Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/3944 E. 2024/6762 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3944
- Karar No
- 2024/6762
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/452 E., 2023/441 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl Dava Kısmen KabulBirleştirilen Dava Kabul / Kabul Karar Kaldırılarak Asıl Dava Kısmen Kabul - Birleştirilen Dava Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Suşehri Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2008/574 E., 2022/231 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı tereke temsilcisi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde; Sivas ili, .... ilçesi, .... köyünde tapuda kayıtlı bulunan, 113 ada 42 parsel ile aynı ilçe .... köyünde tapuda kayıtlı bulunan 118 ada 21, 22, 98 parsel ile 119 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar içerisindeki bir bölümün evveliyatında davacının kök murisi.... ile...’den kalma yerler olduğunu, taşınmaza uzun süre zilyet olduklarını, hatta taşınmazların tapuda murisi adına kayıtlı olduğunu, ancak kadastro çalışmalarında hatalı olarak Hazine ve köy tüzel kişiliği adına tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının keşifte gösterilecek kısmının iptali ile ... ve ...’in veraset ilamındaki hisseleri oranında mirasçıları adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Yargılama sırasında davacı vekili; 10.02.2006 tarihli gayrimenkul bağış senedi ile İhsan mirasçılarının çekişmeli taşınmazları Şerif'e bağışladıklarını, bu sebeple davalarını ıslah ederek dava konusu taşınmazların davacının murisi Şerif'in mirasçıları adına tapuya tescilini talep etmiştir. Yargılama sırasında terekeye temsilcisi olarak ... atanmıştır. II. CEVAP Davalı Hazine ile Köy Tüzel Kişiliği temsilcileri, yargılama sırasında ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli 119 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden keşif esnasında davadan feragat edildiği, satın alındığı iddia edilen tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uyup uymadığının mahalli bilirkişi ve tanıklar tarafından bilinemediği ancak 118 ada 21, 22 ve 98,113 ada 42 parsel sayılı taşınmazların davacılara ait 119 ada 1, 118 ada 99 ve 118 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar ile bir bütün olarak kullanıldığı, içinde davacının murisine ait değirmen ve ağaçların bulunduğu, taşınmazların davacının murisine ait olduğunun anlaşıldığı, davanın sübut bulduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve tereke temsilcisi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı ve tereke temsilcisi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece asıl davada davalı Hazinenin yasal hasım olduğundan bahisle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verildiğini, oysa davada Hazinenin yasal hasım konumunda olmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davayı kaybeden davalıya yüklenmesi gerektiğini, her ne kadar hükümde Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğinden bahsedilmekte ise de hükümde reddine karar verilen bir kısım bulunmadığını, gerçekte de dava konusu parsellere ilişkin olarak dava dilekçesinde de keşif sırasında gösterilecek kısmın tescili talep edilmiş olup Mahkemece dava konusu parsellerin keşifte gösterilen kısımlarının tamamı yönünden kabul kararı verildiğini, Mahkemece sanki ret kararı verilmiş gibi değerlendirilen kısmın esasında dava konusu olmayan 113 ada 50 parsel içerisinde kaldığını, buna karşılık kabul-ret oranı üzerinden yargılama gideri hesaplaması yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından taşınmaz maliki olarak Hazine aleyhine dava açıldığı ve İlk Derece Mahkemesi tarafından sonuç olarak davanın kabulüne karar verilen 118 ada 22 parsel ve 118 ada 98 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacı yararına vekalet ücretine hükmedilerek yargılama giderlerinin davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirmeyle davacı lehine masraf ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne, asıl ve birleştirilen davada kabul ret oranlarına göre yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline ve davacı vekili lehine vekalet ücreti ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Nedenleri Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle mülkiyetini kazanılamayacağını, davacı taraf yararına Yasa'da aranan olumlu-olumsuz şartların oluşmadığını, Yasa'da aranan 40-100 dönüm sınırının davacı taraf yönünden araştırılmadığını, ayrıca Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin de yetersiz olduğunu, tespit tarihinden geriye doğru hava fotoğraflarının getirtilerek incelenmesi, mera araştırması için 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişiden rapor alınması, çekişmeli taşınmazların sınırında dere bulunuyor olması nedeni ile jeoloji bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, dosyada orman araştırması yapılmadığını belirterek ve re'sen görülecek eksiklikler nedeniyle kısmen kabul kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 713/1. maddeleri. 3. Değerlendirme Sivas ili, .... ilçesi, .... köyü ve ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 113 ada 42 parsel sayılı 66.393,14 m² yüz ölçümündeki taşınmaz mera vasfıyla kamu orta malı olarak, 118 ada 22 parsel sayılı 14.179,63 m² yüz ölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla Hazine adına; 118 ada 98 parsel sayılı 266.655,51 m² yüz ölçümündeki taşınmaz ham toprak vasfıyla Hazine adına; 119 ada 2 parsel sayılı 16.891,50 m² yüz ölçümündeki taşınmaz ham toprak vasfıyla Hazine adına; 118 ada 21 parsel sayılı 28.958,18 m² yüz ölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla köy tüzel kişiliği adına tespit ve tescil edilmiştir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. İlk Derece Mahkemesince verilen karar, davalı Hazine tarafından istinaf yoluna başvurulmayarak esas bakımından kesinleştiğinden, davalı Hazine temsilcisinin temyiz başvurusu Dairemizce sadece yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden incelenmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine temsilcisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.