Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1187 E. 2026/4669 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1187
- Karar No
- 2026/4669
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2378 E., 2024/2696 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/369 E., 2023/256 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tenkis isteğine ilişkindir.
Davacılar; murisleri ...'ın ilk eşi ...'nin önceki evliliğinden olan çocukları olduklarını, ... tarafından evlat edinildiklerini, davaya konu 260 80... parseldeki 12 nolu bağımsız bölüm anneleri ... ile muris ... adına kayıtlı iken annelerinin 1977 yılında öldüğünü, muris tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davasının kesinleşmesi sonucu yapılan satış neticesinde murisin taşınmazın tamamına malik olduğunu, murisin daha sonra davalı ile evlendiğini, müşterek çocuklarının olmadığını, murisin 17.07.2006 tarihinde taşınmazın intifa hakkını kendi üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini davalıya satış yoluyla temlik ettiğini, aynı gün düzenlenen vasiyetname ile davalı adına kazandırmalarda bulunduğunu, tüm işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, davalının alım gücünün bulunmadığını ileri sürerek pay oranında tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tenkis istemişlerdir.
Davalı; taşınmaz, ortaklığın giderilmesi davası neticesinde muris ... tarafından satın alınmış ise de gerekli olan tüm bedel ve masrafların kendisi tarafından karşılandığını, satış işleminin gerçek olduğunu, muvazaanın bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin taşınmaz satmaya ihtiyacının olmadığı, bedeller arasında fahiş fark olduğunun keşfen saptandığı, muvazaa iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ihale bedelinin ödenmesine davalının katkısının bulunduğunun belge ile sabit olduğu, muris ile davalı arasında 20 yaş fark bulunduğu, evliliğin muris ölene kadar 17 yıl devam ettiği, aradaki yaş farkı ve minnet duygusu ile temlik yaptığı savunmasının dosya kapsamı ile teyit edildiği gibi murisin davacıları da çok küçük yaşta evlat edinerek bakıp gözettiği, mal kaçırmasını gerektirir bir husumetlerinin olduğunun iddia edilmediği, bu yönde bir delilin de dosyaya yansımadığı, davacı tarafından 4721 sayılı TMK'nın 190. ve 6100 sayılı HMK'nın 6. maddeleri uyarınca murisin iradesinin mirasçıdan mal kaçırmak olduğunun kanıtlanamadığı, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.06.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle muris tarafından davalıya yapılan satış işleminin karşılıklı olması nedeniyle tenkis isteğinin bu gerekçe ve sonucu itibarıyla reddi doğru olduğuna göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL
bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.