Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2192 E. 2025/4260 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2192
Karar No
2025/4260
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/65 E., 2024/132 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; ...köyü kadastro çalışma alanında bulunan 1 06... parsel sayılı taşınmazın irsen intikalen davacılara geçtiğini, zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacılar lehine oluşmasına rağmen kadastro sırasında taşınmazın hatalı olarak davalı Hazine adına tespit edildiğini ileri sürerek taşınmazın Hazine adına olan tapusunun iptali ile davacılar adına eşit hisselerle tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın 1963 tarihli, 53 numaralı Toprak Tevzi Komisyonu tarafından sınırlandırılan 61 parsel sayılı taşınmaza isabet ettiğini ve Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlardan olduğunu belirterek açılan davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davaya konu taşınmaz üzerinde 1963 tarihinde tesis edilen tapu kaydının oluşumundan önce, davacının Kadastro Kanunu'nun 14... . maddeleri ile Medeni Kanunu'nun 713. maddesinde belirlenen 20 yıl süreyle davasız ve aralıksız olarak malik sıfatıyla zilyetliğinin bulunduğu hususunun aşamalarda ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına eşit hisselerle tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 02.12.2021 tarih, 2019/640 Esas, 2021/2374 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde hata edilmediği, verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 06.11.2023 tarih, 2022/1077 Esas- 2023/6275 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu belirtilerek doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmazın özel mülkiyete konu yerlerden olup-olmadığının belirlenmesi, ardından taşınmaza revizyon gören tapu kaydının oluştuğu tarihten önce davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının, belgesiz norm sınırı da gözetilerek araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi hususuna değinilmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına hükmedilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davaya konu taşınmaz üzerinde 1963 tarihinde tesis edilen tapu kaydı öncesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 713. maddesinde belirlenen 20 yıl süreyle davasız ve aralıksız olarak malik sıfatıyla zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının çekişmeli taşınmazla ilgili zilyetliğine delalet teşkil edecek şekilde vergi kaydı ibraz etmesi, eklemeli zilyetliğe dayanmakta ise önceki zilyetlerden kendisine olan geçişleri somut belgelerle ispatlaması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlikle iktisap edilen taşınmazların araştırılmalığını, sulu ve kuru toprak ayrımının 3083 sayılı Yasa hükümlerine göre belirlenmediğini taşınmazın Hazinenin özel mülkiyetinde olup Hazinenin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, Hazine dışında kimsenin zilyet ve tasarrufunun bulunmadığını, 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 46. maddelerine göre belirlenen zilyetlik koşullarının davacılar lehine gerçekleştiğinin ispatlanamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.

2. Kadastro sonucunda,......................köyü çalışma alanında bulunan 1 06... parsel sayılı taşınmaz, Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sonucunda oluşan 08.11.1963 tarih, 472 sıra numaralı tapu kaydı nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. 3. Toplanan delillere göre, çekişmeli taşınmazın Toprak Komisyonunca 47 53... sayılı Kanunlar uyarınca yapılan çalışmalar sırasında 08.11.1963 tarih, 472 sıra numaralı tapu kaydı ile Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davacılar, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 713. maddesi uyarınca eklemeli zilyetliğe dayanarak tapunun iptali ve tescilini talep etmişlerdir.

4. Mahkemece; taşınmaza revizyon gören tapu kaydının tesisinden geriye doğru davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerinde öngörülen 20 yıl süre ile malik sıfatıyla zilyetlik koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede Toprak Komisyonunca 47 53... sayılı Yasa'lar uyarınca çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar sırasında taşınmaz, kadastro tespiti sırasında uygulanan ve taşınmaza uyduğu tespit edilen Kasım 1963 tarih ve 472 sıra numaralı tapu kaydı ile Hazine adına tescil edilmiştir. Hazinenin tapu kaydının dayanağını teşkil eden 20.07.1963 tarihli belirtmelik tutanağına göre taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden Hazineye intikal ettiği, 19 37... -16 tahrir numaralı vergi kayıtları ve Ağustos 1927 tarih, 1 sıra numaralı tapu kaydı ile Hazine adına kayıtlı olduğu, 1951 yılında köye gelen şahısların Hazineden icar ile kullandığı, taşınmazların Hazine'ye ait olduğu belirtilmek suretiyle Hazine adına tapu kaydı oluşturulmuştur.

