Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2175 E. 2025/2704 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2175
Karar No
2025/2704
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye İLK DERECE MAHKEMESİ : Hilvan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/309 E., 2024/282 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; dava dilekçesi içeriğinde sınırları belirtilen tescil harici taşınmazın davacı tarafından imar ve ihya edilerek tarım arazisi haline getirildiği, taşınmazın nizasız ve fasılasız davacı tarafından zilyet edilen yerlerden olduğunu belirterek imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmak suretiyle çekişmeli taşınmazın davacı adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar; aşamalarda davacı yararına zilyetlik ve imar-ihya yoluyla iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, davalı Şanlurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili ayrıca husumet itirazında bulunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının yöntemince alınacak bilirkişi raporları ile belirlenmesi, öte yandan dava değerinin, davanın açıldığı tarihte taşınmazın zemin bedelinin esas alınması suretiyle tespit edilmesi gereğine değinen kaldırma kararları uyarınca yapılan yargılama sonucunda; davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği, yargılama sırasında taşınmazın Hazine adına tapuya tescil edilmesi sebebiyle davalı ... ile Şanlurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddine; hükme esas alınan teknik bilirkişi raporlarında 136 parsel içerisinde (A) harfi ile gösterilen 66.000,73 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ile ''tarla ve bahçe'' vasfıyla ayrı parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, davalılar ... ile Şanlurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin yasal koşulların davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle davalı Hazine temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının imar-ihyanın başladığı ve tamamlandığı tarihler ile imar ve ihyanın ne suretle yapıldığının tespiti yönünden yetersiz olduğu gibi, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının da bu uğurda açık ve net ifadeler içermediğini, somut olayda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinde yazılı zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına gerçekleşmediğini, çekişmeli taşınmazın tapuda Hazine adına kayıtlı olması nedeniyle zilyetlikle edinilemeyeceğini, eksik araştırma ve inceleme sonucunda karar verildiğini öne sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakıldıktan sonra yargılama sırasında Hazine adına tapuya tescil edilen taşınmaza yönelik tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1975 yılında mülga 766 sayılı Tapulama Kanunu uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, dava konusu taşınmazın tespit harici bırakıldığı, bilahare 07.11.2016 tarihinde 136 parsel numarasıyla ihdasen Hazine adına tapuya tescil edildiği, davacının imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tapu iptali ve adına tescili isteğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2175, K. 2025/2704, T. 28.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-2175-e-2025-2704-k-c5fb21bfb197