Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/6176 E. 2024/6626 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6176
Karar No
2024/6626
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1904 E., 2023/732 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Geyve 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/477 E., 2021/290 K. Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden davanın esastan, davalılar ..., ... ve ...'a karşı açılan davanın ise husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü I. DAVA Davacı ...; çekişmeli 116 ada 15 parsel sayılı taşınmazın irsen intikalen ziyetlik ve tasarrufunda olduğunu ancak kadastro sırasında hata sonucunda davalılardan.... adına tespit ve tescil edildiğini, bilahare kayden satış suretiyle sırasıyla davalılar ..., ... ve ...'a devredildiğini, tüm davalıların çekişmeli taşınmazın davacıya ait olduğunu bildiklerini; buna rağmen taşınmazı satın aldıklarını, davalıların kötüniyetli olduğunu iddia ederek taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescili isteğinde bulunmuştur. II.CEVAP 1.Davalı ...; davacının kadastro çalışmaları sırasında taşınmaz başında hazır bulunduğunu ve tespite itiraz etmediğini, dava konusu taşınmazı ...'tan bedeli karşılığında aldığını, tapu kaydına dayalı işlem yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; davalılardan ...'ın, babasına 20.000,00 TL borcu olduğunu, dava konusu taşınmazın bu borç karşılığında alındığını, harcın düşük ödenmesi için satış bedelinin doğru gösterilmediğini, dava konusu taşınmazı görerek satın aldığını ve satarken de alıcıya göstererek sattığını, tapu kaydına dayalı olarak işlem yaptıklarını beyanla davanın reddini savunmuştur. 3.Davalı ... vekili, taşınmazın bulunduğu yörede yapılan kadastro çalışmaları sırasında davacının bizzat hazır bulunduğunu ve taşınmazın kadastro tespitine itiraz etmediğini, davalılar aleyhinde kötüniyet iddiasında bulunan davacının bu iddiasını şüpheye yer bırakmayacak delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın tapu kütüğündeki tescile dayanarak iyi niyetle mülkiyet iktisap eden 3. kişilerin haklarının korunacağını bildiği için uyuşmazlığa konu taşınmazın davalılar arasında satışı yapılırken satış bedellerinin düşük gösterildiğini iddia etmek suretiyle tüm davalıları kötüniyetli olmakla itham ettiğini, davalıların tapu kaydına dayalı işlem yaptıklarını ve iyi niyeti ortadan kaldıracak yeterli delilin bulunmadığını, aleni olan tapu kayıtlarına dayanarak mülkiyet hakkı iktisap etmiş olan davalı ...'ın davaya konu tarlayı, verimli bir arazi olması sebebiyle yatırım amaçlı aldığını beyanla davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazın tespitten önce davalı ... ve babası tarafından kullanıldığı, ilk kayıt maliki olan davalı ...'dan sırası ile satın alan davalılar ..., ... ve ...'un dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yaşamadıkları, dava konusu taşınmazın davacıya ait olduğunu bilebilecek durumda olmadıklarının tanık beyanları ile ispat edildiği, adı geçen kişilerin ve özellikle de son tapu maliki ...'un dava dilekçesinde iddia edildiği şekilde dava konusu taşınmazın durumunu bilerek satın aldığı hususunda dosyada başkaca delil bulunmadığı, son kayıt maliki davalı ...'un tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet kazanan üçüncü kişi konumunda olduğu, öte yandan tapu iptali ve tescil istekli davaların kayıt malikine karşı yöneltileceği, davalılar ..., ... ve ...'un ise tapu kayıt malikleri olmadığı gerekçesiyle davalı ...'a karşı açılan davanın esastan reddine, davalılar ..., ... ve ...'a karşı açılan davanın ise pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; gerekçeli kararda değinildiği üzere davacı tarafça üçüncü kişiye karşı hak iddia edilebilmesi için öncelikle davacının çekişmeli taşınmazın kendisine ait olduğunu ve bundan sonra son kayıt maliki olan davalı ...'un ediniminde kötüniyetli olduğunu ispat etmesi gerektiğini, somut olayda yine gerekçeli karardan anlaşıldığı üzere çekişmeli taşınmazın davacıya ait olduğunun izahtan vareste olduğunu, bu hususta herhangi bir şüphe olmadığını, çünkü ilgili taşınmazın davacı ve üst soyunun mülkiyetinde olduğunu, davacı ve daha öncesinde de üst soyunun bu yere malik sıfatı ile zilyet olduğunu, bu hususun gerek mahalli bilirkişi gerekse tanık beyanları ile de sabit olduğunu, davalı tarafın kötüniyetli olduğunun yargılama sırasında ispat edildiğini, bu nedenle taşınmazın gerçek sahibi olan davacının, davalı üçüncü kişiye karşı hak iddiasının yerinde olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, yolsuz tescil nedeni ile davalı adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın tapu kaydının iptali ve davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından ortaya konulan gerekçe benimsenmek suretiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça hak iddia edilebilmesi için öncelikle davacının çekişmeli taşınmazın kendisine ait olduğunu ve bundan sonra son kayıt maliki olan davalı ... ile ara maliklerin ediminde kötüniyetli olduğunu ispat etmesi gerektiğini, çekişmeli taşınmazın davacı ve üst soyunun mülkiyetinde olduğunu, davacı ve daha öncesinde de murislerinin bu yere malik sıfatı ile zilyet olduğunu, bu hususun gerek mahalli bilirkişi gerekse tanık beyanları ile de sabit olduğunu; öte yandan taşınmazın temlikine ilişkin bedeller incelendiğinde muvazaalı ve kötüniyetli şekilde taşınmazın el değiştirdiğinin anlaşılacağını belirterek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, yolsuz tescil nedeni ile davalı adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın tapu kaydının iptali ve davacı adına tescilinin gerektiği iddiasıyla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713, 1023 ve 1024. maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Kadastro sonucunda, Sakarya ili, ... ilçesi, .... köyü çalışma alanında bulunan 116 ada 15 parsel sayılı taşınmaz .... oğlu ....'ın 20 yılı aşkın bir zamandan beri çekişmesiz aralıksız ve malik sıfatı ile zilyet ve tasarrufunda iken adı geçenin bu taşınmazı .... oğlu ...'a haricen ve rızaen teslim ederek zilyetliğini devrettiği ve taşınmazın halen yeni zilyedin tasarrufunda olduğu edinme hanesinde açıklanmak suretiyle davalı .... oğlu ... adına tespit ve tescil edildiği; akabinde sırayla 18.08.2011 tarih ve 3029 yevmiye sayılı işlem ile ... tarafından ...'a, 26.11.2014 tarih ve 6664 sayılı işlem ile ...'a vekaleten.... tarafından ...'a, 20.01.2016 tarih, 368 yevmiye sayılı işlem ile ... tarafından ...'a satılarak kayden devredildiği anlaşılmaktadır. 3. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tapuda taşınmazı kayden devralan sıralı maliklerin temliklerinde iyi niyetli bulunup bulunmadıkları hususu birlikte incelenmesi gerekmekle husumetin sıralı maliklerinin tamamına yöneltilmesinde isabetsizlik olmadığından, taşınmazı devreden önceki kayıt malikleri yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ise de sonuç itibariyle davanın reddine karar verildiğinden bu yöne değinilmekle yetinilmiş, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 157,75 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/6176, K. 2024/6626, T. 04.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2023-6176-e-2024-6626-k-8a746ddb6967