Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/667 E. 2025/3908 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/667
- Karar No
- 2025/3908
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1475 E., 2023/1152 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/705 E., 2023/322 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.09.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile davalı Hazine vekili Avukat ... ... ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar dava dilekçesinde; murisleri ... adına tapuda kayıtlı olan ... mevkiindeki 110 dönümlük taşınmazları miras yoluyla kadimden beri nizasız ve fasılasız ekip biçerek kullandıkları hâlde terör olayları nedeniyle geçici olarak İzmir'e gittikleri sırada yapılan kadastro çalışmaları sonucu hatalı olarak taşınmazların Hazine adına çayır vasfıyla tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek davalı Hazine adına tapu kaydının iptali ile kendi adlarına tescilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP 1. Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi duruşmadaki beyanında; taşınmazın davacılara ait olduğunu, ancak Kadastro Mahkemesi kararıyla hükmen Hazine adına tescil edildiğini belirtmiştir.
2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; pasif husumetin Çevre Bakanlığı veya Milli Emlak Müdürlüğüne değil Hazineye ait olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, murislerinin zilyetliğine dayandıkları halde kendi adlarına tescil isteyen davacıların tek başlarına aktif dava ehliyeti bulunmadığı belirterek davanın reddini, taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli kararı ile; dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmazın Korkut Kadastro Mahkemesinin 1994/280 E. 1993/93 K. sayılı kararıyla Hazine adına hükmen tescil edildiği, kararın temyiz incelemesi sonucu onanarak kesinleştiği, hükmen tescilin 13.12.2002 tarihinde yapıldığı, davalılar Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ve Köy Tüzel Kişiliğinin pasif husumetlerinin bulunmadığı, davacı ... ... de taraf olduğu hükmen tescil kararından 19 yıl sonra dava açmakta hukuki yararları bulunmadığı, kesinleşen mahkeme kararı olduğu, davalıların da pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. KALDIRMA KARARI VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Kaldırma Kararı İlk Derece Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli kararına karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.09.2022 tarihli kararıyla; kadastro öncesi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayalı olarak dava açan davacıların hukuki yararı bulunduğu, husumetin Köy Tüzel Kişiliği ve HMK'nın 124. maddesi uyarınca malik Hazineye yöneltilmesi gerektiği, kadastro mahkemesi hükmünün Mehmet Emin yönünden kesin hüküm tescil etmeyeceği, hak düşürücü sürenin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrası Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararı gereği malik Hazinenin davaya dahil edildiği, davalılar arası zorunlu dava arkadaşlığı olmaması nedeniyle davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisinin kabul beyanına itibar edilmediği, taşınmazın hükmen tescil edildiği 13.12.2002 tarihinden davanın açıldığı 30.11.2020 tarihine kadar hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin hükmen kesinleştiği 29.05.2002 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 30.11.2020 tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili duruşma istemli temyiz dilekçesinde; taşınmazın ... ailesinin tapulu taşınmazı olduğunu, hak düşürücü süre uygulamasının davacıların mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini, dinlenecek mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla davanın ispat edileceğini, ancak bildirilen tanıkların dinlenmediğini, Mahkemece re'sen araştırılması gereken hususların araştırılmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi irsen intikâl, eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve tapu kaydı hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya içeriğinden; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde kain dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti sırasında vergi kaydına istinaden komisyon kararı ile ... ve arkadaşları adına tespit edildiği, Hazine vekilinin tespite itirazı üzerine Korkut Kadastro Mahkemesinin 28.10.1999 tarihli ve 1994/280 E., 1999/93 K. sayılı kararıyla; dava konusu 25 parselin batı komşusunun mera parseli olduğu, eylemli mera olarak kullanıldığı, değişebilir sınırlarda vergi kaydına miktarı itibarıyla değer verileceği, 25 parselin meradan açılma yerlerden olduğu ve meraların zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesiyle 1 08... parsel sayılı taşınmazın davalılar ... .... ve arkadaşları adına tespitine dair tespit ve komisyon kararının iptaline, Hazine adına tespit ve tesciline karar verildiği, hükmün 29.05.2002 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazın 1 08... parsel sayısıyla 111577 metrekare yüz ölçümlü çayır vasfıyla davalı Hazine adına tescilli olduğu anlaşılmakla, kadastro tespitinin hükmen kesinleştiği 29.05.2002 tarihi ile davanın açıldığı 30.11.2020 tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı Hazine vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.