Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/3699 E. 2025/5207 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3699
Karar No
2025/5207
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2873 E., 2024/1413 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/73 E., 2022/299 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ve davalı İdare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı Hazine vekili; maliki olduğu 55... parsel sayılı taşınmazın 5737 sayılı Kanun’un 30. maddesi gereği ... Vakfı adına tescil edildiğini, taşınmazda vakıf yoluyla meydana gelen kültür varlığını ispat eden belge bulunmadığını, vakfın gayri sahih vakıf olduğunu, vakıf şerhinin yasal dayanağı ve hükmü kalmadığını, taşınmazın 1983 yılından önce Adalar Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.12.1981 tarih ve 1971/29 tereke nolu yazısı üzerine tescil edilmiş olup hak düşürücü sürelerin geçtiğini, vakıf adına yapılan tescilin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı İdare vekili; tescilin usulüne uygun olduğunu, taşınmazlarda taviz bedelinin ödenmiş olup olmamasının sonucu değiştirmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve esası belirtilen kararı ile; taşınmazın davacı Hazine adına 22.09.1983 tarihinden sonra tescil edildiği, bu tarihten sonra aslı vakıf olan taşınmazların Hazine adına tesciline yasal olanağın kalmadığı, her ne kadar vakıf bilirkişisi vakfın türü yönünden değerlendirme yapmış olsa da kanunun ve içtihatların aradığı tek hususun aslı vakıf olması gerektiğini, dava konusu taşınmazın tedavülünde nevi kısmında “Z.Ş.M.V” kaydının olduğu, Vakıflar Kanunu'nun 30. maddesi gereği vakıf adına idari tescilin yerinde olduğu, tescilin yolsuz olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, 02.07.2024 tarihli tashih şerhi ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin hükmün harca ilişkin kısmında düzeltme yapılmıştır.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla muvafakat alınmadan tescil işlemi yapılmayacağını, 5737 sayılı Kanun'un 30. madde şartlarının oluşmadığını, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi davanın kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı İdare vekili ise dilekçesinde; istinafa cevap dilekçesinde gerekçenin düzeltilmesi talep edilmiş ise de dilekçenin harçlandırılmadığını, bu durumda istinaf başvurusunda bulunmamış sayılması gerektiğini, tahsis şerhinin hükümden çıkarılarak düzeltilmesi ve nihai hüküm bakımından kararın onanması talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, yolsuz tescil hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dosya içeriğinden; 55... (yeni 2 85... ) parsel sayılı 1 51... miktarlı bahçeli bir ev nitelikli taşınmazın kadastro tutanağında ve kütük sayfasında nevi “Z.Ş.M.V” şerhi bulunduğu, ... kızı ... adına kayıtlı iken bir çok satış işlemi ile birlikte 07.04.1954 tarihinde Yunan T. ... kızı ... adına tescil edildiği, Adalar Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.04.1989 tarihli 1982/2 Tereke, 1989/5 Karar sayılı kararı ile kayıt malikinin mirasçıları bulunamadığından terekedeki tüm mal varlığının Hazineye devrine karar verildiği, taşınmazın 22.11.1989 tarihinde hükmen Hazine adına tescil edildiği, bilahare 5737 sayılı Kanun'un 30. maddesi kapsamında 17.09.2019 tarihli işlem ile ... Vakfı adına tescil edildiği, taşınmazda 22.01.1992 tarihli eski eser ve 20.12.2011 tarihli 2. derece korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı şerhi bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle 5737 sayılı Kanun'un 30. maddesi şartları oluştuğu gözetilerek taşınmazın vakfı adına tescilinde isabetsizlik bulunmadığından, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekili ve davalı İdare vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 14.11.2024 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Yasa'nın 20. maddesi uyarınca değiştirilen 5737 sayılı Yasa'nın 77. maddesi uyarınca davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3699, K. 2025/5207, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-3699-e-2025-5207-k-00c52bd61043