Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/2844 E. 2024/4497 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescili, Olmazsa Bedel

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2844
Karar No
2024/4497
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescili, Olmazsa Bedel

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/165 E., 2023/522 K. SAYISI : 2022/181 E., 2022/742 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili, olmazsa bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; davalıların ağabeyleri olduğunu, kendisinin Niğde’de öğretmenlik yaptığını, davalıların Konya’da babadan kalan aile şirketi işlerini yürüttüklerini, davalı ...’ın 2016 yılında köyde hem ... hem de kendisi için ev yapılmasını teklif ettiğini, kendisinin de kabul ettiğini, ruhsat ve abonelik işlemleri için vekaletname istenildiğini, Ereğli 2. Noterliğinin 20.09.2016 tarihli vekaletnamesi ile ...’ın vekil tayin edildiğini, vekaletnamenin kapsamından habersiz olduğunu, ağabeyine güvenerek inşaat işlemlerinin yapılması için verdiğini, davalı vekil ...’ın 27.11.2017 tarihinde anılan vekaletname ile kendisine ait 3117 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tamamını, 343 ada 6, 320 ada 596 ve 320 ada 601 parsel sayılı taşınmazlardaki 1/5 er paylarını, 3117 ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki 9/20 payını ve 320 ada 602 parsel sayılı taşınmazdaki 12/100 payını vekalet görevini kötüye kullanarak diğer davalı ...’a temlik ettiğini, 28.11.2017 tarihinde hesabına 50.993,00 TL yatırıldığını ancak vekaletname ile ... tarafından hemen çekildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmazsa bedelin faizi ile birlikte ...’dan tahsilini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; sahibi bulunduğu şirketin vergi borcu nedeniyle 68 ada 6 parsel sayılı taşınmazın hacizli olduğunu, hacizler kaldırıldıktan sonra başka hacizlerin konulmaması için sonrasında iade edilmek üzere taşınmazın davacı kardeşine devredildiğini, dava dışı 202 ada 53 parsel sayılı taşınmaz ve 1259 ada 44 parsel sayılı taşınmazdaki 2 ve 9 numaralı bağımsız bölümlerin de parası kendisi tarafından ödenerek sonrasında iade edilmek üzere davacıya verildiğini, vekaletnamenin bu nedenle geniş yetkili olarak çıkarıldığını, davacının cahil biri olmadığını, 20 yıllık öğretmen olduğunu, 342 ada 27 parsel sayılı taşınmazdaki ruhsatın davaya konu vekaletname kullanılarak çıkarıldığını, davacının arada petrol istasyonuna geldiğini, bedava yemek yediğini ve içki içtiğini, kasada da durduğunu, sonrasında kasa giriş çıkışları kontrol edildiğinde kasada olması gereken 780.000,00 TL’nin olmadığının tespit edildiğini, davacıya yakınları tarafından bu durumun sorulması üzerine durumu kabul ettiğini ancak gururu zedeleneceği ve meslekten atılacağı için duyulmamasını istediğini, kendisinde olan vekaletname ile dava konusu taşınmazları alabileceğini söylediğini, devirden haberdar olduğunu, hem satıcı hem alıcı olamayacağı için taşınmazları emaneten diğer davalı kardeşi ...’a devrettiğini, devrin ardından davacının vekaletname için azilname düzenlediğini, tekrar yaptırdığı hesapta kasada olmayan paranın 2.5 milyar olduğunu ve devredilen taşınmazların bu meblağı karşılamadığını, davacının devredilenler dışında başka bir şey veremeyeceğini, üzerine gelmeleri halinde intihar edeceğini söylediğini, kötü niyetli olması halinde davacının 153 dönüm tarlası, 3 dairesi ve iki aracını dahi alabileceğini, davacının petrol ofisine geldiği zamanlardaki lüks yaşantısının ve mal varlığındaki artışın maaşı ile alınabilecek düzeyde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının vekaletnamenin içeriğini bildiğini, kendisinin emanetçi olduğunu, durumların onu bağlamadığını, davalı ...’ın davacıya çok katkıda bulunduğunu, dava konusu 3117 ada 7 ve 10 parsellerin imar öncesi tek parsel olarak 68 ada 6 parsel olduğunu ve ...’a ait olduğunu, haciz gelmemesi için davacıya iade edilmek üzere devredildiğini, dava dışı 202 ada 53 parsel sayılı taşınmaz ve 1259 ada 44 parsel sayılı taşınmazdaki 2 ve 9 numaralı bağımsız bölümlerin ...’ın olduğunu, iade edilmek üzere davacıya verildiğini, şirkete ait bir aracın da davacıya verildiğini, davacının memur maaşı ile bu kazanımları edinemeyeceğini, davacının petrol ofisindeki büyük miktardaki para açığını itiraf ettiğini ve karşılık olarak dava konusu taşınmazların devrine müsaade ettiğini, davacının kendilerini ibra ettiğine dair sözleşmesi de olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.01.2022 tarihli ve 2018/543 Esas, 2022/2 Karar sayılı kararı ile; vekalet görevinin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.04.2022 tarihli ve 2022/465 Esas, 2022/717 Karar sayılı kararı ile: tanık sayısının sınırlandırılması ile savunma hakkının kısıtlandığı ve davalı ...’a yemin delilinin hatırlatılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; vekil ile ilk el konumundaki davalı ...’