Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4855 E. 2025/4285 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4855
- Karar No
- 2025/4285
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/367 E., 2024/790 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/225 E., 2020/616 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; muris babası ...'nun 274 ve 396 parsel sayılı taşınmazlarını oğlu olan davalı ...'e, 424 parsel sayılı taşınmazını ise oğlu ...'ın eşi olan davalı ...'ye satış göstermek suretiyle devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar; muris ...'in 9 çocuğu bulunduğunu, eşi ve kız çocuklarının düzenlenen sözleşmeler ile mirastan feragat ettiklerini, davacının da .......... Noterliğinin 29.08.2006 tarihli ve 18001 yevmiye nolu düzenleme şeklindeki feragatname ile 30.000,00 TL bedel karşılığında erkek kardeşleri lehine mirastan feragat ettiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; düzenlenen feragatnameye TMK'nın 528. maddesi uyarınca değer verilemeyecek ise de davacının ivaz karşılığı dava konusu taşınmazlardaki miras haklarından vazgeçtiği ve öngörülen ivazın da davalılar tarafından davacıya ödendiğinin anlaşıldığı, sözleşmede davacının muristen intikal edecek taşınmazlardaki miras paylarına karşılık para aldığının belirtildiği, tanık beyanlarının da bu yönde olduğu, davacının dava konusu taşınmazlar da dahil miras hakkına karşılık para aldığı, ödenen bedelin hak dengesine uygun olduğu, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile hukuka aykırı karar verildiğini, davacının Türkçe bilmediğini, bu hususta herhangi bir araştırma yapılmadığını, mirastan feragat sözleşmesinin tercüman aracılığı ile yapılması gerektiğini, usulüne uygun olmadan düzenlenen mirastan feragat sözleşmesinin geçersiz olduğunu, 29.08.2006 tarihli sözleşmenin pay devri sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceğini, tanık beyanlarının yanlış yorumlandığını, beyanlara itibar edilmemesi gerektiğini, davalının ödeme yapıldığını ispat edemediğini, davacının Türkçe bilmediğini ve okuma yazması olmadığının belirtildiğini, imzaladığı belgenin içeriği hakkında bilgi sahibi olmadığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1931 doğumlu muris ...'nun 10.06.2018 tarihinde ölümü ile geride mirasçıları olarak davacı kızı..., davalı oğlu ..., dava dışı eşi ..., oğulları ..., ...ve ...'ın kaldıkları, davalı ...'nin murisin oğlu ...'ın eşi olduğu; muris ...'in çekişme konusu 274 sayılı parsel sayılı taşınmazını 03.04.1998 tarihinde satış suretiyle 1/2'şer paylarla oğulları ... ve ...'e devrettiği, ...'in muristen temlik aldığı payı 08.05.2012 tarihinde ...ya, ...nın da 29.09.2016 tarihinde ...’a satış suretiyle devrettiği, ... ...'nun ise muristen temlik aldığı payı 11.10.2004 tarihinde ......... ...'na, ............'in 16.10.2007 tarihinde ... ...'na, ...'in de 09.08.2011 tarihinde ...’na satış suretiyle devrettiği; muris ...'in 396 parseldeki 1/2 olan payını 11.03.1998 tarihinde ... ...'na, ...'ın ise 27.01.2010 tarihinde ...'na devrettiği; 424 sayılı parselin tamamı muris ... adına kayıtlı iken ...'e vekaleten ... tarafından 19.10.2015 tarihinde ...’na satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.