Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/1352 E. 2025/3917 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1352
- Karar No
- 2025/3917
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/180 E., 2023/453 K. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 23.09.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma günün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ... .. ... ile Kayyım vekili Avukat ... ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 952 parsel sayılı taşınmazın davacıların murisi tarafından ihale yoluyla satın alındığını, dava tarihine kadar zilyedin davacılar olduğunu, dava konusu taşınmazın davacıların murisi adına tescili emrinin yerine getirilmemesi nedeniyle tespitin hatalı olarak yapıldığını belirterek çekişmeli taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini, olmadığı takdirde TMK'nın 1007. maddesi uyarınca davacıların zararlarının tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, kesin hükmün yerine getirilmediği iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 23.09.2014 tarihli ve 2013/507 Esas, 2014/667 Karar sayılı kararıyla; tapu kayıt maliklerinden .. ve .....’nün, ortaklığın giderilmesi davası ile paylarını alarak taşınmazla ilgilerini kestikleri gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile payları oranında davacı ... ve arkadaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığını temsilen Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.02.2021 tarih ve 2021/661 Esas, 2021/1084 Karar sayılı kararıyla; taraf teşkili sağlanmadan karar verildiği açıklanarak davacılara ölü kayıt malikleri .... oğlu ... ve ... kızı ... mirasçılarının belirlenmesi ve davalarını adı geçenlerin mirasçılarına yöneltmeleri için süre ve imkan tanınması, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda toplanacak tüm deliler birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesi uyarınca kadastro tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren 10 yılın geçmesi ile kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak tapu iptali ve tescil davası açılamayacağı, dava konusu taşınmazın kadastro tutanaklarının 24.10.1962 tarihinde kesinleşmesi ile dava tarihi itibari ile 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu, şu hali ile kadastro öncesi davaya konu yerin satın alındığı yönündeki tapu iptali ve tescil isteminin hak düşürücü süre nedeni ile dinlenmesinin mümkün olmadığı, tazminat isteminin 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımı süresinin ifanın imkansız hale geldiği tarihten başlaması gerektiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesine göre davacının tespitin kesinleştiği 24.10.1962 tarihinden 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu 24.10.1972 tarihine kadar tespitten önce doğan hakka dayanarak dava açıp taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescil ettirme hakkı mevcut olduğundan 24.10.1972 tarihine kadar ifanın imkansız hale geldiğinden söz edilemeyeceği, 10 yıllık hak düşücü sürenin dolduğu 25.10.1972 tarihinde ifanın imkansız hale gelmesi ile bu tarih itibari ile başlayan 10 yıllık zamanaşımı süresinin 24.10.1982 tarihinde dolduğu, tazminat istemi yönünden ise zanamaşımı nedeni ile davanın dinlenme olanağının olmadığı gerekçesi ile davalı ... Çevre Şehircilik Bakanlığı yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, davanın diğer davalılar yönünden asıl ve terditli talep bakımından ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davacıların murisi tarafından ihale yoluyla satın alındığını, hükmen tescil kararının hukuka aykırı olarak yerine getirilmediğini, davanın bundan kaynaklanan tapu iptali ve tescil davası olduğunu, Mahkemenin değerlendirmesinin yanlış olduğunu, olayın TMK’nın 705. maddesi kapsamında olduğunu, davalarının tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde TMK’nın 1007. maddesine göre tazminat istemine ilişkin olduğunu, davada zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin uygulanamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir. Kadastro sonucu; .... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 952 parsel sayılı 23.240,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, 24.10.1962 tarihinde hükmen ... ve ... .... oğlu ..... adlarına tescil edilmiştir. Davacılar vekili kadastro öncesi nedene dayanarak 09.10.2013 tarihinde tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemi ile dava açmıştır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı ... vekili ve davalı kayyım vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın Erzurum 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.