ın, bu satış işleminin taşınmazın rayiç değerinin fahiş derecede altında bedelle gerçekleştiği gibi satış bedelinin vekile veya davacıya ödendiğine ilişkin delil bulunmadığı, satış bedelinin ödendiğine ilişkin ispat vasıtası olmadığı, davalıların kardeş oldukları, vekâlet yetkisinin kötüye kullanıldığı, vekil ile sözleşme yapan davalı son kayıt maliki ...'ın vekilin kardeşi olduğu, vekâlet yetkisini kötüye kullanan vekil ile çıkar ve işbirliği içinde hareket ettiği, davalı tarafların GSM şirketi kayıtları ile tarafların bu devirlerde rızaları olduğu ve sair savunmalarına eldeki vekalet görevinin kötüye kullanılması nedenli davada konu dışı savunmalar olması nedeniyle itibar edilmediği, davalı ...’a yemin delili hatırlatılmasına rağmen yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının kayıt maliki olmadığını, aleyhine hüküm kurulmasının doğru olmadığını, husumetten davanın reddine karar verilerek lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacının uhdesine geçirdiği 780.000,00 TL'ye karşılık olarak taşınmazların devredildiğini, eksik araştırma ile karar verildiğini, davalının sahibi bulunduğu şirketin vergi borcu nedeniyle 68 ada 6 parsel sayılı taşınmazın hacizli olduğunu, hacizler kaldırıldıktan sonra başka hacizlerin konulmaması için sonrasında iade edilmek üzere taşınmazın davacı kardeşine devredildiğini, dava dışı 202 ada 53 parsel sayılı taşınmaz ve 1259 ada 44 parsel sayılı taşınmazdaki 9 numaralı bağımsız bölümün de parası kendisi tarafından ödenmiş ama sonrasında iade edilmek üzere davacıya verildiğini, 202 ada 53 parselin de aynı şekilde olduğunu, memur maaşı ile bunların alınmasının mümkün olmadığını, vekaletnamenin geri verilecek taşınmazlar ve inşaat işlemleri için verildiğini, davalının şirkete ait aracı da davacıya verdiğini, savunmaları doğrultusunda tüm menkullerin, gayrimenkullerin ve davacının uhdesine geçirdiği paranın denkleştirici adalet ilkesi gereği hesaplanması taleplerinin reddinin doğru olmadığını, işlemlerin davacının rızası ile yapıldığını, davacının davalıdan bir şey istemeyeceğine dair tutanak tutulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının hakkını kötüye kullandığını, davacının davayı ispat edemediğini, eğitimli biri olan davacının vekaletnamenin içeriğini bilmediği iddiasının gerçekçi olmadığını, davalının iyiniyetli emanetçi olduğunu, davacıya iade şartıyla verilen taşınmazlar olduğunu, davacıya araç da verildiğini, davacının memur maaşı ile yaşadığı hayatı sürdüremeyeceğini, davacının menfi eylemlerinin karşılığı olarak dava konusu taşınmazların devredildiğini, davacının da bu duruma müsaade ettiğini, alacak ve verecek kalmadığına dair tutanak da tutulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının vergi borcundan dolayı geri alınma şartıyla 7 ve 10 parsel sayılı taşınmazların temlik edildiği savunmasının inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı olduğu, davalı tarafın inanç sözleşmesinin varlığını yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı sayılabilecek bir delille ispatlayamadığı, yemin hakkı hatırlatılmasına rağmen bu hakkını da kullanmadığı, vekil, temlik eden ve temlik alanın kardeş olduğu, temlikin bedelsiz olduğu ve savunmanın ispatlanamadığı, diğer davaya konu taşınmazların ise davacının, davalıya ait olan işyerinin kasasından izinsiz olarak aldığı 780.000,00 TL'nin karşılığı olarak davacı tarafından temlik edildiğinin savunulduğu ancak dinlenen tanıkların bunu doğrulamadığı, görgüye dayalı beyanları olmadığı, bu taşınmazların da kardeş olan vekil ... tarafından daha sonra kendisine verilmek üzere diğer davalı ara malik ...'a bedelsiz olarak temlik edildiği, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar, istinaf dilekçelerindeki gerekçelerle birlikte Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesi kararlarının birbirleri ile çelişkili olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescili, olmazsa bedel istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) 506 ncı maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması HMK'nin 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içeriğinden; davacı ...'nin Ereğli 2. (Konya) Noterliğinin 20.09.2016 tarihli ve 10553 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı ağabeyi ...'ı vekil tayin ettiği, ...'ın anılan vekaletname ile ...'nin kayden maliki olduğu 343 ada 6, 320 ada 596 ve 320 ada 601 parsel sayılı taşınmazlardaki 1/5 er payları, 3117 ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki 9/20 payını, 320 ada 602 parsel sayılı taşınmazdaki 12/100 payı ve 3117 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tamamını 27.11.2017 tarihinde davalı kardeşi ...'a satış suretiyle devrettiği görülmüştür. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/2844, K. 2024/4497, T. 01.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2023-2844-e-2024-4497-k-c6ad63f43d55