Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2040 E. 2025/3659 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2040
Karar No
2025/3659
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1653 E., 2024/2083 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahta 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/33 E., 2024/137 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı Hazine vekili; .. ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 149 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmalarındaki tespitinin 20.000,00 metrekare yüz ölçümlü Haziran 19 49... sıra ve Ocak 19 75... sıra numaralı tapu kayıtlarına dayandığını, tapu miktar fazlalığının Hazine adına tespiti yapılması gerekirken 149 parsel içinde bırakıldığını, 149 parselin sayısal yüz ölçümünün 103.213,42 metrekare olduğunu ileri sürerek 149 parselin miktar fazlası olan ve davalılar adına tescil edilen 83.213,42 metrekare bölümünün tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı ...; davanın reddini savunmuş, davalı ...; eksik hususların giderilmesini istemiş, diğer davalılar savunma getirmemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesinde düzenlenen yüz ölçümündeki hatanın giderilmesi davası olmayıp mülkiyet aktarımına ilişkin olduğu, taşınmazların aynına ilişkin davalarda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereği kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçmekle kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı, dava konusu 149 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin kesinleşerek tapuya tescil edildiği 13.08.1987 tarihi ile dava tarihi arasında belirtilen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Hazine vekilince dava konusu parselin kadastro çalışmalarında 20.000 metrekare olarak tespit-tescil edilebileceği, zemindeki fazla kısmın Hazine adına tescili gerektiğinin ileri sürüldüğü, buna göre davanın kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının kesinleştiği 13.08.1987 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, talebin kadastrodan sonraki sebeplere dayandığını, Kadastro Kanunu'nun 41. maddesinde belirtilen yüz ölçüm hatasının düzeltilmesinden ibaret olduğunu, davalı adına fazla tespit edilen 83.200, 20... 'nin Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kadastro çalışmaları sonucu Adıyaman ili, Kahta ilçesi, Güdülge köyünde bulunan dava konusu 149 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının 13.08.1987 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 19.03.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2040, K. 2025/3659, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-2040-e-2025-3659-k-d2bfcbf38975