Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4056 E. 2025/4081 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4056
Karar No
2025/4081
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1519 E., 2024/1783 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/230 E., 2024/102 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı; mirasbırakan annesi ...’in 56 (yeni 1 03... parsel), 221 (yeni 1 44... parsel), 222 (yeni 1 44... parsel), 824 ( yeni 1 44... parsel), 825 (yeni 1 44... parsel) sayılı taşınmazlardaki paylarını mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak davalı kızı ...’a satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı; işlemin gerçek satış olduğunu, dava konusu taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldığını belirtmiş, 23.11.2023 tarihli dilekçesi ile ise dava konusu taşınmazların gerçek sahibinin eşi ... olduğunu, eşi ... ile dava dışı kardeşi ... arasında ... 2. Noterliğinin 21.07.19 95... yevmiye sayılı işlemi ile borç senedi düzenlendiğini, dava konusu taşınmazların da bu nedenle kendisine devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; tanık beyanlarına göre davalının dava konusu yer karşılığında murise 3-3,5 ton demir ve para verdiği, murisin dava dışı oğlu ...’ün davalının eşine borcu bulunduğu, dava konusu taşınmazların da bu borç nedeniyle davalıya devredildiği, murisin temlik dışı bir çok taşınmazının bulunduğu, davacı tarafça iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış bedeli ile gerçek bedel arasında misli fark bulunduğu, satım bedelinin aktarımına ilişkin davalının bir delil gösteremediği, murisin malvarlığının tamamına yakınını teşkil eden dava konusu taşınmazları davalıya satmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, temlik edilen malın, murisin tüm mamelekine oranı gözetildiğinde bunun makul karşılanabilecek bir sınırda da kalmadığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, mirasbırakanın yapmış olduğu temlikle ilgili olarak gerçek amaç ve iradesinin davacı mirasçısından mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, satış bedeli ile resmi senette gösterilen bedel arasında fahiş fark bulunmasının tek başına muvazaanın kanıtı olamayacağını, murisin temlik dışı taşınmazlarının bulunduğunu, dava konusu taşınmazların devrinden önce de yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle üçüncü kişilere taşınmaz sattığını, murise eşinden ve babasından toplam 21.350, 00... yer kaldığını, bunun da %56‘sını üçüncü kişilere sattığını, mirastan hak sahibi olacak tanıkların satışın gerçek olduğunun beyan ettiklerini, davacı tarafça iddianın ispat edilemediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1937 doğumlu mirasbırakan ... ...’in 20.06.2020 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacı oğlu ... ve davalı kızı ... ile dava dışı çocukları .... ve ...’un kaldıkları, mirasbırakanın çekişme konusu 56 (yeni 1 03... parsel), 221 (yeni 1 44... parsel), 222 (yeni 1 44... parsel), 824 (yeni 1 44... parsel), 825 (yeni 1 44... parsel) sayılı taşınmazlardaki paylarını 25.07.1995 tarihinde davalı kızı ...’a satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nin 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 7.814,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/4056, K. 2025/4081, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-4056-e-2025-4081-k-5a49919b4694