın mamelekin yaklaşık %15'i oranında olduğu, malvarlığının büyük ölçüde vefat tarihinde adına kayıtlı olduğu ve mirasçılara intikal ettiği görülmekle İçtihadı Birleştirme Kararında aranan mal kaçırma saikinin dava konusu devir işlemlerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle esastan red kararı verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde; kızlara herhangi bir yer verilmediği sabit olup murisin sağlığında yaptığı faydalandırmalarda kızlarını hiç hesaba katmadığı sadece oğullarını daha fazla faydalandırma amacı güttüğünün ortada olduğunu, murisin kendi çocukları arasında paylaştırma yapması gerekirken gelinlerine devir yapmasının başlı başına murisin mal kaçırma amacını ortaya koyduğunu, dava konusu taşınmazlar haricinde murisin 17 tane taşınmazın kayıtlı olduğu ve mirasçılara intikal ettiği görüldüğünden bahisle mal kaçırma saikinin dava konusu devir işlemlerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verdiğini, öncelikle mirastan kaynaklanan davalarda tereke tespitinin tenkis veya ölünceye kadar bakma akdinden doğan davalarda önem arz ettiğini, tarafınca muris muvazaasından kaynaklı tapu iptal ve tescil davası açılmış olup tenkis veya ölünceye kadar bakma akdinden kaynaklanan bir talebi bulunmadığını, hesabından ziyade davaya konu her taşınmaz için ayrı ayrı muvazaa iradesine bakılması gerekmekteyken Yerel Mahkemece bu hususu gerekçe gösterilmesinin usule aykırı olduğunu, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında ... Mahallesi 1 39... parsel sayılı taşınmazın da oğlu ...'in oğlunun rahatsızlığı nedeniyle sosyal sigortadan faydalanmaları amacıyla çiftçilik kaydı yapılması için ...' in eşi ... adına bedelsiz devredildiğinin belirtildiğini, yine dinlenen tanıkların da murisin oğlunun çiftçi Bağ-Kur'undan yararlanılması için bağış yaptığını beyan ettiğini, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında dahi yapılan işlemin aslında bağış olduğunun belirtildiğini, muris her ne kadar bağış işlemi yapmış olsa da tapuda yapılan bu devrin satış olarak yapıldığını, görünen işlem ile asıl işlem farklı olup muris ve davalıların muvazaalı işlem yaptıklarını, yapılmış olan bu işlemin gerekçeli kararda dahi niteliği itibariyle bağış olarak görünmüş olmasına rağmen ve Yerel Mahkemece muris muvazaasına ilişkin gerekçesinde olayımıza bire bir uyan İBK kararını dayanak göstermiş olmasına rağmen dava konusu devirde muris muvazaası olmadığının kabul edilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosyanın incelenmesinden; Ordu ili, ... ilçesi, ... Mah. 7 84... parselde kayıtlı taşınmazın tam pay ile muris ... adına kayıtlı iken 07.09.1999 tarihli satış işlemi ile 1/2'şer pay alarak davalı gelinleri ... ve ... adına devredildiği; Ordu ili, ... ilçesi ... Mah. 1 39... parsel sayılı taşınmazın tam pay ile ... adına kayıtlı iken 14.01.2003 tarihli satış işlemi ile davalı gelini ... adına tam pay ile devrettiği görülmüştür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5242, K. 2025/4912, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-5242-e-2025-4912-k-67fe93ddb35c