Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3602 E. 2025/5006 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3602
- Karar No
- 2025/5006
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/705 E., 2025/576 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/745 E., 2025/8 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı; 1 51... (yeni 4 72... ) parsel sayılı taşınmazın 04.07.1953 tarih ve 1 numaralı tapu kaydına istinaden ... ... adına tescil edildiğini, ... ...’ın 1983 yılında ölümü ile söz konusu taşınmazın eşi ... ... ile çocukları ... ..., ..., ..., ... ..., ... ve ... ...’a intikal ettiğini, sonrasında eşi ... ...'ın da vefatıyla mirasçılara intikal ettiğini, ancak bu kez mirasçılardan ... adına “...” ismi ile intikal işlemi yapıldığını, ... ... ile ...'nın aynı kişi olduğunu, 4 72... ve 49 parsel sayılı taşınmazlarda ... payının tamamının satın alınmasına rağmen 48 parsel sayılı taşınmazda "..." soy ismi ile bulunan payın tapuda adına tescil edilmediğini, her ne kadar yolsuz tescil nedenine dayanılmakta ise de hakların yarışması olduğunu, hata hukuksal nedeniyle sicil kaydının düzeltilmesinin de talep edildiğini ileri sürerek 4 72... parseldeki ... kızı ... ... adına kayıtlı olan payın iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalılar ..., ..., ... vekili; tapu kayıtlarının aleni olduğunu, tapuda işlem yapacak kişilerin tapudaki kayıtları incelemeden işlem yapmalarının söz konusu olmadığını, tapuda işlem yapılırken mirasbırakanın ... ve ... ... olarak iki ayrı hissesinin bulunduğunu bilen veya bilmesi gereken davacının bunu bilmediğini ve görmediğini beyan etmesinin yerinde olmadığını, davanın süresinde açılmadığını belirterek reddini savunmuştur. Diğer davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve esası belirtilen kararı ile; davalıların 2019 yılından sonra zeytin ağaçlarından faydalandıkları, 25.06.2019 tarihli resmi senet içeriğinde 4 72... parselde ... ve ... ... isimlerine yer verilmek suretiyle taşınmazın elbirliği halinde tapuda kayıtlı olduğu belirtilerek taşınmazda ...'nın bizzat kanuni hissesinin tamamını 100.000,00 TL bedelle davacıya satış yoluyla temlik ettiğinin yazılı bulunduğu, ... ile ... ...’ın aynı kişiler olduğu, ... ... adına kayıtlı elbirliği hissesinin satışa konu edilmediği hususunda resmi senette herhangi bir kayıt bulunmadığı, resmi senette kanuni hissesinin tamamının satıldığının yazıldığı gözetildiğinde adına kayıtlı payların tamamının satıldığı, tescilin yolsuz olduğu, hata hukuki nedeninin değerlendirilmesine yer olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın yanılma hukuki nedenine dayalı olduğu, davacının teyzesi ve aynı zamanda davalıların murisi olan ... (kızlık soyadı ...)'nın 4 72... ve 49 parseldeki hisselerinin tamamını almak için anlaştığı ve devrin yapıldığı, dava tarihinden iki ay kadar önce muris ...'nin taşınmazda kızlık soyadı ile kayıtlı hissenin tapu kaydında bulunduğunu tespit ettiği, davacının öğrendiğini iddia ettiği tarihin aksinin ise davalı tarafından ispatı gerektiği ancak davalı tarafça bu yönde somut delil getirilmediğinden davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, dinlenen tanıkların murisin hisselerinin tümünü sattığını, satış sonrası kullanımı olmadığını, tarla komşusu tanığın satış sonrası muris ve mirasçıların taşınmazı kullanmayı bıraktıkları beyanları karşısında tapu satışının "... ..." olarak kayıtlı olan hisseyi de kapsadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar temyiz dilekçesinde; murisin “... ...” olarak kayıtlı hissesini davacıya satmadığını, tapu memurunun akdin tüm unsurlarını taraflara okuyarak imzalattığını, iddianın belge ile ispat edilebileceğini, yolsuz tescilden bahsedebilmek için gerçek hak durumuna uymayan bir tescilin varlığının bulunması gerektiğini, davacının hem yolsuz tescil hem yanılma nedenine dayanamayacağını, davanın süresinde açılmadığını, tapu senedi istenilse idi arka sayfasında pay durumunun gösterildiğini, payın devir tarihindeki değerinin belirlenmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. Davacı vekili temyize cevap dilekçesinde; davalıların kararı temyiz etmelerine rağmen taşınmazı 13.06.2025 tarihinde davacıya devrettiğini, kararın harç, masraflar ve Mahkeme ilamında yazılı kanuni avukatlık ücreti hariç olmak üzere davalılarca yerine getirildiğini belirterek temyiz talebinin reddini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden; 4 72... parsel sayılı 12.869, 16... miktarlı zeytinli tarla ve kargir ev nitelikli taşımazın 28.01.1994 tarihli tesis kadastrosu işlemi ile verasette iştirakli olarak ... ... mirasçıları eşi ... ... ile müşterek çocukları ... ... (1.608, 65... ), ..., ..., ..., ... ve ... ... adına tescil edildiği, ... ...’ın ölümü üzerine payının 05.09.2016 tarihinde çocukları olan diğer paydaşlara iştirak halinde intikal ettiği, kızı ... ... adının evlenmekle ... olduğu ve veraset ilamında bu şekilde belirtildiğinden ... (536, 22... ) adına tescil edildiği, 25.06.2019 tarihli satış akdi ile davacının 4 72... ve 49 parsel sayılı taşınmazlarda ...’nın kanunini hissesinin tamamını toplam 170.000,00 TL bedelle satın aldığı, 48 parsel sayılı taşınmazdaki ... ... adına kayıtlı payın ise 19.01.2024 tarihinde davalı mirasçılarına intikal ettiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; davacı vekilinin temyize cevap dilekçesinde ve davalılar vekili tarafından temyiz aşamasında dosyaya sunulan 23.09.2025 tarihli dilekçe ile dava konusu payların 13.06.2025 tarihinde davacıya devredildiğinin bildirildiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede de davalılar adına olan payların 13.06.2025 tarihli satış işlemi ile davacı adına kayıtlı olduğu görülmektedir. Hal böyle olunca; dava konusu taşınmazda davalılar adına kayıtlı payın devrine ilişkin akdin Tapu Müdürlüğünden temini ile, dava konusu edilen payın davalılar tarafından yapılan temlik ile davacı adına tescil işlemi yapıldığının anlaşılması halinde davanın konusuz kaldığı gözetilerek "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulması gerektiği açıktır.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalıların temyiz itirazlarının değinilen yön itibariyle kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.