Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5297 E. 2026/3684 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5297
Karar No
2026/3684
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1203 E., 2024/1377 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/384 E., 2019/133 K.

Asıl ve birleştirilen davalar, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Asıl davada davacılar ..., ... ve ...; muris ...'ın 755 parsel sayılı taşınmazı 21.04.1969 tarihinde ve 475 parsel sayılı taşınmazı 29.03.1979 tarihinde kızı olan davalı ... ile onun eşi olan ...'e 1/2'şer paylı şekilde temlik ettiğini, temliklerin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu, ekonomik durumu iyi olan mirasbırakanın dava konusu taşınmazları satmasını gerektirir bir sebep bulunmadığı gibi davalıların bu taşınmazları satın alabilecek ekonomik güçlerinin olmadığını ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini talep etmişlerdir.

Birleştirilen 2016/493 Esas sayılı davada davacılar ..., ..., ... ve ...; asıl davada ileri sürülen iddiaları tekrarla dava konusu 7 55... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini talep etmişlerdir. Birleştirilen 2016/492 Esas sayılı davada davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...; muris ......'ın 166 parsel sayılı taşınmazdaki 8/32 payını 03.04.1978 tarihinde damadı olan davalı ...'e temlik ettiğini, dava dışı kişilerden devredilen payların bedelinin de muris tarafından ödendiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiş, asıl ve birleştirilen davada davacı ...’nun aşamada ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil olmuşlardır.

Asıl ve birleştirilen davada davalılar; muris ...'in ipotek karşılığı çektiği krediyi ödeyemeyince ekonomik sıkıntıya düşmesi nedeni ile dava konusu 4 75... parsel sayılı taşınmazları satışa çıkardığını, murisin eşinin hasta olması nedeniyle davalıları yanına aldığını ve birlikte yaşamaya başladıklarını, davalıların düğünden elde ettikleri altın ve davalı ...'in katkısı ile borcun ödendiğini, temlikin bu nedenle yapıldığını, davalı ...'in...'tan yeni ayrılması nedeni ile ekonomik gücünün yerinde olduğunu, ayrıca murisin mal paylaşımı amacı ile hareket ettiğini, ... mevkiindeki taşınmazın satış bedelinin davacı ...'ya ödendiğini, taraflar arasında yapılan sulh anlaşması gereğince davacılardan ... ile ...'ün annesine ... ve köy içi mevkiilerinden pay verildiğini; davalı ... birleştirilen 2016/492 Esas sayılı dosyada; muris ...'nın davacılardan bir kısmının annesi ...'ya 604 parsel sayılı taşınmazı verdiğini, 756 parsel sayılı taşınmazın ise mirasbırakan ... tarafından davacılardan bir kısmının babası olan ... ...'e devredildiğini, mirasbırakan ...'in 554 parsel sayılı taşınmazı satıp parasını tüm çocukları arasında paylaştırdığını, 882 parselin satıldığını, kendilerine düşen payı davacılara verdiklerini, ... mevkiindeki taşınmazın satışından gelen parayı da köy içi mevkiindeki bahçeden pay almamaları karşılığında davacılara verdiklerini, 1 54... parsel sayılı taşınmazın satışından da paylarına düşen parayı almayıp davacılara verdiklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazların satılması bakımından mirasbırakanların haklı nedenleri olduğu, hak dengesini gözetir şekilde paylaşım yaptıkları, temliklerde mal kaçırma amacının bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; tüm mirasçıları kapsayan hak dengesini gözetir paylaşım yapıldığının kanıtlanamadığı, temliklerdeki asıl irade ve amacın diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğu gerekçesi ile HMK’nın 353/(1).b.2 maddesi gereğince davacıların istinaf istemlerinin kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 28.12.2022 tarih ve 2022/3746 Esas, 2022/8559 Karar sayılı kararı ile; murislerin satış suretiyle temlik ettikleri dava dışı taşınmazlar ile terekedeki taşınmazlarının tespit edilmesi, dava konusu taşınmazların satış tarihindeki değerlerinin saptanması, mirasbırakanların her birinin temliklerdeki amacının duraksamaya yer vermeyecek şekilde ayrı ayrı açıklığa kavuşturulması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafa temlik edilen dava konusu taşınmazların değeri ile murislerin satıp da davalı tarafın satış bedelinden pay almadığı miktar ve bir kısım davacıların murisi ... veya eşine yapılan temliklerin değeri kıyaslandığında murislerin temliklerdeki asıl amacının diğer mirasçılardan mal kaçırmak olmayıp hak dengesini gözetir şekilde mirasçılar arasında mal paylaşımına yönelik olduğu, davanın kabulü halinde hak sahibi haline gelecek olan ve davanın kabulünde menfaati bulunan dava dışı mirasçı tanıklar ..., ... ve ...’ın da murislerin amacının paylaşım yapmak olduğu yönünde beyanda bulundukları, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın muris muvazaası iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar ve dahili davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.05.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacılar ve dahili davacılar vekili Avukat ... ... ile temyiz edilen asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili Avukat ... ve asıl ve birleştirilen davada davalılardan ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen asıl ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R- Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl davada davacı ve dahili davacılardan; Aşağıda yazılı 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ve 732,00 TL onama harcı olmak üzere toplam 3.765,70 TL'nin birleştirilen 2016/493 Esas sayılı davada davacılardan; Aşağıda yazılı 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ve 732,00 TL onama harcı olmak üzere toplam 3.765,70 TL'nin birleştirilen 2016/492 Esas sayılı davada davacılar ve dahili davacılardan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, gelen temyiz edilen asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacılar ve dahili davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 05.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5297, K. 2026/3684, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-5297-e-2026-3684-k-1c14f50ff715