Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2047 E. 2025/3658 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2047
- Karar No
- 2025/3658
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1652 E., 2025/162 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/151 E., 2024/299 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ... vekili; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 06... parsel sayılı taşınmazın 1.430,38 metrekare ve 1 14... parsel sayılı taşınmazın 553,40 metrekare kısımlarının 1975 yılında kamulaştırıldığını, kamulaştırma tarihinde taşınmazların tapusuz olduğunu, Gaziantep Asliye Hukuk Mahkemesinin 1975/635 Esas, 1975/604 Karar sayılı kararı ile 1 06... parsel sayılı taşınmazın, yine aynı Mahkemenin 1975/632 Esas, 1975/601 Karar sayılı kararı ile 1 14... parsel sayılı taşınmazın tescili kararı verilmesine rağmen kadastro çalışmaları sırasında söz konusu kararların dikkate alınmadığını, 1 06... parsel sayılı taşınmazdaki dava konusu yerin ifraz sonucu oluşan 1 06... parsel içerisinde yer aldığını ileri sürerek 1 06... parsel sayılı taşınmazın 1.430,38 metrekare ve 1 14... parsel sayılı taşınmazın 553,40 metrekare kısımlarının tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince ilk kararda; mahkeme kararlarıyla idare adına hükmen tescile karar verilmesi ile mülkiyetin idareye geçtiği, ancak sicile yansıtılmadığı, bu hakkın tapu siciline yansıtılmamasının davacı idarenin mülkiyet hakkını ortadan kaldırmayacağı, davalının TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk kararda; davacı tarafın iddiasının kadastro öncesi nedene dayandığı, dava konusu taşınmazların kadastro tutanağının 25.01.1994 tarihinde kesinleştiği, bu tarih ile dava tarihi olan 22.09.2017 arasında 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, dava şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin değerlendirmenin Yerel Mahkeme tarafından yapılması, dava şartlarından olan 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne 6100 sayılı HMK'nın 353/1/a-6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu karar üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ikinci kararı ile; dava konusu taşınmazların kadastro tutanağının 25.01.1994 tarihinde kesinleştiği, davanın 22.09.2017 tarihinde Kadastro Kanunu 12/3. maddesinde belirtilen yasal 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların kamu malı niteliği kazandığını, kamu malı niteliğindeki yerler için açılabilecek davalarda hak düşürücü sürenin dikkate alınmayacağını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kadastro çalışmaları sonucu Gaziantep ili, .... ilçesi, ... köyünde bulunan çekişme konusu bölümlerin yer aldığı taşınmazların ifrazlar öncesi kök parselleri olan 1 06... parsel ve 1 14... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının 25.01.1994 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 22.09.2017 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.