Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4132 E. 2025/4559 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4132
Karar No
2025/4559
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/728 E., 2024/1927 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 37. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/71 E., 2023/306 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; ....... 834 ada eski 12 parsel sayılı taşınmazın 2762 sayılı Kanun’un muvakkat maddesi mucibince mütevelliler veya mütevelli heyetleri tarafından verilmesi lazım gelen beyannameye, Eşhas-ı Hükmiyenin Emvali Gayrimenkuleye Tasarrufların Mahsus Kanun uyarınca oluşturulan listeye ve diğer tüm resmi belgelere ve delillere göre davacı Vakfa ait olmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında davalı Hazine adına tescil edildiğini, bilahare 1944 yılında dava dışı kişilere satıldığını ve imar uygulaması sonucu 8 34... parsel olduğunu, Vakıflar Kanunu geçici 7. ve 11. maddeleri gereğince bedelin tazmini gerektiğini ileri sürerek 8 34... parsel sayılı taşınmazın ... adına aidiyeti ile mülkiyetin tespitine, dava tarihi itibarıyla tespit edilecek değerinin şimdilik 200.000 TL’sinin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili; tescil işlemlerinin usul ve yasalara uygun olduğunu, davacının dava dilekçesinden hangi sebebe dayandığının anlaşılamadığını, iddianın somutlaştırılması ve dayanılan delillerin hangi vakıayı ispat etmeye yönelik olduğunun belirtilmesi gerektiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve esası belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 1936 Beyannamesinde yer aldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 8 34... parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine, 8.917.500 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı Vakıf lehine 5737 sayılı Kanun'un geçici 11/b maddesi şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, farklı bedeller içerdiğini, emsal değerlendirmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının dikkate alınmadığını, tespitin hukuk kurallarına uygun olduğunu, kaçak ya da yitik kişinin kiliseye kayıtlı olmasının Vakfa mülkiyet hakkı vermediğini, raporda da belirtildiği gibi Eşhası Hükmiye cetvelinin orijinali bulunmadığını, Vakıflar Kanunu geçici 11. madde şartlarının oluşmadığını, ıslah tarihi itibariyle zamanaşımının geçtiğini, bilirkişi raporunda belirtilen değerin fahiş olduğunu, reddedilen kısım yönünden harç alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, 5737 sayılı Kanun'un geçici 7. ve 11. maddelerine dayalı bedel isteğine ilişkindir.

Dosya içeriğinden; dava konusu 8 34... parsel sayılı 5 37... miktarlı arsa nitelikli taşınmazın kadastro çalışmalarında T. evvel 3 27... ve 1964-1965 muamele nolu tapu kaydı sahibi ........’nın gaip olduğundan bahisle Hazine adına tespit edildiği, ..........Kilisesi mütevelli heyeti tarafından beyanname sunularak......Kilisesi tarafından her ne kadar taşınmaz muvazaalı olarak şahıs adına ise de kendisine ait olduğunun belirtildiği, Kadastro Komisyonunun 19.10.1936 tarihli kararı ile; belge ibraz edilmediği ve tapu kayıt maliki ......’nın 340 senesinden evvel kaçak eşhastan olduğu gerekçesiyle tasfiye kanunları ahkamına göre yerin Hazine adına tespitine karar verilerek tescil edildiği, tespite esas dayanak tapu kaydının nevi hanesinde “.......... .....Han Hazretleri Vakfından” kaydı bulunduğu, tapu kaydında “........Vakfı” olarak yer alan şerhin taşınmazın Hazine adına kayıtlı iken 04.08.1944 tarihinde ....... oğlu .......’na devri sırasında terkin edildiği, 26.09.1946 tarihinde taşınmazın 8 34... parsel ile tevhidi nedeniyle 8 34... parsel sayılı 6 15... miktarlı şaraphane nitelikli taşınmazın oluştuğu, bilahare 11.03.1952 tarihinde ........ ve müştereklerine satıldığı, onlardan da 29.12.2011 tarihinde icrai satış ile .....Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ye devredildiği, 21.07.2011 tarihinde tashih suretiyle....... ve Tic. Ltd. Şti. adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 3. maddesinde cemaat vakfı, vakfiyeleri olup olmadığına bakılmaksızın 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince tüzel kişilik kazanmış, mensupları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Türkiye'deki gayrimüslim cemaatlere ait vakıfları ifade ettiği; vakfiye tanımının da mazbut, mülhak ve cemaat vakıflarının malvarlığını, vakıf şartlarını ve vakfedenin isteklerini içeren belgeleri belirttiği; 1936 beyannamesinin tanımının ise cemaat vakıflarının 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince verdikleri beyannameyi ifade ettiği açıkça düzenlenmiştir. 5737 sayılı Kanun’un 12. maddesinde vakıfların mal edinebilecekleri, malları üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilecekleri belirtilmiştir. 12. maddenin gerekçesinde de vakfın devamlılığının sağlanması açısından mülhak, cemaat ve yeni vakıflara başlangıçta özgülenen mal ve hakların değiştirilebilmesi imkanı sağlandığı, vakıfların sonradan edindikleri malları izin almaksızın yönetim organlarının kararıyla değiştirebileceklerine ilişkin hüküm getirildiği belirtilmiştir.

