Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/3025 E. 2025/3054 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3025
Karar No
2025/3054
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1440 E., 2024/1154 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/115 E., 2022/143 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; davalının vekili sıfatıyla hareket eden dava dışı... ile kendisinin aynı semtte iş yapıp ikamet ettiklerini, maliki olduğu 1936 ada 67 parseldeki 3 nolu bağımsız bölümün 400.000,00 TL'ye satışı ve bedelin satış günü ödenmesi hususlarında davalı ve onun vekili dava dışı... ile aralarında anlaştıklarını, ancak taşınmazı tapuda davalıya devretmesine rağmen davalı tarafından satış bedelinin ödenmediğini, davalı ve vekilinin, davalının tanınan iş adamı, sağlam alıcı havası oluşturup hileli tutum ve davranışları sonucu kandırıldığını, satış anında ödeme, havale yapılacağı kanısının uyandırıldığını, davalıdan satış bedelini talep ettiğinde davalının, parayı dolar olarak tuttuklarını, doların Irak'tan geldiğini, büyük meblağ olduğundan bozduramadıklarını, bildirdiği adrese gitmesi halinde paranın teslim edileceğini beyan ettiğini, bunun üzerine davalının vekili ile belirtilen adrese gittiklerini ancak orada paranın henüz Irak'tan gelmediğini, havale beklediklerini söylediklerini, daha sonra davalının, taşınmazın satış parasını vekiline verdiğini, ondan alması gerektiğini beyan ettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa bedele karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı; davaya konu taşınmazı yatırım amacıyla bedelini ödeyerek satın aldığını, hileye ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını, resmi satış senedinin aksinin aynı nitelikte belge ile ispatlanması gerektiğini, kaldı ki resmi senette bedelin sonradan ödeneceğine ilişkin ihtirazi kayıt bulunmadığını, iddia edilen satış bedelinin gerçeği yansıtmadığını, elden ödediği satış bedelinin davacı tarafından banka hesabına yatırıldığını, bu bedelden 250.000,00 TL'sinin davacı tarafından vekil...'e borç verildiğini, davacı ve dava dışı... arasında noterlikte borç taahhüdünü içeren tutanak düzenlendiğini, davacının kötü niyetli hareket ettiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının taşınmazını satış iradesinin olduğu, hile iddiasının ispatlanamadığı, davalı tarafından taşınmazın satış bedelinin davacıya ödendiğinin sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları yinelemiş, aynı binada yaşamakta olan davalı ile dava dışı...'in el ve iş birliği içerisinde hareket ederek davacıyı kandırdıklarını, davalı tarafından dosyaya ibraz edilen borç senedinin hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının çelişkili beyanlarda bulunduğunu, davalı ile tanığının beyanlarının da çelişkili olduğunu, davacının satıştan önce kendi parasını hesabına yatırdığını, bu paranın satışla bir ilgisinin bulunmadığını, tüm dosya kapsamı ile hile iddialarının ispatlandığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa bedel isteğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının 1936 ada 67 parsel sayılı taşınmazdaki 3 nolu bağımsız bölümünü 06.12.2018 tarihinde davalı ...'a satış suretiyle temlik ettiği, davalı ... adına vekaleten dava dışı ...'ın işlem yaptığı anlaşılmaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3025, K. 2025/3054, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-3025-e-2025-3054-k-7e7cf005dfc2