Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/2100 E. 2025/4404 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2100
Karar No
2025/4404
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/430 E., 2023/321 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; 473, 686, 299, 522, 622, 905 ile 1334 parsel sayılı taşınmazların kadastro sırasında 1/2’şer paylarla .......... oğlu ... ve eşi ... adına tespit edildiğini, bilahare dava dışı Hazinenin Çatalca Kadastro Mahkemesinde açtığı muhtelif davalar sonucunda davalıların tespit malikleri ... ve ..........’nin mirasçıları olduğu gerekçesiyle çekişmeli taşınmazların davalılar adına tesciline hükmedildiğini, anılan kararların derecattan geçerek kesinleştiğini ve infaz edildiğini, oysa ........oğlu ... ile eşi .........’nin kendilerinin miras bırakanları olduğunu, nitekim tescile esas ilamlara dayanak yapılan Çatalca Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.10.1987 tarihli, 1987/759-844 sayılı veraset belgesinin iptali için de Çatalca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/256 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtıklarını ileri sürerek asıl davada 473 ve 686 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, birleştirilen davada ise 299, 522, 622, 905 ile 1334 parsel sayılı taşınmazlar bakımından tapu iptali ve müşterek murisler .......... oğlu ... ile karısı ..........’nin mirasçıları adına tescilini istemiştir. Davacılar vekili yargılama sırasında, çekişmeli 686 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak 60.000,00 TL tazminatın devir tarihi olan 01.04.2005 tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacılara hisseleri oranında ödenmesi şeklinde davasını ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı ... yargılama sırasında; dava konusu parsellerin oğlu ...'e yani annesinin babasına ait olduğunu, dedesi ............ oğlu ...'in Yunanistan'dan eşi........ile ..........'e geldiğini, burada onlara iskan hakkı olarak dava konusu taşınmazların verildiğini, ½'si ..........'nin ½'si ...'in olduğunu, ...'in ölümüyle .........nin ............ ile evlendiğini, ...'in ölümüyle geriye mirasçı olarak ilk eşinden olan tek evladı ......... ile ikinci eşi ..........'nin kaldığını, kızı ...........'nin ölümüyle torununun yani kendisinin mirasçı olarak kaldığını, ...'in 2.eşi .............nin ise evli iken çocuksuz olarak vefat ettiğini, geriye 2.eşi ................ ile onun ilk eşinden olan çocukları .................'ın kaldığını, ..............ın bunlardan başka mirasçısı bulunmadığını, kadastro tespiti sonucu oluşan tapu kaydında hata olmadığını, dava konusu taşınmazların 1990 yılında Mahkeme kararına istinaden tapuya tescil edildiğini, tescilin üzerinden 22 yıl geçtiğini, davanın zaman aşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.06.2015 tarihli 2005/145 Esas ve 2015/289 Karar sayılı kararıyla; iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne; çekişmeli taşınmazlarda davalılara ait hisselerin iptali ile Çatalca Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.12.2006 tarih 2004/256 Esas, 2006/271 Karar sayılı veraset ilamında gösterilen ...............oğlu ... ve (...........)'a ait hisselerin veraset ilamındaki payları oranında tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Kararın, davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 22.10.2020 tarihli 2018/1489 Esas ve 2020/5371 Karar sayılı kararı ile; “dava konusu taşınmazların tapu kayıt malikleri ........... oğlu ... ve ............’nin mirasçısı olduklarına dair iddialarını, mirasçılık sıfatlarını gösterir hasımlı veraset ilamı ile kanıtladıkları belirlenmek suretiyle çekişmeli 473 parsel sayılı taşınmaz yönünden asıl davanın kabul edilmesinde ve 299, 522 ile 1334 parsel sayılı taşınmazlar bakımından birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, asıl dava konusu 686 parsel sayılı taşınmazın davalılar tarafından yargılama sırasında 29.04.2005 tarihinde dava dışı üçüncü kişi .................’e satış suretiyle temlik edildiği, dava dışı ............. tarafından da 27.10.2008 tarihinde dava dışı üçüncü kişi ..............ya satış yoluyla devredildiği, bu itibarla 6100 sayılı HMK'nın 125. maddesinin öngördüğü usûli işlemlerin uygulanmasının gerektiği, birleştirilen davanın konusu 622 ve 905 parsel sayılı taşınmazların halen tarafların kök murisleri ... ve ................adlarına 1/2’şer paylarla kayıtlı bulunduğu ve davalı mirasçılara intikal etmediği kayden sabit olduğuna göre, sözü edilen taşınmazlar yönünden davalıların pasif dava ehliyetlerinin bulunmadığı" belirtilerek karar bozulmuştur. Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne; dava konusu 622 ve 905 parsel sayılı taşınmazların halen kök muris adına kayıtlı olduğu, davalılar adına kayıtlı olmadığı gerekçesiyle bu parseller yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, asıl ve birleştirilen dava konusu 473, 299, 522, ve 1334 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan temyiz itirazlarının Yargıtay tarafından reddedildiği bu parseller hakkında verilen kabul kararının kesinleştiği gerekçesiyle çekişmeli 473, 299, 522, 1334 parsel sayılı taşınmazların tapusunun Çatalca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/256 Esas 2006/271 Karar sayılı veraset ilamında gösterilen davacıların hisseleri oranında iptali ile yine aynı veraset ilamındaki davacıların payları oranında tapuya tesciline, dava konusu 686 parsel yönünden dava esnasında taşınmazın 3. kişiye satılması nedeniyle davacı taraf HMK'nın 125. maddesi kapsamında seçimlik hakkını tazminat olarak bildirmesi sebebiyle davacıların hisselerine tekabül eden 8.683,64 TL tazminatın dava tarihi olan 03.03.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, Mahkeme gerekçesinde dava konusu 473, 299, 522 ile 1334 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen kararın kesinleştiğinin belirtildiği halde bu taşınmazlar hakkında yeniden hüküm kurulduğunu ve bu kurulan hüküm ile davacıların müktesep haklarının kaybına neden olunduğunu, ilk kararda davalılara ait hisselerin iptali ile .............oğlu ... ve eşi ................ mirasçıları adına tescil kararı verildiği halde ikinci kararda çekişmeli taşınmazlardan sadece davacıların veraset ilamındaki payları oranında iptal kararı verildiğini, davacıların haklarının sınırlandırıldığını, dava konusu taşınmazların kadastro tespitine dayanak olan kayıtlarda müşterek muris ...’in ½ ve davacıların murisi .............’nin ½ paya sahip olduğunu, Mahkemece bu ifade karardan çıkarılınca ............hisselerinin............oğlu ...’e aitmiş gibi tescil işlemi yapılmasına yol açacağını; Mahkemece 686 parsel sayılı taşınmaz hakkında yapılan tazminat hesabının hatalı olduğunu, davacıların ...........mirasçısı olarak ½ pay sahibi ve .......... oğlu ... mirasından gelen ¼ miras hissesi olduğu halde taşınmazın tamamı ...’e aitmiş gibi kabul edilerek tazminat kararı verildiğini belirterek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle öncelikle kesinleşmiş taşınmazlar yönünden kararın düzeltilerek onanmasını, bu taleplerinin yerinde görülmemesi halinde kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Alınması gereken 615,40 TL onama harcının mahsubu ile fazla alınan 913,17 TL harcın istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/2100, K. 2025/4404, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-2100-e-2025-4404-k-dea549472897