Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3756 E. 2025/3903 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3756
- Karar No
- 2025/3903
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/142 E., 2024/48 K.
Mahkemece, bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede;
Asıl ve birleştirilen 2012/586 Esas sayılı davalar hile hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat isteklerine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2013 tarihli ve 2013/51 Esas, 2013/135 Karar sayılı kararıyla; hile iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen 2012/586 Esas sayılı davanın reddine karar verildiği, kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.12.2016 tarihli ve 2016/9223 Esas, 2016/11314 Karar sayılı kararıyla; yargılama sırasında davacının şizofren hastası olduğuna ilişkin iddialar çerçevesinde dava ehliyetinin olup olmadığının tespiti, dava ehliyeti varsa davaya devam edilmesi, vesayet altına alınması halinde ise vasiye husumete izin kararı ve vekaletnamesini ibraz etmesi için imkan tanınması, anılan usulü işlemler tamamlandıktan sonra işin esası bakımından bir karar verilmesi için kararın bozulduğu, bozmadan sonra 06.07.2017 tarihinde davacı tarafından 71... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak ... ve ... aleyhine ehliyetsizlik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığı, anılan davanın (2017/239 E.) 16.01.2018 tarihinde eldeki dava ile birleştirildiği, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 15.02.2022 tarihli ve 2017/83 Esas, 2022/67 Karar sayılı kararıyla; davacının fiil ehliyetinin bulunduğunun anlaşıldığı, hile iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen 2012/586 Esas sayılı davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.10.2022 tarihli ve 2022/4177 Esas, 2022/6485 Karar sayılı kararı ile; birleştirilen 2017/239 Esas sayılı davanın karar başlığında gösterilmemesinin ve anılan dava yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesine uygun şekilde hüküm kurulmamasının doğru olmadığı gerekçesiyle sair temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulduğu, birleştirilen davada davalılar ..., ... vekilinin karar düzeltme isteklerinin Dairemizin 06.04.2023 tarihli kararı ile reddedildiği, bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ehliyetsizlik ve hile iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların ayrı ayrı reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında bölge adliye mahkemelerinin Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin 2. fıkrasında ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 4 27... . madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. ve 444. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. Buna karşılık, 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilen temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi halinde ise HMK'nın 341-360. maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerinin uygulanması için dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesi zorunludur.
Hemen belirtilmelidir ki, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl ve birleştirilen 2012/586 Esas sayılı davanın “istinaf” kanun yoluna tabi olmadığı açıktır.
Ne var ki, Dairemizin 06.10.2022 tarihli bozma kararından sonra Mahkemece birleştirilen 2017/239 Esas sayılı dava bakımından ilk kez hüküm kurulduğu, karar tarihi (18.01.2024) de dikkate alındığında, daha önce temyiz incelemesinden geçmeyen davaya ilişkin verilen kararın ''istinaf'' kanun yoluna tabi olduğu açıktır.
Hal böyle olunca, davaların birleşmekle bağımsız dava olma özelliğini kaybetmedikleri gözetilerek ''istinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılan birleştirilen 2017/239 Esas sayılı dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi, Bölge Adliye Mahkemesince verilecek kararın temyiz edilmesi halinde (temyiz isteğinde bulunulmasa dahi temyize tabi olan asıl dava ve birleştirilen 2012/586 Esas sayılı dava dosyasının temyiz incelemesinin yapılabilmesi için her durumda) dava dosyalarının temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yerel Mahkemesine iadesi gerekmektedir.
KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın Kayseri 8. Asliye Hukuk Mahkemesine işlemsiz İADESİNE, 22.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.