Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2863 E. 2026/394 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2863
Karar No
2026/394
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2087 E., 2025/211 K.

Dava, sahtecilik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının hissedarı olduğu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 187 (yeni 1 53... ve 1 59... ), 133 (yeni 2 12... ) ve 289 (yeni 2 26... ) parsel sayılı taşınmazların sahte vekaletname kullanılmak sureti ile önce davalıların kök murisleri olan ... , ... ve ... ...'a devredildiğini, bu şahısların vefatı ile de davalılara intikal ettiğini, taşınmazların el değiştirmesine sebep teşkil eden işlemin sahte vekaletname olması sebebi ile davalıların iyiniyetli sayılamayacaklarını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının davacının hissesi oranında iptal edilerek davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında davacının 02.05.2017 tarihinde ölümü üzerine mirasçıları tarafından davaya devam edilmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; vekaletnamenin sahte olduğu iddiasının gerçekliği bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık ...'un sahtelik iddiasına konu vekaletnamede vekil sıfatının bulunduğu bilinmekle, vekaletnamenin gösterilmesi suretiyle alınan beyanında vekaletnameyi kabul etmediğini, resmi senetteki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği, vekaletnamede yer alan imzanın muris ...'nin eli ürünü olup olmadığı hususunda yapılan incelemede, Adli Tıp Kurulu raporu ile ... Uzmanı bilirkişiden alınan raporlarda herhangi bir kanaate varılamadığı, vekaletnamenin düzenleme şeklinde noterde yapılmasına karşın sahteliği iddiasının Noterlik Kanunu madde 82/2 gereği geçerli belgeler ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu payların devrine esas olan vekaletnamenin Noterlik Kanunu'nun 84 ve onu izleyen maddeleri uyarınca noter tarafından düzenleme şeklinde tanzim edildiği, bu belgenin, HMK’nın 204. (HUMK'nun 295/1.) maddesi anlamında resmi senet niteliğini haiz bulunduğu ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 82/2 maddesi anlamında sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden sayıldığı, eldeki uyuşmazlıkta dayanak vekaletnamenin sahteliğinin yazılı belge ile ispatlandığından söz edilemeyeceğinden, Yerel Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacılar vekilinin temyiz başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.04.2025 tarihli ek kararıyla miktar yönünden temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 11.04.2025 tarihli ek kararı ve kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. O halde, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince eldeki davada dava değeri olan 143.836,99 TL'nin dava tarihi 2014 yılı itibariyle 1.890,00 TL temyiz kesinlik sınırı nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin nitelikte olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine ilişkin 11.04.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Ek karar yönünden peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2863, K. 2026/394, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-2863-e-2026-394-k-2661109b50ce