Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4240 E. 2025/4072 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4240
- Karar No
- 2025/4072
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/331 E., 2024/1642 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/420 E., 2022/163 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ... dava dilekçesinde; 1935 yılında Bulgaristan'dan göç eden ... kızı Asiye ve ... oğlu .. birlikte ... ... Mahallesi Cilt 9 Hane No 162'de iskan görüp nüfus idaresince kayıtlandıklarını, kendilerine ... Mahallesi eski 4 06... parsel sayılı taşınmazda bir adet ev ve arsasının verildiğini, bu ev yerinin 2510 sayılı İskan Kanunu'na göre 10 yıl süreyle verildiğini, murisi ... ... 1951 yılında çok ağır bir şekilde hastalık geçirdiğini, hafıza kaybına uğradığını, daha sonra İstanbul'a taşındıklarını, 1954 yılında da muris .... öldüğünü, sabit ikametgahları olmasına rağmen Hazinenin kendilerini yok sayarak firar gösterdiğini, yerlerini başka birisine satarak mağdur duruma düşürdüğünü, diğer yandan Hazine tarafından büyüklerine ... Mahallesi 4 93... parsel sayılı taşınmaz da verilmiş olup 1957 yılında kadastro tutanakları ile ... kızı ... ve ... oğlu .... adına tespit gördüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 10.000,00 TL alacak talep etmiş; davacı ... 10.10.2017 tarihinde vermiş olduğu dilekçesiyle davalı adına 4 06... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini talep etmiş; davacı ... 13.02.2019 tarihli celsede tazminat talepli dilekçenin kendisine ait olmadığını tapu iptali ve tescil talebi olduğunu beyan etmiştir. Mirasçılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ...., ..., ..., ... yargılama sırasında davaya muvafakat etmiş ve dava konusu 4 06... parsel sayılı taşınmazın miras payları oranında adlarına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ... kızı ... ve .. oğlu ... adına kayıtlı iken İskan Kanunu'na aykırı şekilde taşınmazın terk edilmesi nedeniyle hak sahipliğinin iptal edildiğini, ... Mahallesi 4 93... parsel sayılı taşınmazın idaresi için kayyım tayin edildiğini, Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesinin kararıyla kayyımlığın kaldırılmasına karar verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki davanın 2510 sayılı İskan Kanunu gereğince iptal edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile hak sahiplerinin mirasçıları adına tescili, olmadığı takdirde bedelinin ödenmesi davası olduğu, 2510 sayılı mülga İskan Kanunu'nun 23. maddesinin hak sahiplerine, temlikten sonra da talepte bulunabilme imkanı getirdiği, aynı düzenlemenin yürürlükte bulunan 5543 sayılı yeni İskan Kanunu'nun 20. maddesinde de yer aldığı, hükümde "hak" iddia edenlerin Hazinenin taşınmazı iskan sahibine temlik etmesinden sonra bir yıllık süre içinde dava açarak tapu kaydının iptalini isteyebileceklerinin düzenlendiği, aynı madde uyarınca, bir yıllık hak düşürücü süre içinde tapu iptali ve tescil davasının açılmaması halinde ayni hakkın bedele dönüşeceği ve idareden tazminat talep edilebileceğinin düzenlendiği, davacılara ait tapu kaydının iptal tarihinin taşınmazların tapulama kayıtlarına göre 17.11.1952 olduğu, davacıların tapu iptal haklarını 2510 sayılı Yasa' nın 15.07.1939 tarih ve 3667 sayılı Yasa ile eklenen fıkrası gereğince temlik tarihinden itibaren 1 sene içerisinde açması gerekmekte olup, eldeki davanın 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra 04.10.2016 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davacıların tapu iptali ve tescil davasının hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine; tazminat yönünden talep hakkının 1 yıllık hak düşürücü sürenin sona erdiği 17.11.1953 tarihinden itibaren başlayıp 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davalı tarafın zamanaşımı itirazında bulunduğu, eldeki davanın açıldığı 04.10.2016 tarihi itibariyle de 10 yıllık zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle bedele yönelik tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ...... .................... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derce Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davacıların istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil, mümkün değilse bedel istemine ilişkin olduğunu, yolsuz tescile dayalı davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreye tabi olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, yolsuz tescil hukuki nedene dayalı bedel istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kadastro çalışmaları sonucu ... ilçesi, ... Mahallesi 4 06... parsel sayılı 3 40... yüz ölçümlü avlulu evin 29.07.1938 tarihinde Maliye Hazinesi adına tescil edildiği; taşınmazın 1/2'şer paylarla ... kızı ... ve ... oğlu ... adına 30.09.1943 tarihinde temlik edildiği; 17.11.1952 tarihinde taşınmazın yeniden Hazine adına tescil edildiği, 1952 tarihli işlemle ilgili "İskan Şefliğinin 03.10.1952 gün ve 3840 sayılı yazısı ile firar muamelesi görenler'' kaydının yer aldığı; 14.04.1960 tarihinde taşınmazın Hazine tarafından ... ... isimli kişiye satış suretiyle devredildiği; 4 06... parsel sayılı taşınmazın imar sonrası 9 81... parsel numarasını aldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacıların murisi ...'ın kendisine ve ailesine iskânen verilen taşınmazların iskan mahallini terk ettiği gerekçesiyle geri alınmasına ilişkin açmış olduğu davada, Danıştay 9. Dairesinin 16.06.1962 tarihli ve 1960/1528 Esas, 1962/878 Karar sayılı kararıyla, 1935 yılında ... ilçesine iskan edilen davacı ve annesinin 1941 yılında izinsiz olarak iskan mahallini terkle 2 yıllık süre içerisinde dönmediklerinin mahallinde yapılan tahkikatta anlaşılması üzerine taşınmazların Hazine adına çevrilmesinde kanuna aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği; eldeki davada, davacıların murislerinin taşınmazı terk etmeleri nedeniyle taşınmazın ellerinden alınması ve Hazine adına tescil işleminin hukuka uygun olduğunun Danıştay kararından tespit edildiği böylece Hazine adına tescile ilişkin dayanak işlemin iptal edilmediği görüldüğünden tescilin yolsuz olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.