Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/3806 E. 2025/5185 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3806
- Karar No
- 2025/5185
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/259 E., 2024/23 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine temsilcisi ile davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacılar dava dilekçesinde; Ardahan ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan ve 1980 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adlarına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır.
II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.02.2013 tarihli ve 2010/119 Esas, 2013/95 Karar sayılı kararıyla; davacıların delil olarak sundukları tapu kayıtlarının zemine uyum gösterdiği, bu kayıtların halen tedavülde olduğu, çekişmeli taşınmazların bulunduğu köye ilişkin kadastro çalışmalarının henüz tamamlanmadığı, dava konusu taşınmazlar için tespit dışı bırakma işlemi söz konusu olmayıp henüz kadastro işlemine tabi tutulmadıkları ve taşınmazların mevcut hali ile payları oranında davacılar adına kayıtlı bulunduğu, yeni bir tescil kararı verilmesinde davacıların hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekili ve davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği temyiz isteminde bulunması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.02.20 15... /21979 Esas, 2015/534 Karar sayılı kararıyla “..Mahkemece her ne kadar çekişmeli taşınmazların bulunduğu köyde henüz kadastro işlemlerinin tamamlanmadığı ve dava konusu taşınmazların tespit dışı bırakılmadığı kabul edilmiş ise de geri çevirme kararı üzerine Mahkemece Kadastro Müdürlüğünden alınan 01.12.2014 tarihli cevabi yazıya göre çekişmeli taşınmazların bulunduğu köyde tapulama işlemlerinin 1980 yılında yapıldığı ve tescili istenilen taşınmazların tespit harici bırakıldığının anlaşıldığı belirtilerek, davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gerekçesiyle hüküm bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, karar verilmiştir. Karara karşı bir kısım davacılar vekili ile davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği temyiz isteminde bulunmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı Dairenin 20.06.20 22... /40 73... /4991 Karar sayılı kararıyla "TMK'nın 713/4-5. maddesinde belirtilen 3 aylık yasal ilanın yapılması" hususuna değinilerek hüküm bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; Dava konusu taşınmazların ... Tapu Müdürlüğü Ardahan ili, ... ilçesi, ... köyü Cilt no:29, sayfa no 12, sıra no: 18, 28.04.1960 tarihli 336,9 34... 'lik yüz ölçümlü ... oğulları ... ve ...'a ait eski tapu kaydı, Cilt no:60, sayfa no:3 sıra no: 11, 26.11.1982 tarihli 336.934 m² yüz ölçümlü hissesi ...'a, 63.000/336.934 hissesi ...'a ait eski tapu kaydı ve Cilt no:44, sayfa no 85, sıra no: 5, 06.08.1974 tarihli 100.0 00... yüz ölçümlü 2/16 payı ...'a, 2/16 payı ...'a 2/16 payı ...'a 2/16 payı ...'a ait eski tapu kaydı ile kaydının yapıldığı, eski tapu kaydının uygulama görmediği, dava konusu taşınmazların kadastroda tespit harici bırakılan yer olduğu, bozma öncesi yapılan keşif, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre keşifte gösterilen yerlerin eski tapu kayıtlarına uyduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; yeterince inceleme yapılmadan eksik araştırmayla karar verildiğini belirterek bozma istemiştir.
2. Davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği temyiz dilekçesinde; davacıların aynı tapu kaydı ile başka davalarda tescil talep ettiklerini, taraflı tanık anlatımıyla karar verildiğini, mahalli bilirkişilerin de tam sınırları bilmediklerini beyan ettiklerini, tapu kayıtlarındaki miktar ile karardaki miktarların uyuşmadığını öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro sırasında tescil harici bırakılan taşınmazın tescili talebine ilişkindir.
Ardahan ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde 1980 yılında yapılan kadastro sırasında dava konusu yerin tescil harici alan olarak bırakıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacıların dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmaz bölümlerini kapsadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; davacılardan ..., ... ve ... yargılama sırasında vefat ettiği halde mirasçıları davada yer almamış, davada taraf koşulu sağlanmamış, dayanak tapu kayıtları usulünce uygulanmamış, dayanak teşkil eden tapu kaydının ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.07.1943 tarihli 1943/191-77 E-K sayılı tescil ilamına istinaden hükmen oluştuğu halde hükme esas krokinin uygulanmadığı, bunlardan başka aynı yere ilişkin tefrik dosyalarının akıbeti araştırılmadan karar verildiği görülmüştür.
Hal böyle olunca, Mahkemece öncelikle mirasçıların davaya usulünce dahil edilmesi suretiyle davada taraf koşulunun sağlanması, taraf koşulu sağlandığı takdirde Mahkemece, davacıların dayandığı tapu kayıtları, tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve varsa haritaları ile birlikte mahalli Tapu Müdürlüğü ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Tapu Arşiv Daire Başkanlığından istenilmeli; dayanılan kayıtların kadastro tespiti sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılarak tespit edilmeli, revizyon görmüşlerse kadastro tespit tutanakları, dava konusu taşınmaza komşu tüm parsellerin kadastro tespit tutanakları ve uygulanan kayıtlar da getirtilmeli; komşu taşınmazlara ait kadastro tutanakları hükmen oluşmuş iseler mahkeme dosyaları celp edilmeli; aynı yerle ilgili görülen ve dosyadan tefrik edilen davaların akıbeti araştırılarak mükerrerlik olup olmadığı tespit edilmeli, gerekirse birleştirilerek görülmesi düşünülmelidir.
Bundan sonra; mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik mahalli bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, 1 kişilik teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, yapılacak keşifte dayanak tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırlarının yerel bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, gösterilen sınırlar fen bilirkişisine işaretlettirilmeli, yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, tapu kayıtlarının haritasının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/A maddesi gereğince haritası ile zemine uygulanarak kapsamı belirlenmeli, bu suretle kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli, keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmelidir.
Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın evvelinde vasfının ne olduğu komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde değerlendirilerek taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmaz ile çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip üzerine taşınmazın sınırlarının işaretlenilmesi istenilmeli; Mahkeme hakiminin taşınmazın konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalıdır.
Teknik bilirkişiye tapunun krokisinin ölçekleri eşitlettirilerek tapunun taşınmaza uyup uymadığı belirlenmeli, tapu uygulamasını, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir krokili rapor düzenlettirilmeli, tefrik edilen dosyalarda dava edilen bölümler ile dava konusu bölümler arasında mükerrerlik bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde ise davacılar lehine dava tarihine kadar zilyetlik ile kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesine göre tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekili ile davalı ... Köyü Tüzel Kişiliğinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince Mahkeme kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Köyü Tüzel Kişiliğine iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.