Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/3469 E. 2024/4491 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3469
Karar No
2024/4491
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/227 E., 2023/469 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul / Başvuru Kabul - Dava Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/261 E., 2022/442 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelendi, süresinde sonra talep edilen duruşma isteği süreden ve değerden reddedildi, gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; mirasbırakan ...'un ... yıllar Avusturya'da çalıştığını ve kazandığı birikimi ile 298 ada 10 parselde kayıtlı bir adet arsa satın aldığını, üzerinde 4 dükkan 10 daireden müteşekkil bir bina yaptığını, mirasbırakanın 298 ada 10 parsel ve 137 ada 20 parsel sayılı taşınmazlarını kız çocuklarından mal kaçırmak amacıyla oğlu ... ...'un oğlu olan davalı ...'a muvazaalı bir şekilde devrettiğini, tek erkek çocuğunun tek erkek çocuğuna devir yapıldığını ileri sürerek davalı adına kayıtlı taşınmazların tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı; yurt dışında yaşadığını ve çalıştığını, mirasbırakanın kendisinin yanında yaşamasını istediği düzenini işini bırakmak istemediğini, dava konusu 10 parsel sayılı taşınmazın ölünceye kadar bakım karşılığı verileceğini belirtmesi üzerine kabul ettiğini, bakım borcunun yerine getirildiğini, mirasbırakan ve eşi ...’nin tüm bakım ve ihtiyaçlarını karşıladığını, onlarla yaşadığını, ayrıca 10 parsel alınırken 1/3 bedelinin babası ... tarafından karşılandığını, mal kaçırma amacı olmadığını, taşınmazdaki inşaatın mirasbırakan ve ... tarafından yapıldığını ancak tamamlanmadığını, 20 parsel sayılı taşınmazın ise mirasbırakanla ilgisi olmadığını, babası ...'den devraldığını, mirasbırakanın başka taşınmazları da olduğu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Akaçaabat Asliye Hukuk Mahkemesi 25.11.2022 tarihli ve 2017/261 Esas, 2022/442 Karar sayılı kararı ile; mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığı, davalının alım gücü bulunmadığı, yörede kız çocuklarından mal kaçırmanın yaygın olduğu, mirasbırakanın çocukları varken torunun bakımı üstlenmesinin olağan olmadığı, davalının yurt dışında yaşadığı, mirasbırakanın çocukları ile husumeti bulunmadığı, diğer çocuklarının bakım ve ihtiyaçlarıyla ilgilendiği, eşi tarafından bakıldığı gerekçesiyle temliklerin mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğundan davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yurt dışında düzen kurduğunu ve yüksek gelirli bir işe sahip olduğu için Türkiye'ye dönmek istemediğini, yurt dışındaki imkanlarını ve geleceğini kaybetmek istemediğini, mirasbırakanın bu kaygısını haklı gördüğünü ve kendisine Türkiye'ye dönmesi halinde kendisini ölene kadar bakıp gözetmesi karşılığında maliki olduğu 298 ada 10 parsel sayılı taşınmazı devredeceğini belirterek ikna ettiğini, taşınmazın devirden önce mirasbırakan adına kayıtlı ise de bu taşınmazın toprağı alınırken ve bina yapılırken babası ...'nin destek sağladığını, başka taşınmazları da olduğunu, davaya konu 20 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan ... ile bir ilgisi bulunmadığını, anılan taşınmazı babası ...'nin kadastro tespitinde zilyet olması nedeniyle adına kaydettirdiğini, bu taşınmaz üzerinde davacının hak iddia etmesinin hukuken mümkün olmadığını, hak düşürücü süresinin de dolduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 04.04.2023 tarihli ve 2023/227 Esas, 2023/469 Karar sayılı kararı ile; 137 ada 20 parsel yönünden tapusuz taşınmazlarda 1974 tarih 1/2 İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanmayacağı, 298 ada 10 parsele ilişkin bakım akdinin yerine getirildiği, devrin muvazaalı olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.2 nci maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz talebinde bulunmuştur. B. Temyiz Nedenleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, gerçek bir bakım akdi olmadığını, kalan taşınmazların değersiz yerler olduğunu, dava konusu taşınmazın en kıymetli yer olduğunu, mirasbırakanın taşınmazda bulunan bir daire veya dükkanı verebilecekken taşınmazın tamamını verdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İBK; TMK'nın 706, TBK'nın 237, 611 ve 614, TK'nın 26 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme Bilindiği üzere; yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706 ıncı, Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237 inci ve Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler. 