Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/2421 E. 2025/5007 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2421
Karar No
2025/5007
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1576 E., 2024/201 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/56 E., 2023/163 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; 1 45... ve 1 65... parsel sayılı taşınmazın muris ... ... ...’dan intikal ettiğini, kadastro çalışmalarında sınırların gerçek mülkiyete ayrı olarak tespit edildiğini, yaklaşık 2,5 dönümlük kısmının davalıların murisi ... adına kayıtlı 1 65... parselde ve yaklaşık 2 dönümlük kısmının davalı ... adına kayıtlı 1 45... parselde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile taşınmazlara eklenmek suretiyle tescile karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili; davanın süresi içinde açılmadığını, taşınmazın tapu kaydının yıllar önce yapıldığını ve kesinleştiğini, dava konusu taşınmazlardan 1 45... parselin mezarlık vasfında olduğunu, söz konusu taşınmazın Ordu Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonunun 31.03.2014 tarih ve 74 sayılı kararıyla Ordu Büyükşehir Belediyesine devredildiğini, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesi gereği mezarlıkların görev ve sorumlulukları arasında olduğunu, ilgili Kanun maddelerince de bu yerlerin satılamaz, devredilemez olduğunu, Belediye Kanunu'nun 79. maddesinde de mezarlıkların belediye tasarrufunda olduğunu, Mezarlıkların Korunması Hakkındaki Kanun'un 1. maddesine göre özel mülkiyete konu olmayacağını, Kadastro Kanunu'nun 16/B maddesi gereği hizmet malı olduğundan belediye adına tescil edileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar cevap vermemiş, keşif sırasında davalılardan ... ve ... davayı kabul ettiklerini bildirmiş olup davalı ...’nin ölümü ile mirasçılarının taraf olduğu görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.10.20 18... /207 Esas, 2021/186 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 1 45... parsel sayılı taşınmaz içerisinde yer alan 04.11.2020 havale tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 1.062,21 m² kısmın tapusunun iptali ile 1 45... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 1 65... parsel sayılı taşınmaz içerisinde yer alan raporda (B) harfi ile gösterilen 2.196,37 m² kısmın tapusunun iptali ile 1 65... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili ve yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden davacılar vekili tarafın istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 20.01.2022 tarihli 2021/1076 Esas, 2022/34 Karar sayılı karar ile, eksik araştırma yapıldığı ve davalılar ..., ... ve ...'in çekişmeli taşınmazların kayıt maliki ya da mirasçıları olup olmadığının tespiti için karar kaldırılmış, Mahkemece yukarıda tarih ve esası belirtilen kararı ile; dava konusu edilen yerlerin davacılar murisi tarafından çok uzun zamandır tasarruf edildiği belirtilip davalı olarak gösterilen ..., ... ve ...'in tapu maliki olmadığından bu davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine, diğer davalılar yönünden kabulü ile 1 45... parselde 09.02.2023 havale tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 1.102,99 m² kısmın tapusunun iptaline, 1 45... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 1 65... parselde 09.02.2023 havale tarihli raporda (B) harfi ile gösterilen 2.196,37 m² kısmın tapusunun iptaline, 1 65... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde eski yahut yeni mezar olmadığı, mahallinde dinlenilen mahalli bilirkişi ile taraf tanıklarının beyanlarına göre çekişmeli taşınmaz bölümünün kadastro tespitinden evvel olacak şekilde davacı ve murislerinin 20 yıldır zilyetliğinde olduğunun beyan edildiği, ziraat bilirkişi raporunda da taşınmaz bölümünün 35-40 yılllık fındık bahçesi vasfında olduğu ve davacılar adına kayıtlı 1 45... parselde bulunan fındık bahçesi ile benzer özelliklere sahip olduğundan davacılar yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesini tekrarla eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, gerekçeli kararda davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunda açıklama yapılmadığını, taşınmazın mezarlık vasfında olduğunu, her noktasında mezarlık bulunmasına gerek olmadığını, hukuken geçersiz ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, ilk rapor ile ikinci rapor arasındaki miktar farkı çelişkisinin neden kaynaklandığının belirtilmediğini, davacı tarafından mevcut alanın kendilerine ait olduğuna dair herhangi bir belge sunulamadığından mezarlık alanında davacının herhangi bir hak talep etmesinin hukuka uygun olmadığını, ayrıca yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin kurum aleyhine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden; Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 45... parsel sayılı 16.120, 89... miktarlı bir