Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4349 E. 2025/4442 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4349
- Karar No
- 2025/4442
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/149 E., 2024/1015 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/228 E., 2020/947 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar; muris ...nin torunu olan davalı ...’in 2000 yılında murisi nüfus cüzdanı çıkaracağı bahanesi ile kandırarak ............... 2. Noterliğinin 30.06.2000 tarihli ve 9766 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile kendisini vekil tayin ettirdiğini, murisin o tarihlerde akıl sağlığına sahip olmadığını, ...........in de anılan vekaletname ile murisin kayden maliki olduğu 7 parsel sayılı taşınmazı vekalet görevini kötüye kullanarak davalı eşi ............’ya satış suretiyle temlik ettiğini, murise bedel ödenmediğini, satış bedelinin çok düşük olduğunu, davalı ...’nın taşınmazı alacak ekonomik gücü olmadığını, kendilerinin taşınmazda 1965 yılından beri oturduklarını, taşınmaz alındıktan sonra davalıların taşınmazda bulunan binalarda yaşayanlara uyarıda bulunmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile terekeye iadesine, mümkün olmazsa 30.000,00 TL tazminatın terekeye iadesine karar verilmesini istemişler, aşamada muris ...’ın terekesini temsilen ... tereke temsilcisi tayin edilmiştir.
II. CEVAP Davalı ...; vekaletnamenin alındığı tarihlerde evlenmeden biriktirdiği 365.000.000,00 ETL parasının babasında olduğunu, murisin, eşi ...e kimseye yük olmak istemediğini, kendi masraflarını karşılamak istediği için taşınmaza alıcı bulmasını istediğini söylediğini, taşınmaz yabancıya gitmesin diye 400.000.000,00 ETL’ye kendisine satılması konusunda anlaşıldığını, muris yaşlı olduğu ve öncesinde eşinde vekaletnamesi bulunduğu için işlemin vekaletname ile yapılmasına karar verildiğini, muris bankaya gitmek istemediği için bedelin elden verilmesini istediğini ve bedelin murise elden verildiğini, vekaletnamenin kandırılarak alınmadığını, öncesinde murisin başka bir taşınmazının satışı için çıkarıldığını, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığını, anılan tarihlerde ekonomik durumlarının iyi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ...; zamanaşımının geçtiğini, murisin dava konusu vekaletnameyi murisin de murisi olan ...e ait taşınmazın satılması için düzenlettiğini, anılan vekaletname ile murisin 282 parsel sayılı taşınmazdaki payını diğer mirasçılarla birlikte sattığını, davacıların buna itirazı olmadığını, eşine babasından 365.000.000,00 ETL para geldiğini, murisin kimseye yük olmak istemediğini, ölümünden sonra yapılacak hayırları şimdiden yapmak istediği için taşınmazı teklif ettiğini, bu para ile taşınmazın muristen satın alındığını, murisin paranın bir kısmını ihtiyaçlarına harcadığını, bir kısmı ile de .......... Vakfına bağış yaptığını, o tarihte adına kayıtlı dört adet traktör olduğunu ve maddi durumunun iyi olduğunu, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığını belirtilerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murise ait dava konusu taşınmazın Menemen 2. Noterliğinin 30.06.2000 tarihli ve 9766 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı vekil ... tarafından eşi olan davalı ...'ya devrettiği, davalıların karı koca olup aynı evde yaşadıkları, davalı ...'nın vekalet görevinin kötüye kullanıldığını biliyor olduğu, bu haliyle davalıların çıkar ve işbirliği içinde hareket ettiği, murisin yapılan satış sözleşmesi ile bağlı olmadığı, kaldı ki murisin davaya konu taşınmazı satmaya ihtiyacı olmadığı gibi davalı tarafça satış bedellerinin murise ödendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...’in murisin torunu olduğu, muristen 30.06.2000 tarihinde aldığı vekaletname ile yaklaşık 4 yıl sonra 08.04.2004 tarihinde davaya konu taşınmazı 400.000.000,00 ETL bedelle eşi olan diğer davalı ...’ya satış göstererek devrettiği ancak yapılan keşif ve bilirkişi incelemesine göre taşınmazın devir tarihindeki değerinin daha yüksek olduğu, dosyada dinlenen tanık beyanlarından murisin burayı satma ihtiyacı olmadığı gibi davalı ...'nın da burayı alacak ekonomik gücünün bulunmadığı, satın alındığı bildirilen değerin de gerçek değerin çok altında olduğu, satıştan sonra murisin ekonomik durumunda hiçbir olumlu değişim olmadığı, murisin izni ve rızası olmadan davaya konu taşınmazı davalı ...’in muristen aldığı vekaletnameyi kötüye kullanarak diğer davalı olan eşi ...'ya devrettiği, ...'nın da kötü niyeti bildiği veya bilebilecek durumda olduğu, davalı ... vekilinin istinaf istemlerinin yerinde olmadığı ancak ölü kişi adına tapuya kayıt ve tescil hükmü kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu vekaletnamenin murise ait başka bir taşınmazın da satışında kullanıldığını, İlk Derece Mahkemesinin vekaletnamenin, murisin kandırılarak alındığı yönündeki iddialarına itibar etmediğini belirttiğini, müvekkilinin babasında birikmiş parası olduğunu, o para ile dava konusu taşınmazı satın aldığını, bedelin zamanına göre düşük olmadığını, müvekkilinin ve eşinin ekonomik olarak hiçbir zaman zorluk çekmediklerini, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığını, murisin özgür iradesiyle taşınmazının bu fiyata satılmasını kabul ettiğini, kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden; muris ...nin davalı torunu ................. Noterliğinin 30.06.2000 tarihli ve 9766 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile taşınmaz satış yetkisi de içerir şekilde vekil tayin ettiği, ...in anılan vekaletname ile murisin kayden maliki olduğu dava konusu 7 parsel sayılı taşınmazı 08.04.2004 tarihinde davalı eşine satış suretiyle temlik ettiği, murisin 10.01.2007 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak çocukları ... ile kendisinden sonra ölen oğlu ...’in eşi ...........ile çocukları ... ve ..., murisin kendisinden sonra ölen oğlu ...’un eşi ...........ile çocukları..................’nın kaldığı, Adli Tıp Kurumu ............ İhtisas Kurulunun murisin 30.06.20 00... .04.2004 tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunu bildirdiği görülmüştür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle: Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 29.540,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.