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanabilmesi için, temliki tasarrufa konu yapılan taşınmazın mirasbırakanın tapulu malı olması, gerçekte bağışlamak istediği bu malı ile ilgili olarak tapu memuru huzurunda iradesini satış doğrultusunda açıklaması icap eder. Diğer taraftan; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 611 ıncı maddesine göre ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir akittir. Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusu da bakım alacaklısına Yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer (TBK m. 614). Bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz. Somut olayda; mirasbırakan 1925 doğumlu ...’un 11.04.2017 tarihinde öldüğü, geride eşi ..., davacı kızı ..., dava dışı çocukları ..., ... ve ...’nin mirasçı olarak kaldığı, davalı ...’in ...’nin oğlu olduğu, dava konusu 298 ada 10 parsel sayılı 316,55 m2 arsa nitelikli taşınmazın tamamı mirasbırakan adına kayıtlı iken 07.07.2010 tarihli ölünceye kadar bakma akdi ile davalı 1990 doğumlu davalı ...’e devredildiği, dava konusu 137 ada 20 parsel sayılı taşınmazın ise kadastro çalışmalarında senetsizden mirasbırakan tarafından 1985 yılında oğlu ...’ye satıldığından bahisle ... ... adına tespit ve tescil edildiği, ...’nin taşınmazı 18.02.2016 tarihinde 64.000 TL bedelle davalı ...’e devrettiği; dava konusu 298 ada 10 parsel sayılı taşınmazda 7 katlı kısmen kullanılan karkas bina bulunduğu, keşfen 2017 yılında 1.156.882,16 TL olduğu, 2010 yılında 698.888,29 TL tespit edildiği; mirasbırakan adına kayıtlı 135 ada 60 parsel sayılı 1.148,29 m2 fındık bahçesi, 132 ada 30 parsel sayılı 1.460,63 m2 tarla ve 132 ada 35 parsel sayılı 1.916,01 m2 fındık bahçesi nitelikli taşınmazların ise 2017 yılında 178.101,23 TL, 2010 yılında 66.199,71 TL olduğunun tespit edildiği; yapılan emniyet araştırmasında mirasbırakanın eşi ve davalı ile birlikte yaşadığı, davalı ve mirasbırakanın eşinin işi olmadığı, mirasbırakanın emekli maaşı olduğu çiftçi olup geliri bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki; dava konusu 137 ada 20 parsel sayılı taşınmaz yönünden tapusuz taşınmazlar menkul hükmünde olduğundan ve teslimle mülkiyet geçeceğinden, bu tür taşınmazlar bakımından 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uygulama olanağı bulunmadığından bu taşınmaza ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Öte yandan, mirasbırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için ise, sözleşme tarihinde mirasbırakanın yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir. O halde; dava konusu 298 ada 10 parsel sayılı taşınmaz ile mirasbırakanın geride kalan taşınmazları kıyaslandığında makul oranın aşıldığı görülmekte olup mirasbırakanın kendisine baktırmak amacı olması halinde mal varlığının tamamına yakınını vermek yerine daha azı ile yetinebilecekken dava konu temliki yaptığı, mirasbırakanın bakıma ihtiyacı olmadığı, eşi ve davalı ile yaşadığı, davalının sık sık yurt dışına gidip geldiği, çocuklarının da mirasbırakanla ilgilendiği, yukarıda belirlenen olgular, değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde mirasbırakanın yapmış olduğu temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu kabul edilmelidir. Hal böyle olunca, dava konusu 298 ada 10 parsel sayılı taşınmaz bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/3469, K. 2024/4491, T. 01.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2023-3469-e-2024-4491-k-22e26da00221