5. Ne var ki, Mahkemece belirtmelik tutanağında uygulanan Ağustos 1927 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydı tüm tedavülleri, varsa haritası ile birlikte getirtilmemiş, kaydın kadastro tespiti sırasında revizyon görüp görmediği yeterince araştırılmamış, varsa bu taşınmazların kadastro tespit tutanak suretleri getirtilerek tapu kaydı, revizyon gördüğü parseller de dikkate alınarak keşifte uygulanarak kapsamı, varsa haritasına göre, haritası yoksa gayri sabit hudutlu olduğu göz önüne alınarak miktarına göre belirlenmesi gerektiği düşünülmemiştir. Öte yandan, belirtmelik tutanağında uygulanan 19 37... -16 tahrir numaralı vergi kayıtlarına ilişkin belgelerin tümü getirtilerek tahrir kayıtlarının Hazine adına oluşum nedeni araştırılmamıştır. Belirtmelik tutanağında icarcı olarak adı geçen şahsın kim olduğu ve icarcı olup olmadığı ile zilyetliğin davacıya intikali üzerinde de durulmamıştır. Böylesine eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez.

6. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle belirtmelik tutanağında gösterilen Ağustos 1927 tarih ve 1 sıra numaralı Hazine'ye ait tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritası, kadastro sırasında revizyon gördüğü parsellerin kadastro tespit tutanağı suretleri, 19 37... -16 tahrir numaralı vergi kayıtları ile bu kayıtların Hazine adına kaydedilme nedenine ilişkin oluşum belgeleri, çekişmeli taşınmazın doğusundaki yoldan sonra gelen mera parseline ait kadastro tespit tutanağı sureti getirtilip dosya ikmal edildikten sonra taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, fen bilirkişisi, 3 kişilik ziraat mühendisleri heyeti ve jeodezi mühendisi bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır.

7. Keşifte, yerel bilirkişiler yardımı ile Ağustos 1927 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak hudutları zeminde tek tek göstertilmeli, gösterilen hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, dayanağı harita varsa haritasına göre, yoksa veya haritasının uygulama kabiliyeti bulunmuyorsa hudutların gayri sabit olduğu dikkate alınarak miktarına göre tapu kaydının kapsamı belirlenmeli, kapsam belirlenirken söz konusu kaydın revizyon gördüğü parseller de nazara alınmalıdır. Aynı şekilde, belirtmelikte uygulanan vergi kayıtlarının Hazine adına oluşum nedeni üzerinde durulmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne olduğu, kim veya kimler tarafından ne suretle ve ne zamandan beri kullanıldığı, Hazineden icar ile kullanılıp kullanılmadığı, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, çekişmeli taşınmazın doğusundaki mera parseli ile arada kalan yolun kadim olup olmadığı üzerinde durulmalı ve çekişmeli taşınmazın meradan açılıp açılmadığı hususunda yöntemince mera araştırması yapılmalı; 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulundan dava konusu taşınmazın öncesinin ne olduğu, geleneksel biçimde kullanılan kadim mera vasıflı yerlerden olup-olmadığı, taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni incelenmeli, üzerinde sürdürülen ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığı ve ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü açıklayıp tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor istenmeli; hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişilere tevdi edilerek stereoskop aletiyle incelenmeleri neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor düzenlettirilmeli, bu suretle toplanan tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren Yüksekova 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2192, K. 2025/4260, T. 06.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-2192-e-2025-4260-k-ab25ab1cbf93