katlı ahşap ev ve serendi ve fındık bahçesi ile 1 65... parsel sayılı 1.326, 77... miktarlı fındık bahçesi nitelikli taşınmazların kadastro çalışmalarında senetsizden ... ... ...’nın irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinden malı olup ölümü ile mirasçıları olan davacılar adına iştirak halinde tespit edildiği, 1 45... parsele komşu 1 45... parsel sayılı 2.389, 16... miktarlı mezarlık nitelikli taşınmazın ise kadastro çalışmalarında senetsizden taşınmazın kadimden beri mezarlık olduğu, halen de mezarlık olarak kullanıldığı belirtilmekle ... Köy Tüzel Kişiliği adına tespit edildiği, tespitin askı ilan süresinde itiraz edilmeden 25.12.2008 tarihinde kesinleştiği, bilahare taşınmazın tashihen devir ile 09.05.2014 tarihinde davalı ... Belediyesi adına tescil edildiği, 1 65... parsele komşu 1 65... parsel sayılı 5.038, 61... miktarlı fındık bahçesi nitelikli taşımazın ise senetsizden ...’nın irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğinden malı olup 1998 yılında ölümü ile eşi Asiye, çocukları ..., ..., ..., ..., ... adına iştirak halinde tespit edildiği, tespitin itiraz edilmediğinden 25.12.2008 tarihinde kesinleştiği, davalıların ... adına kardeşleri bulunmadığına ilişkin nüfus kaydında mahkeme kararı ile düzeltme yapıldığı, muris ...’in ...’den olan çocukları ..., ... ve ... adına taşımazda kayda rastlanmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda; davacılar dava konusu taşınmazlara komşu olan taşınmazda malik olduklarını belirtmiş, davalılar adına tespit edilen taşınmazların bir bölümünün kendi taşınmazları içerisinde yer alması gerektiği iddiasına dayanarak 31.10.2028 tarihinde tapu iptali ve tescil talebi ile dava açmıştır. Mahkemece temyize konu 1 45... parsel sayılı taşınmaz bölümü üzerinde davacılar lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, aynı gerekçe ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusu reddedilmiş ise de Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye elverişli değildir. Şöyle ki; dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarında mezarlığın sınırının demir kazıklı tel örgü olup yola kadar olduğunu, tel çit ile fındık bahçesi arasında patika yol bulunduğunu belirttikleri, 27.10.2020 tarihli fen bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda tel çit ile davacıların taşınmazları arasındaki kısmın (A) harfi ile gösterilen 1.062, 21... yer olduğu, 06.02.2023 tarihli fen bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda ise demir kazık ve tel çit ile çevrili mezarlık sınırı ile davacıların taşınmazı arasındaki kısmın (A) harfi ile gösterilen 1102, 99... yer olduğu, bu kısmın içinde (C) harfi ile gösterilen 39, 81... eski patika yol olduğunun belirtildiği, raporlar arasındaki farkın neden kaynaklandığı belirlenmeden ve çelişki giderilmeden sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca; Mahkemece temyize konu 1 45... parsel sayılı taşınmazda mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazların kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazların kimden ve ne zaman kaldığı, taşınmazların paylaşıma, satışa veya taksime konu olup olmadığı, paylaşım ya da taksim yapılmış ise kime isabet ettiği maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, fen bilirkişisinden keşfi takibe ve denetlemeye elverişli rapor ve kroki düzenlemesi istenmeli, daha önce alınan raporlar arasındaki çelişki giderilmeli, mezarlık sınırının tam olarak tespiti ile patika yola ilişkin inceleme yapılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Ayrıca İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı öncesinde 31.10.2018 tarihinde kurulan hükümle 1 45... parsel sayılı taşınmazın (A) harfli 1.062, 21... kısmı yönünden davanın kabulüne karar verildiği, temyize konu kararda ise aynı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen 1.102, 99... kısım yönünden davanın kabulüne karar verildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.03.2023 tarihli ve 2021/2-668 Esas, 2023/191 Karar sayılı ilamında da açıklandığı gibi bir mahkeme kararını kanun yoluna getirmeyen taraf hakkında “kararı bu haliyle benimsemiş olduğu” sonucuna ulaşılacağı ve bu durum karar lehine olan için usuli müktesep hak oluştururken, karar aleyhine olan kimse için de bir katlanma yükümlülüğü meydana getireceği açıktır. Bu durumda, 1 45... parsele ilişkin kısım yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen ilk hükmün davacı tarafından esas yönünden istinaf edilmemesi nedeniyle miktar itibariyle davalı ... lehine usuli müktesep hak meydana getirdiği de gözetilmelidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin değinilen yönlere ilişkin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Belediyeye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/2421, K. 2025/5007, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-2421-e-2025-5007-k-6b4e813800c3