Anılan Kanun'un Geçici 7. maddesinde ise; “ Cemaat vakıflarının; a) 1936 Beyannamelerinde kayıtlı olup halen tasarruflarında bulunan nam-ı müstear veya nam-ı mevhumlar adına tapuda kayıtlı olan taşınmazlar,

b) 1936 Beyannamesinden sonra cemaat vakıfları tarafından satın alınmış veya cemaat vakıflarına vasiyet edildiği veya bağışlandığı halde, mal edinememe gerekçesiyle halen Hazine veya Genel Müdürlük ya da vasiyet edenler veya bağışlayanlar adına tapuda kayıtlı olan taşınmazlar tapu kayıtlarındaki hak ve mükellefiyetleri ile birlikte bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren onsekiz ay içinde müracaat edilmesi halinde Meclisin olumlu kararından sonra, ilgili tapu sicil müdürlüklerince cemaat vakıfları adına tescilleri yapılır.” hükmü ile yeni düzenlemeler getirilmiştir.

Bundan başka 5737 sayılı Kanun'a 22.8.20 11... sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 17. maddesi ile eklenen Geçici 11. maddesinde ise; “ Cemaat vakıflarının

a) 1936 Beyannamesinde kayıtlı olup malik hanesi açık olan taşınmazları,

b) 1936 Beyannamesinde kayıtlı olup kamulaştırma, satış ve trampa dışındaki nedenlerle Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, belediye ve il özel idaresi adına kayıtlı taşınmazları,

c) 1936 Beyannamesinde kayıtlı olup kamu kurumları adına tescilli olan mezarlıkları ve çeşmeleri, tapu kayıtlarındaki hak ve mükellefiyetleri ile birlikte bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren oniki ay içinde müracaat edilmesi halinde, Meclisin olumlu kararından sonra, ilgili tapu sicil müdürlüklerince cemaat vakıfları adına tescil edilir.

Cemaat vakıfları tarafından satın alınmış veya cemaat vakıflarına vasiyet edildiği veya bağışlandığı halde, mal edinememe gerekçesiyle Hazine veya Genel Müdürlük adına tapuda kayıt edilen taşınmazlardan üçüncü şahıslar adına kayıtlı olanların Maliye Bakanlığınca tespit edilen rayiç değeri Hazine veya Genel Müdürlük tarafından ödenir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.” hükümleri de yer almıştır. Somut olayda; dosya arasına alınan ...Mektebi Vakfı adına verilen 1936 Beyannamesinde hayratların “Yenikapıda Alboyacılar sokağında kain mezkur ... namı ile maruf Ermeni kilisesi ile yine ......... Çeşme sokağında kain .......... namı ile maruf mektebinden ibarettir.” şeklinde yer aldığı, TKGM tarafından Osmanlıca kaydına rastlanılmayan ancak yeni harflere çevrilmiş orijinal görüntüsü olan ........ Emvali Gayrimenkuleye Tasarrufların Mahsus Kanun uyarınca verilen cetvelde ise Yenikapı, Katip Kasım Mahallesi ........./......... sokağı 47 nolu, 1323 tarih Hane(Mektep) kaydının bulunduğu, Vakıflar, Eski Belge ve Yazılar Uzmanı bilirkişiden alınan 06.03.2023 tarihli raporda bahsi geçen belgelerden 8 34... parsel sayılı taşınmazın davacı vakfa ait olduğunun beyan edildiği, yapılan keşif neticesinde mimar, harita mühendisi ve gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişiden alınan 07.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda 8 34... parsel sayılı taşınmazın değerinin dava tarihinde 8.917.500 TL olduğu, tarafların itirazı üzerine alınan 19.11.2022 tarihli ek raporda ise taşınmazın değeri belirlenirken emsal alınan taşınmazların birebir değerinin esas alınmadığı, sunulan emsale ilişkin yapılan değerlendirmeye göre 8 34... parsel sayılı taşınmazın dava tarihi değerinin 23.124.000 TL olacağı ancak davacı tarafından sunulan emsallerin dava konusu taşınmaza göre çok değerli olduğu, kök raporun geçerliliğini koruduğunun belirtildiği, davacı tarafça ek raporda belirtilen değer üzerinden harç ikmal edildiği ancak alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı olmadığı gibi dava konu 8 34... parsel sayılı taşınmaz olmasına rağmen tevhit sonucu oluşan 8 34... parsel yönünden değer tespiti yapılması ve bu değer üzerinden hüküm tesis edilmesi doğru değildir.

Ayrıca, taşınmazda ve dayanak kayıtlarda ........ Vakfı’na ilişkin şerh olduğu gözetildiğinde, bahsi geçen vakıf, Vakıflar Genel Müdürlüğünden sorulmadan, araştırma ve inceleme yapılmaksızın sonuca gidilmesi de isabetli değildir.

Hâl böyle olunca; Vakıflar Genel Müdürlüğünden taşınmazdaki “....... Vakfı” şerhi sorularak neden şerhin terkin edildiği de tespit edilmek suretiyle bu hususun değerlendirilmesi, mahallinde alanında uzman en az bir vakıf uzmanı ile 3 gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi kurulu ile tekrar keşif yapılarak dava konusu eski 8 34... parsel sayılı taşımazın davacı Vakfın 1936 Beyannamesinde belirtilen taşınmazla aynı olup olmadığının tespiti ve dava tarihi itibariyle gerçek değerinin tereddütten uzak bir şekilde belirlenmesi, toplanan ve toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının değinilen yön itibariyle kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin yatırılan temyiz harcının temyiz eden taraflara iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/4132, K. 2025/4559, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-4132-e-2025-4559-k-2c17620c56d6